çocukluğu ile cümle

çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocukluğu döneminde büyükannesi sayesinde resim ve karikatür çizmekle ilgilenmiştir.他在童年時即對繪畫表現出天賦和興趣。
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.但現在卻記不起童年的事情。
Çocukluğunda babasının işi yüzünden sürekli seyahat etmiştir.他的家庭在他童年时随着他父亲的任务而频繁移动。
Çocukluğunda çiftlikte ata binmiştir.小時候跟著爸爸在農場工作。
"'Scuse Me While I Miss the Sky" bölümünde Carl'ın çocukluğunun çok azını İzlanda'da geçirdiği anlatılır.他会讲冰岛语,根据剧集“Scuse Me While I Miss the Sky”的情节推测,他童年时期在冰岛居住过。
Kopernik’in çocukluğunun ve eğitiminin ilk yıllarına ait günümüze ulaşabilmiş hiçbir belge yoktur.有关哥白尼幼年和上学时期的早期原始文件并未能得以保存。
Sermet Karayel (Mustafa Üstündağ): Narin'e çocukluğundan beri aşık olan Sermet, hayatını bu aşka adamıştır.桐谷華凜(桐谷 華凛(きりたに かりん),聲:小倉唯) 代代侍奉橘家的一族,自幼開始就侍奉彌生。
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.小時候為長髮且相當可愛。
Otto çocukluğunda arkadaşlarıyla birlikte boş vakitlerinde senaryolar yazar, kostümler ve afişler tasarlardı.童年时期的米兰达会在空余时间里和朋友们一起编写剧本,设计服装和传单。
Everybody hates Chris isimli dizide kendi çocukluğunu komik bir şekilde anlattı ve hala devam ediyor.又识邢峦、宋弁于童稚之中,并谓终当远致。
Aynı zamanda Hayes çocukluğundan beri sıkı bir Yıldız Savaşları hayranıdır.艾布拉姆斯在小时候还很喜欢《星球大战》。
Çocukluğunun büyük bölümünü Ataköy'de geçirdi.他童年的大部分时间都是在多伦多度过的。
Çocukluğundan beri SüngerBob'la arkadaştırlar.自幼年起與艾斯‧拉賽佛德有交情。
Çocukluğum Bir Çocuk (MEB 2005), şairin üçüncü şiir kitabı.我们都是鳏夫的答案(诗)2005。
Tüccar bir aileden gelen Kulibin, çocukluğundan beri mekanik aletler yapmasıyla dikkat çekmiştir.繼承了家族對於機械系統的整備能力的她從小就喜歡機械。
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.杜斯山度士在童年時已經對足球感興趣。
Çocukluğunda müzikal yeteneğini gösterdi.她自幼就展现出音乐天赋。
Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir.她童年时在美国东部居住。
Çocukluğunda oldukça sağlıklı olsa da Aralık 1984'te şiddetli zatürre hastalığına yakalandı.그의 어린 시절의 대부분은 건강했지만, 그는 1984년 12월 폐렴으로 매우 아팠다.
Scribonia'ın çocukluğu hakkında çok az şey bilinir.보나벤투라의 어린시절에 대해서는 알려진 바는 거의 없다.
Çocukluğundan beri Çince öğrenimi görmüştür.어릴 때 중국어를 배움.
Çocukluğunun ilk yıllarını Botoşani ve İpoteşti'de ailesi ile birlikte geçirdi.그는 유년시절을 보토샤니와 이포테슈티(Ipoteşti)에서 부모님과 함께 보냈다.
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.어려서 피아노를 배워서 15세가 되기 전에 카네기 홀에서 두 번이나 공연을 했다.
Chinua’nın annesi ve kız kardeşi Zinobia Uzoma, ona çocukluğunda birçok hikâye anlatırlardı.치누아의 어머니와 누나 지노비아 우조마는 그가 어릴적 많은 이야기를 해주었고 그 또한 이야기를 듣기를 늘 원했었다.
Karl Marx'ın çocukluğu hakkında çok az bilgi mevcuttur.마르크스의 어릴 적 삶에 관해서는 알려진 바가 거의 없다.
Çocukluğundan beri müzikle ilgilendi ve kendi kendini yetiştirdi.어릴 때 음악 교육을 받긴 했지만 스스로 계속 발전시켜 왔다.
Sebastian Bieniek 13 yaşında ailesiyle beraber Almanya'ya göç etmeden önceki çocukluğunu Polonya'ya geçirdi.세바스티안 비니에크는 폴란드에서 어릴적부터 지내왔고 13살인 나이가 됐을 때 가족들과 독일로 이민을 가게 되었다.
Bu onun çocukluğunu yansıtır.그것이 그의 어릴 적 모습이었기 때문이었다.
Musikiye çocukluğunda başladı.어렸을 때부터 음악에 정통하였다.
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.어릴 때부터 총명하고 효성이 지극하였다.
Çocukluğundan itibaren gökbilime ilgi göstermiştir.세이건은 어렸을 때부터 천문학에 관심을 가졌다.
Çocukluğundan itibaren İzmir’de yaşadı.어릴 때부터 아이스하키를 탔다.
Çocukluğumda hiç durmazdım, sabahtan akşama kadar koştururdum." dedi.나는 소년시절의 일을 생각하여 밤늦도록 잠들지 못했다.’
Adı çocukluğunda Tokutarō idi.호야는 어릴 때부터 자신의 별명이었다.
Çocukluğunda Eteri Tutberidze tarafından çalıştırılıyordu.성민이 연습할 때 애 먹어서 고생했다.
Çocukluğu sırasında ailesi boşanmıştır.그들은 그녀가 어릴때 이혼을 했다.
Çocukluğunda birçok aile bireyinin yanında kalmak zorunda kaldı.그는 사는 동안에 여러 나라 어린이들을 기쁘게 하는 데 성공했다.
Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır.어릴때, 그녀는 소아마비에 걸렸다.
Ünlü amiral Andrea Doria (1466-1560) bu kasabada doğup çocukluğunu bu kasabada geçirmiştir.안드레아 도리아 (Andrea Doria, 1466~1560)는 제노바 출신의 해군 용병 및 제독이다.
Çocukluğumdan beri böyleyim.까마빠는 어릴 때부터 조숙했다.
Stensen, bilinmeyen bir hastalık yüzünden çocukluğunda yalnız olarak büyüdü.니콜라스는 어렸을 적 알려지지 않은 병에 걸려 가족들과 떨어져 자랐다.
Çocukluğu Paris'te geçti.어린시절은 프랑스 파리에서 보냈다.
Çocukluğu New York'un kenar mahallelerinde geçmiştir.어린 시절을 뉴욕 빈민가에서 보냈다.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.유년시절은 혼자 놀기 좋아하는 아이였다.
Mary Garth'ı çocukluğundan beri sevmektedir.הוא אוהב את מרי גארת' מאז שהם היו ילדים.
Karl Marx'ın çocukluğu hakkında çok az bilgi mevcuttur.מעט ידוע על ילדותו של קרל מרקס.
Assange'ın göçebe bir çocukluğu olmuştur ve 13'ten fazla Avustralya şehrinde yaşamıştır.אסאנג' נדד רבות בילדות וגר בלמעלה מ-30 ערים באוסטרליה.
Çocukluğumdan beri böyleyim.רציתי כל כך בילד ממך!
Çocukluğunu burada geçirdi.שם העביר את ילדותו.
Monica'ya özellikle abisi Ross tarafından sık sık çocukluğunda aşırı şişman olmasıyla ilgili şaka yapılır.פעמים רבות מוניקה נעקצת על כך שהייתה כבדת משקל בימי ילדותה, במיוחד על ידי אחיה רוס.
Elin çocukluğunu ailesinin küçük çiftliğinde geçirdi.ג'ורג' בילה את רוב ילדותו בחווה המשפחתית.
Çocukluğundan itibaren çeşitli sporlarla uğraştı.כבר בילדות היא הצטיינה בענפי ספורט שונים.
Çocukluğundan itibaren gökbilime ilgi göstermiştir.כבר בילדותה התעניינה באסטרונומיה.
Çocukluğumda hiç durmazdım, sabahtan akşama kadar koştururdum." dedi.אני עברתי כל זאת, בילדותי, ולעולם לא אשכח את הזוועה שבדבר, עד יום מותי".
"Kız Bebek" isimli şarkıda da kendi çocukluğu ile ilgili bir hikâye anlatıyordu."הייתי ילדה קטנה מוכה" היא סיפרה על ילדותה.
Henry Clerval: Victor'un çocukluğundan beri en yakın arkadaşı.יהודה חרל"פ (דב גליקמן): חברו הקרוב ביותר של המנוח מאז ילדותם.
Çocukluğunu ailesi ile seyahatlerde geçirdi.בנעוריו עבר עם משפחתו לחולון.
Pratt'ın çocukluğu Venedik civarında geçti.לא ידוע באיזה שלב בילדותו עבר לוונציה.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.אין כל רשומות לגבי שנות ילדותו.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.התמכרותו של האב לאלכוהול העיבה על ילדותו.
İlgili Sayfalar