çocukluğu ile cümle
çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bastia'da doğan Mannoni, çocukluğunu Paris'te geçirdi.Born in Bastia, Mannoni spent his childhood in Paris.
6 Ağustos 1976'da Şagaan-Arıg'da doğdu, çocukluğunu Çadaana'da geçirdi.Born on August 6, 1976 in Old Shagaan-Aryg (or Shagonar), he spent his childhood in Chadan.
Nietzsche'nin çocukluğunun geçtiği evin bahçesindeki anıtMonument in the garden of Nietzsche's childhood home
Çocukluğunu Yağlıdere'de geçiren Ktenidis, 1906'da Trabzon Lisesi'nden mükemmel notlarla mezun oldu.In 1906 he graduated with excellent grades at the Frontistirion (High School) of Trapezus.
Erken çocukluğu ve okullarıEarly childhood and schools
1901'de Rostov-na-Donu'nda doğan Albert Parry, çocukluğuna dair anılarında şöyle yazdı:Albert Parry, born in 1901 in Rostov-on-Don, wrote of the summers of his childhood:
Liza, çocukluğunu Kazakistan'ın Almatı kentinde geçirdi.Liza spent her childhood in Almaty, Kazakhstan.
Erken çocukluğuEarly childhood
Sikelianos Lefkada'da doğdu ve çocukluğunu orada geçirdi.Sikelianos was born in Lefkada where he spent his childhood.
Mutsuz çocukluğu sona ermişti ama eğitimi yeni başlamıştı. [1]His unhappy childhood had ended, but his training had just begun.[1]
Brooks, lisede ikinci sınıf öğrencisi olarak, 1922. Çocukluğundan beri saçları kesilmişti.Brooks as a sophomore in high school, 1922.[17] She had worn bobbed hair since childhood.[18]
Aluşta'dan esmiş rüzgarlar, Yüzüme geldi Çocukluğumun geçtiği yerler Gözüme geldiWinds blow from Alushta, Blow in my face, Eyes filled with tears In the land of the fathers
Matthews, çocukluğunu bu iki yer arasında geçirmiştir.[1] [2]Matthews split his childhood between the two residences.[1][5]
Çocukluğu ve gençliğiEarly life
Daha sonra, besteci çocukluğunu ve müzik sevgisini hatırladı:Later, the composer remembered her childhood and her love of music:
Çocukluğundan beri müzikle ilgileniyordu.[1] Gençken kaykay yapmayı severdi.Since childhood he was interested in music.[2] As a teenager, he loved to skateboard.
Çocukluğu ve kariyeriEarly life and career
Pinarius'un çocukluğu hakkında çok az şey bilinmektedir.Little is known on Scarpus' early life.
Çocukluğunu Château de Vroncourt'ta geçirdi.She spent her childhood in the Château de Vroncourt and was provided with a liberal education.
Aile, 1947'de Richard'ın çocukluğunun çoğunu geçirdiği Barnwell Malikanesi'ne döndü.The family returned to Barnwell Manor in 1947, where Richard spent most of his childhood.
Bu nedenle Reuter çocukluğunun büyük bir bölümünü Türkiye'de geçirdi.So Reuter spent much of his childhood in Turkey.
Çocukluğundan beri çok zeki olduğu söylendi ve daha sonra imparatorluğun bakanı oldu.He was said to be very intelligent since he was a child, and later became the empire's minister.
Film, Spielberg'in Arizona'da büyüyen çocukluğuna gevşek bir şekilde dayanacak.The film will be loosely based on Spielberg's childhood growing up in Arizona.
Şarkıcının çocukluğu hakkında çok az ayrıntı biliniyor.Few other details are known about the singer's childhood.
Çocukluğundan başlayarak, 1917'den 1953'e kadar sinemada uzun bir kariyere sahipti.Starting as a child, she had a long and varied career in film from 1917 to 1953.
Mateschitz çocukluğunu annesiyle birlikte geçirdi.Mateschitz grew up living with his mother.[citation needed]
Sanatçı, çocukluğunu babasının Ukrayna'nın Neskuchnoe kasabasındaki küçük mülkünde geçirdi.The artist spent his childhood in Ukraine, in a small estate of his father Neskuchnoe.
Çocukluğu ve Gençlik dönemiEarly life
Çocukluğunda hep uçak uçurmak istemişti ama ailesi bundan vazgeçirdi.In his childhood, he had always wanted to fly planes, but his family discouraged this.
Lillebonne’da, işçi sınıfına mensup bir ailede doğdu; çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi.Ernaux grew up in Yvetot in Normandy.
Nielsen'in ailesi, çocukluğu boyunca babası iş ararken birkaç kez taşındı.Nielsen's family moved several times during her childhood while her father sought employment.
Barkmann'ın çocukluğunu Hamburg'da geçirdiğine inanılıyor.Barkmann is believed to have spent her childhood in Hamburg.
Smith'in ihtiyolojiye olan ilgisi, çocukluğunda Knysna'da bir tatil sırasında başladı.[1]His interest in ichthyology was sparked in childhood during a vacation in Knysna.[4]
Çocukluğumuzdan beri Tom'u tanıyorum.Ich kenne Tom schon, seit wir Kinder waren.
Bunu bize çocukluğumuzda öğretmişlerdi.Das haben sie uns als Kinder beigebracht.
Tom çocukluğunu Birleşik Devletlerde geçirdi.Tom hat seine Kindheit in den Vereinigten Staaten verbracht.
Agnes Bernauer muhtemelen 1410 civarında doğmuştu; çocukluğu ve gençliği hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Agnes Bernauer wurde wohl um 1410 geboren; über ihre Kindheit und Jugend ist nichts bekannt.
Çocukluğu boyunca Parra, sekiz kardeşiyle birlikte, taşrada yoksulluk içinde yaşar.Während ihrer Kindheit lebte Violeta mit acht Geschwistern auf dem Land in Armut.
Aşık Reyhani'nin çocukluğu köyünde geçti.Aşık Reyhani verbrachte seine Kindheit im Dorf.
"Seyyar Sahne'de 'Çocukluğun Soğuk Geceleri'".(Die kalten Nächte der Kindheit.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Daraufhin verbrachte sie den Großteil ihrer Kindheit in einem Waisenhaus.
Crowley çocukluğunu Vermont, Kentucky ve Indiana'da geçirdi.Crowley wuchs in Vermont, Kentucky und Indiana auf.
Çocukluğunu Portland, Maine'de geçirdi.Später hatte er seinen Lebensmittelpunkt in Portland, Maine.
Çocukluğunda Faderman, annesi ve teyzesi ile Los Angeles'e taşındı.Faderman zog mit ihrer Mutter und Tante während ihrer Kindheit nach Los Angeles.
Çocukluğunu Hamburg'da geçirdi.Seine Kindheit verbrachte er in Hamburg.
Fakat çocukluğunun büyük kısmı Avustralya'da geçmiştir.Ihre Kindheit verbrachte sie zum größten Teil in Österreich.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Was ich als Kind erlebt.
Hacı Hakkı’nın; “Benim çocukluğunda Köşektaş’ta bu kadar ev yoktu.Niemand an meinem Arbeitsplatz würde mich noch respektieren, wenn ich kindlich wäre.
Çocukluğunu New York'ta geçirdi.Seine Kindheit verbrachte er in New York.
Çocukluğunu burada geçirdi.Hier verbrachte er seine Kindheit.
Çocukluğunu Florida'da geçirdi.Seine Kindheit verbrachte er in Florida.
Cheung çocukluğunun bir bölümünü İngiltere'de geçirdi.Garnet verlebte einen Großteil ihrer Kindheit in England.
Çocukluğun Sonu; İngiliz yazar Arthur C. Clarke tarafından 1953 yılında yazılan bilimkurgu romanı.Childhood's End) ist ein Science-Fiction-Roman von Arthur C. Clarke aus dem Jahr 1953.
Çocukluğunu büyük ve kalabalık bir kır evinde geçirir.Seine Kindheit verbrachte er in einer dörflichen Großfamilie.
Mitchell, çocukluğunda Amy'ye sık sık Frank Sinatra şarkıları söylerdi.Hall wurde in seiner Kindheit durch seine Mutter stark von der Musik von Frank Sinatra beeinflusst.
Sanatçı kişiliği çok zor koşullar altında geçen çocukluğu sırasında oluştu.Sein künstlerisches Schaffen wurde durch seine schwierige Kindheit geprägt.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Zum Zeitpunkt seiner Geburt waren seine Eltern nicht verheiratet.
Çocukluğu Moskova’da geçti.Seit ihrer Kindheit lebte sie in Moskau.
Çocukluğunda ve gençliğinde biyoloji, özellikle de botanik ve entomoloji ile ilgilenmiştir.Er war seit seiner Jugend hauptsächlich an Zoologie und Botanik interessiert.
Çocukluğunda "İngiliz öğrenci tiyatrosu"na katılmıştır.Im Jahr 1990 wurde der „Studentenclub Engelsburg“ ein eingetragener Verein.
İlgili Sayfalar