çocukluğu ile cümle

çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Он хотел знать всё о моей семье, моём детстве, о моих надеждах и мечтах.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.הוא רצה לדעת הכל על משפחתי וילדותי וגם על תקוותיי וחלומותיי.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.كان يريد أن يعرف كل شيئ عن عائلتي عن طفولتي عن أمالي وأحلامي.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.家族や 幼少期のこと 望みや 夢など全てです 彼は私を 記者として 女性として信頼していました
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Aber sie sind Teil unserer Kindheit und unserer Geschichte, und wir sollten sie nicht vergessen."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ale są częścią naszego dzieciństwa i naszej historii, i nie powinniśmy ich zapomnieć."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Însă ele sunt o parte din copilăria şi istoria noastră şi nu ar trebui să le uităm."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."그것들은 우리의 어린시절, 그리고 역사의 일부분이예요 그러니 우리는 그것들을 잊어서는 안되요"
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ma esse sono parte della nostra infanzia e della nostra storia, e non dobbiamo dimenticarle."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Mais elles font partie de notre enfance et de notre histoire, et nous nous devons de ne pas les oublier.'
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Pedig részeik gyerekkorunknak és történelmünknek, így nem szabad elfelejtenünk őket."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Pero son parte de nuestra infancia y de nuestra historia, y no deberíamos olvidarlas."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ze zijn een deel van onze jeugd en onze geschiedenis, en we mogen ze niet vergeten."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Είναι όμως μέρος της παιδικής ηλικίας και της ιστορίας μας, και δεν κάνει να τα ξεχνάμε."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Но они - часть нашего детства и нашей истории, и нам не следует их забывать."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Но те са част от нашето детство и история. И ние не трябва да ги забравяме".
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."אך הם חלק מילדותינו וההיסטוריה שלנו, ואל לנו לשכוח אותם".
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."ولكنها تمثل جزء من طفولتنا , من تاريخنا و لا يجب علينا نسيانها."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."忘れられてはいけないわ」 思いがけず、この性的少数者で成り立った合唱団は
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Aber wenn ich an meine Kindheit zurückdenke - sehen Sie, ich bin in einer Tofufabrik in Seattle aufgewachsen.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Ale -- když se dívám zpět na své dětství -- víte, já jsem vyrůstal v továrně na tofu v Seattlu.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Dar, privind în urmă, când eram copil, am crescut într-o fabrică de tofu în Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.De visszatekintve a gyermekkoromra -- tudják, egy tofu-gyárban nőttem fel Seattle-ben.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.하지만 제가 어렸던 때를 떠 올려보면 전 시애틀의 두부 공장에서 자랐습니다. 하지만 제가 어렸던 때를 떠 올려보면 전 시애틀의 두부 공장에서 자랐습니다.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Mais retournons en arrière, quand j'étais enfant -- j'ai grandi dans une usine de tofu à Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Men når jeg ser langt tilbage, da jeg var barn -- ser I, voksede jeg på i en tofu fabrik i Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Pero -- mirando hacia atrás cuando yo era un niño -- ven, yo creci en una fábrica de tofu en Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Terug in de tijd naar toen ik kind was -- ik groeide op in een tofufabriek in Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Wracając do czasów dzieciństwa - dorastałem w fabryce tofu w Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Но если оглянуться назад в прошлое, в то время, когда я был ребёнком, я же вырос на фабрике тофу в Сиэтле.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Но... като поглеждам далеч, когато бях дете... разбирате ли, израснах в една фабрика за тофу в Сиатъл.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.אבל - כשהייתי ילד - גדלתי בבית חרושת לטופו בסיאטל.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.أنا أتذكر الآن حين كنت طفلا لقد نشأت في مصنع "توفو" في سياتل.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.私はシアトルの豆腐屋さんで育ちました。 多くの皆さんは、おいしい豆腐を食べた事がない為か、豆腐を好きでないと思いますが、
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Dovevamo scoprirli e questa è l'infanzia.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.우리는 그걸 밝혀야 했어요. 그게 어린시절이죠.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Musieliśmy się przekonać. Takie jest dzieciństwo.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.On devait comprendre et c'est ça l'enfance.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Teníamos que averiguarlo nosotros mismos y esa es la niñez.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Trebuia să ne dăm seama. Și asta e copilăria.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.Нужно было это разгадать — вот что такое детство.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.היינו מוכרחים להבין אותם וזו הילדות.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.كان علينا معرفتها وهذا في مرحلة الطفولة.
Anlamaya çalışıyorduk ve çocukluğumuz böyle geçti.子供時代だったのです 遊んでゲームをしているだけでなく
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.En mi caso, mi madre me preparaba de niña para ser médica, pero en realidad yo no quería.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.준비하셨지만, 저는 의사가 되고 싶지 않았습니다.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Mijn moeder bereidde mij als kind al voor op de dokterstudie, maar ik zag dat eigenlijk niet zitten.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Moja matka już od dzieciństwa przygotowywała mnie do zawodu lekarza, chociaż nie chciałam zostać lekarzem.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Pour moi, ma mère me préparais quand j'étais enfant à devenir médecin, mais je ne le voulais vraiment pas.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Về phần tôi, mẹ tôi đã chuẩn bị từ khi tôi còn nhỏ để tôi trở thành bác sĩ, nhưng thực lòng tôi không muốn.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.Щодо мене, моя мама готувала мене змалку до професії лікаря, але я, насправді, не хотіла.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.להיות רופאה, אבל לא ממש רציתי.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.لأصبح طبيبة، لكني لم أحب ذلك حقاً.
Annem beni çocukluğumda doktor olmak için hazırlıyordu ancak ben gerçekten istemiyordum.私は歴史家か、
Avrupa’da pek çok hava kirleticinin Anna’nın çocukluğundan beri önemli oranda düşmüş olduğu bir gerçektir.Dejstvo je, da so se emisije številnih onesnaževal zraka po Evropi od Anninega otroštva precej zmanjšale.
Avrupa’da pek çok hava kirleticinin Anna’nın çocukluğundan beri önemli oranda düşmüş olduğu bir gerçektir.Faktum är att utsläppen av många luftföroreningar har minskat betydligt i hela Europa sedan Anna var barn.
Avrupa’da pek çok hava kirleticinin Anna’nın çocukluğundan beri önemli oranda düşmüş olduğu bir gerçektir.Merkittävä osuus Euroopan kaupunkiväestöstä asuu edelleen niissä kaupungeissa, joissa EU:ssa ilmanlaadulle
Avrupa’da pek çok hava kirleticinin Anna’nın çocukluğundan beri önemli oranda düşmüş olduğu bir gerçektir.Na verdade, as emissões de muitos poluentes atmosféricos têm diminuído na Europa, desde a infância da Anna.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi. Ancak başka birşeyi daha farkedeceksiniz.Verán que se ve más o menos como la bola amarilla, ese ícono del Sol que todos dibujamos de niños.
--aynı çocukluğumuzda resmini çizdiğimiz güneş gibi.상징적인 노란색 공처럼 보이지요.
İlgili Sayfalar