çocukluğu ile cümle
çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocukluğundan itibaren yazmaya ilgi duydu.Od djetinjstva je volio pisati.
Elin çocukluğunu ailesinin küçük çiftliğinde geçirdi.Djetinjstvo je proveo na obiteljskom seljačkom imanju.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.Ima fobije iz djetinjstva.
Çocukluğu İngiltere, Fransa ve İsviçre’de düzensiz olarak çeşitli özel okullarda geçti.Neredovito je obrazovan u privatnim školama Njemačke i Švicarske.
Çocukluğu Holbeach Lincolnshire, İngiltere'de geçmiştir.Elsa je djetinjstvo provela u Linköpingu u Švedskoj.
Sebastian Bieniek 13 yaşında ailesiyle beraber Almanya'ya göç etmeden önceki çocukluğunu Polonya'ya geçirdi.Sebastian Bieniek je proveo djetinjstvo u Poljskoj, kasnije je s obitelji emigrirao u Zapadnu Njemačku.
Çocukluğu Yunanistan'da geçti.Kratak dio svoga djetinjstva provodi u Grčkoj.
Çocukluğunda atletizme meraklıydı ve baseball'un yanı sıra boksla da ilgileniyordu.U djetinjstvu pokazuje zanimanje za šport, osobito bejzbol.
Çocukluğu ve gençliği otoriter babasının ezici kişiliğinin gölgesinde geçti.Kao rezultat toga, Davidov utjecaj i ugled su u sjeni njegovog mlađeg brata.
Houston, Teksas'ta doğduktan sonra Waco, Teksas'ta çocukluğunu geçirmiştir.Germann je rođen u Houstonu, Teksasu, no djetinjstvo je proveo živeći u Koloradu.
Çocukluğunu Viyana ve Paris'te geçirdi.Svoje detstvo strávil striedavo v Paríži a vo Viedni.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.O jeho detstve nemáme žiadne údaje.
Çocukluğu sırasında ailesi boşanmıştır.Rodičia sa rozviedli v jej detstve.
Çocukluğun Soğuk Geceleri (11. bas.).Počas zimnej sezóny (1.
O mahalle -çocukluğumun geçtiği yer- çok büyük bir yerdi.Láska moja, kraj môj drahý, tu sme boli chlapci malí.
DiCaprio, çocukluğunun bir bölümünü dedesi ve annesi ile Almanya'da geçirdi.DiCaprio prežil časť svojho detstva v Nemecku u prarodičov z matkinej strany, Wilhelma a Helene.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.O Caesarovom detstve neexistujú žiadne dôveryhodné informácie.
Çocukluğu Moskova’da geçti.Ako dieťa žil v Moskve.
Çocukluğu Paris'te geçti.Mladosť prežila v Paríži.
Jean de çocukluğunu geçirdiği eve gider.Edward opustil domov až ako teenager.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Jej detstvo nebolo šťastné.
Onu terkedemem; benim çocukluğum burada beslendi.Nikdy jej neodpustím, že mi vzala detstvo.
Zor yaşama koşullari içinde çocukluğunu yaşayamadı.V detstve žila vo veľmi skromných podmienkach.
Ömer çocukluğundan itibaren deve çobanlığı yapmaya başladı.Už od skorého detstva začal hrať na husliach.
Çocukluğundan beri klasik dans eğitimi aldı.Od útleho detstva sa učila tancovať.
Çocukluğunu Salacak (Üsküdar)'ta bir yalıda dadıların gözetiminde geçirdi.Hrala v ňom duševne narušenú opatrovateľku detí.
Çocukluğu ile ilgili pek fazla bilgi yok.Z jeho detstva sa veľa nevie.
Scribonia'ın çocukluğu hakkında çok az şey bilinir.O detstve Iemicua nejestvuje veľa písomných informácii.
Ebeveynleri Geg klanındandı, Balkan Savaşları sırasında Kosova'dan kaçtılar ve çocukluğunu Tiran'da geçirdi.Jej starí rodičia, poľskí Židia, boli zatknutí počas vojny v Nice a zomreli v Osvienčime.
Çocukluğunun önemli bir bölümünü Illiers'de bir çiftlikte tatil yaparak geçirdi.Prázdniny trávil v Illiers.
Martti Ahtisaari, çocukluğunun büyük kısmını burada geçirdi ve ilkokula başladı.Tam strávil Martti detstvo a navštevoval základnú školu.
Çocukluğundan başlayarak, kimyaya büyük bir ilgi duymaya başladı.V tom čase sa začal intenzívne zaujímať o chémiu.
Dindar bir aileden gelen Little Richard çocukluğunda gospel müzik ile tanıştı.Jeho matka spomínala aký bol v mladosti Richard stále posadnutý hudbou.
Çocukluğu Kırım'ın Sudak şehrinde geçti ve burada ilk müzik çalışmalarına başladı.Detstvo prežil v obci Vyhne, kde robil aj prvé hudobné kroky.
Çocukluğundan beri ona yaşlı adam bakmış ve yetiştirmiştir.Po narodení mláďa nasleduje svoju matku, ktorá sa oňho stará a dáva mu potravu.
Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı.O divadlo sa zaujímala už od detstva.
767'de İmam Şafii Gazze'de doğdu ve ilk çocukluğunu burada geçirdi.Narodil sa vo Vrbovom v roku 1746 a strávil tam aj svoje detstvo.
Çocukluğu Ürdün ve Dubai'de geçti.Svoje detstvo strávila v Stupave a v Bratislave.
Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir.Mladosť strávil vo východných Čechách.
Gigi Leung çocukluğunda sık sık astım hastalığına yakalandı.Zappa býval v detstve často chorý.
Yarı otobiyografik olan film, yönetmen Mills'in çocukluğundan uyarlandı.Nový akčný seriál ukáže, ako žil agent Mills pred únosom dcéry! .
Williams, çocukluğunda müziğe büyük ilgi duymaya başladı.V rodnom New Orleanse sa už od detstva intenzívne zaujímal o hudbu.
Çocukluğundayken piyano çalmıştır.V otroštvu je igral klavir.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Pojavijo se v otroštvu.
Çocukluğunda babası ile birlikte geliştirdiği "Red Special" adlı gitarı hala kullanmaktadır.Kot otrok je z očetom sestavil svojo kitaro Red Special, ki jo uporablja še danes.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.O njegovih mladostnih letih ni podatkov.
Vitrayın alt tarafında İsa'nın çocukluğundan sahneler gösteren bölüm ise 1225 yıllarında yapılmıştır.Spodnji del okna, ki prikazuje prizore iz Kristusovega otroštva, izvira iz glavne zasteklitve okrog leta 1225.
Çocukluğu Brooklyn'de geçti.Mladost je preživel v Brooklynu.
Çocukluğunda eğlencesi yazmak, boyamak ve dans etmekti.Že v otroštvu je pela, plesala in igrala.
Ted'in çocukluğunda da en büyük tutkusu mimar olmaktı.Že od otroških let je bilo gledališče njegova največja strast.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Starša ob rojstvu še nista bila poročena.
Çocukluğunu Washington’da geçirmiştir.Svoje otroštvo je preživljal v Hong Kongu.
Çocukluğunda ve gençliğinde biyoloji, özellikle de botanik ve entomoloji ile ilgilenmiştir.Že od zgodnje mladosti je pokazal zanimanje za znanost, zlasti za biologijo in botaniko .
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.Kot otrok je bila zelo živahna in radovedna.
Çocukluğundan başlayarak, kimyaya büyük bir ilgi duymaya başladı.Že v zgodnji mladosti je pokazala zanimanje za kemijo.
"Seyyar Sahne'de 'Çocukluğun Soğuk Geceleri'".Večer slovenskih viž v narečju".
Çocukluğunda gitar çalmaya ve resim çizmeye meraklıydı.Že v otroštvu se je naučil igrati klavir in kitaro.
Çocukluğunu annesi ve üç öz kardeşiyle geçirdi.Otroštvo je preživel skupaj z dvema bratoma in sestro.
Yoksulluk içinde geçen çocukluğunda sık sık ailesiyle ev değiştirdi.V otroštvu se je pogosto selila s svojo mamo.
Çocukluğu Ege Uslu tarafından canlandırılmıştır.Njeno otroštvo je opisano kot srečno.
İlgili Sayfalar