çocukluğu ile cümle

çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukluğu astım hastalığıyla mücadele ile geçmiştir.Že v otroštvu se je bojevala tudi z astmo.
Çocukluğunda bale eğitim aldı.Kot otrok se je Blake šolala doma.
Jean de çocukluğunu geçirdiği eve gider.Družina se je preselila v Francijo, kjer je preživel vse otroštvo.
Çocukluğunda birçok aile bireyinin yanında kalmak zorunda kaldı.Ko sem bila mlajša, sem odšla z veliko ženskami.
İsveç'te çocukluğunu İkinci Dünya Savaşı'ndan mülteci olarak geçirdi ve on yaşındayken Finlandiya'ya döndü.Savo vaikystę praleido Švedijoje kaip Antrojo pasaulinio karo pabėgėlė, būdama dešimties metų grįžo į Suomiją.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Tapo nuo vaikystės.
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.Vaikystėje domėjosi futbolu.
Sebastian Bieniek 13 yaşında ailesiyle beraber Almanya'ya göç etmeden önceki çocukluğunu Polonya'ya geçirdi.Sebastianas Bieniekas leido savo vaikystę Lenkijoje, būdamas 12 metų emigravo su tėvais į Vokietiją.
Çocukluğunu burada geçirdi.Ten praleido savo vaikystę.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Vaikystė nebuvo laiminga.
Çocukluğunda Yahudi okulunda okudu.Jaunystėje mokėsi Jėzuitų kolegijoje.
Çocukluğu yoksulluk içinde geçti.Jo vaikystė buvo skurdi.
Çocukluğundan beri SüngerBob'la arkadaştırlar.Vaikystėje draugavo su Ponu Krabu.
Marcus'un ailesi ve çocukluğu hakkında çok az şey bilinir.Apie Martenso vaikystę ir jaunystę mažai žinoma.
Çocukluğu Yunanistan'da geçti.Vaikystė prabėgo Šiauliuose.
Çocukluğu süresince ülkeyi annesi Marie de' Medici yönetmiştir.Iki jam sukako trylika metų, šalį valdė jo motina regentė Marija Mediči.
Kendisi de çocukluğu ve gençliği hakkında bir sey zikretmemistir.Apie savo vaikystės ir jaunystės metus išleido prisiminimų knygą.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.Mergaitė vaikystėje patyrė seksualinę tėvo prievartą.
Çocukluğu, diğer çocukların hayatlarından farksız geçmiştir.Prano vaikystė niekuo nesiskyrė nuo kitų kaimo vaikų.
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.Vaikystė buvo sunki ir sudėtinga.
Franz'ın çocukluğunu etrafındaki kardeşleriyle birlikte mutlu bir şekilde geçirdi.Teigiama, kad Ramos vaikystė prabėgusi beribiame džiaugsme brolių draugijoje.
Çocukluğundan beri ona yaşlı adam bakmış ve yetiştirmiştir.Jaunesnieji šeimos nariai nuo vaikystės buvo laikomi einantys tarnybą ir mokėsi jos.
Onu çocukluğundan beri tanırım.Aš jį pažįstu nuo jo vaikystės.
Onu çocukluğundan beri tanırım.Aš ją pažįstu nuo jos vaikystės.
Çocukluğu ağır hastalıklarla ve annesinin ruhsal rahatsızlıklarıyla geçmiştir.Lapsepõlve mõjutasid tema halb tervis ja ema psüühilised häired.
Victor çocukluğundan bahsetmekle başlar.Gump alustab jutustamist oma lapsepõlvest.
Çocukluğu Paris'te geçti.Lapsepõlve veetis ta Pariisis.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Ta on esinenud juba lapsepõlvest.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Tema lapsepõlv ei olnud kuigi õnnelik.
Agnes Bernauer muhtemelen 1410 civarında doğmuştu; çocukluğu ve gençliği hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Lucrezia sündis Milanos 1440. a paiku; lähemad andmed tema nooruse ja vanemate kohta puuduvad.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Davidi õpilased ei saanud tema raske iseloomu pärast temaga kõige paremini läbi.
Çocukluğu ve gençliği Alanya'da geçti."Lapsepõlv ja noorus".
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.Tema lapsepõlve üksikasju pole teada.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Lapsepõlves sai ta tunda vaesust, eelkõige isa alkoholismi tõttu.
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.Nooruses mängis jalgpalli.
Çocukluğu ile ilgili pek fazla bilgi yok.Tema lapsepõlvest on vähe teada.
Lohan, 2 Temmuz 1986 tarihinde doğmuş ve çocukluğunu New York'ta geçirmiştir.Lohan sündis 2. juulil 1986 New Yorgis ja kasvas üles Cold Spring Harboris.
Çeviri: Sanatın Çocukluğu: Freud’un Estetiğinin İzahı (1988).Eesti NSV teeneline kunstitegelane (1988).
Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. .Juba sünnist alates oli tal nägemisega probleeme.
Dánielfy çocukluğunda basketbol oynadı.Noorena mängis Juantorena korvpalli.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Anh ta muốn biết mọi thứ về gia đình tôi và về tuổi thơ của tôi, những hi vọng và mơ ước cảu tôi.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chciał wiedzieć wszystko o mojej rodzinie, dzieciństwie, moich nadziejach i marzeniach.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chtěl vědět všechno o mé rodině, mém dětství, mých nadějích a snech.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dia ingin tahu segala hal tentang keluarga, tentang masa kecil, impian, dan harapan saya.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dorea să știe totul despre familia mea despre visele și speranțele mele din copilărie.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Ele queria saber tudo sobre a minha família, sobre a minha infância e sobre os meus desejos e sonhos.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Er wollte alles über meine Familie, meine Kindheit und meine Hoffnungen und Träume wissen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hän halusi tietää kaiken perheestäni ja lapsuudestani ja toiveeni ja unelmani.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville veta allt om min familj, min barndom och mina förhoppningar och drömmar.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville vide alt om min familie, min barndom, mine ønsker og drømme.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hij wilde alles weten over mijn familie en mijn jeugd, mijn hoop en mijn dromen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hotel je vedeti vse o moji družini o mojem otroštvu, o mojih upih in sanjah.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Il voulait tout connaître de ma famille, de mon enfance, de mes espoirs et rêves.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.그는 제 가족, 제 어린 시절, 제 꿈과 희망 등 저의 모든것을 알기를 원했습니다.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Mindent tudni akart a családomról, a gyermekkoromról, a reményeimről és az álmaimról.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Quería saberlo todo sobre mi familia, mi infancia, mis sueños e ilusiones.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Voleva sapere tutto della mia famiglia della mia infanzia, del e mie speranze e dei miei sogni.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Ήθελε να ξέρει τα πάντα για την οικογένειά μου, την παιδική μου ηλικία, τις ελπίδες και τα όνειρά μου.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Він хотів дізнатися все про мою родину, про моє дитинство, про мої мрії і сподівання.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Искаше да узнае всичко за семейството ми, за моето детство и моите надежди и мечти.
İlgili Sayfalar