çocukluğu ile cümle
çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kurosava'nın çocukluğunda etkisi olan bir başka faktör ise kendinden 4 yaş büyük abisi Heigo Kurosava'ydı.Một người khác có ảnh hưởng lớn đến ông thuở nhỏ là Kurosawa Heigo, người anh ruột hơn Akira bốn tuổi.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.Sử liệu không cho biết gì về thời tuổi nhỏ ông.
Sorunlu çocukluğu kariyerini de belirlemiştir.Thư vui mừng vì gặp lại cô bạn thời thơ ấu.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Vài điều ít ỏi này được ghi nhận là tuổi thơ của Caesar.
Çocukluğu ile ilgili pek fazla bilgi yok.Có rất ít thông tin về tuổi thơ của ông.
Yalnız, parasız ve çocukluğundan kalma sağlık sorunları da dahil pek çok sorunla uğraşmak zorunda kalır.Khi còn trẻ cô phải chịu đựng rất nhiều vấn đề về sức khỏe bao gồm hen suyễn mãn tính.
Çocukluğunda IQ'sunun normal düzeyin üstünde olduğu saptanmıştır.Mặc dù trẻ có chỉ số IQ bình thường.
Çocukluğunu Tayland ve Kalifornia'da geçirmiş ve Yeni Zelanda'da okumuştur.Anh đã trải qua thời thơ ấu ở Thái Lan và California, học tập tại Mỹ.
Çocukluğu Edirne ve Muş'ta geçti.Cô mất cha từ nhỏ, và mọi thứ trở nên khó khăn.
"Cahit Sıtkı'nın Çocukluğu".“Ngồi khóc tuổi thơ”.
Çocukluğunda Osmanlı köle satıcıları tarafından yakalandı ve Mısır'a satıldı.子供の時、オスマン帝国の奴隷商人にさらわれ、エジプトで売られた。
Bu nedenle çocukluğu sürekli yer değiştirerek geçmiştir.そのため少年時代は各地を転々とした。
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.喜作とは幼なじみだった。
Cecilia "Cece" Meyers = Hannah Simone; Jess'in çocukluğundan beri tanıdığı en iyi arkadaşı.シシ・メイヤーズ 演:ハンナ・シモン(吹き替え:) ジェスの子供の頃からの親友でモデル。
Çocukluğu Budapeşte'de havaalanı yakınında geçti ve bu sayede o yaşlarda uçmaya ilgi duydu.ブダペストの空港のそばで育ち、幼い頃から飛行機に興味を持っていた。
Çocukluğu Paris'te geçti.幼少時代をパリで過ごす。
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.幼い頃はサッカーが好きだったという。
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.児童資料は所蔵していない。
Çocukluğunda eğitimini özel öğretmenlerden aldı.幼少時、彼女はその優秀な能力から特殊児童教育校に入学した。
Çocukluğundan itibaren çeşitli sporlarla uğraştı.子どもの頃からいくつものスポーツを経験。
Çocukluğundan itibaren İzmir’de yaşadı.幼少から大阪在住。
Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir.コリンズの子供時代はアメリカ合衆国東部で過ごした。
Fakat Kepler çocukluğunda çiçek hastalığı geçirdiği için eli çolak sakat kaldı ve gözleri de zayıf idi.幼い頃ベーチェット病を患った経緯から目が光に弱かったためサングラスをかけていた。
Tüccar bir aileden gelen Kulibin, çocukluğundan beri mekanik aletler yapmasıyla dikkat çekmiştir.電気店を経営していた父の元で、幼い頃から機械いじりに興味を持つ。
Çocukluğunda geçirdiği kızamık, onun sağ gözünü hemen hemen kaybetmesine neden oldu. .子供の頃にかかった麻疹のせいで左目の視力をほとんど失う。
Çocukluğunun çoğunu New York'a yerleşmeden önce Fransa ve İtalya'da geçirdi.幼少期をフランスとイタリアで過ごし、ニューヨークに移る。
Çocukluğu boyunca Franklin'in bir ailesi olmamıştır.サラはフランクリンの幼少時のみならず、生涯、支配的な影響を与えた。
Çocukluğundaki bu travma onun insanlara güvenememesine yol açmıştır.根っこにあるのは女性を信用できない男性の幼児性。
Çocukluğunda, yetimhanede kaldı.幼少の時、孤児院から脱走。
Böylece çocukluğu savaş cephelerinde geçti, ata binmeyi ve silah kullanmayı öğrendi.彼女と妹は若くして、ロープ使い、乗馬および射撃を教わった。
Çocukluğundan itibaren Parnaoz’a karşılıksız aşk duyar.幼少のころから叔父バヤジットに叶わぬ恋心を抱いていた。
Çocukluğunu New York'un güneydoğusundaki Long Island'da geçirdi.幼少期はニューヨーク州ロングアイランドで過ごしていた。
Upper St. Clair'de çocukluğu geçmiştir.グレーター・マンチェスターのボルトンで幼少期を過ごした。
Çocukluğumdan beri böyleyim.それは幼い頃の出来事。
Çocukluğundan itibaren yazmaya ilgi duydu.幼少時から読書を好む。
"Cahit Sıtkı'nın Çocukluğu".「忍の幼馴染」。
Çocukluğu yatağında annesinin anlattığı İrlanda masalları ve korku hikâyelerini dinlemekle geçti.幼いころは、病床で母の読む小説や神話をよく聞いていたという。
Çocukluğunu, öz annesini ablası zannederek yaşadı.幼い頃、自身と自分の母親の素性に疑問を抱いていた。
767'de İmam Şafii Gazze'de doğdu ve ilk çocukluğunu burada geçirdi.ブラック・ホーク酋長は1767年にそこで生まれ、人生の大半を過ごした。
Bir röportajında "Neredeyse bütün çocukluğum topun peşinde geçti.自身のドーピングについては「俺は子どものころからずっとトレーニングを続けてきた。
Çocukluğunda Paris'e 3 kere gitti.子供のとき彼はパリへ3回行った。
Çocukluğu Kıbrıs ve Mısır'da geçmiştir, altı dil bildiği sanılmaktadır.科斯马图斯在埃及和塞浦路斯长大,据说他可以说六种语言。
Hugo'nun çocukluğu ülkede siyasi karmaşıklığın olduğu bir dönemde geçti.雨果的童年在国家动荡中度过。
Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in çocukluğunu konu alan filmdir.影片讲述哈萨克斯坦总统努尔苏丹·纳扎尔巴耶夫的童年故事。
Chinua’nın annesi ve kız kardeşi Zinobia Uzoma, ona çocukluğunda birçok hikâye anlatırlardı.奇努阿小时候他母亲和姐姐Zinobia Uzoma就经常给他讲故事,他对这些故事也十分欢喜。
Hartmann'ın çocukluğunun bir kısmı burada geçti.小赫斯特的童年也曾在这里度过。
Çocukluğunun ilk yıllarını Botoşani ve İpoteşti'de ailesi ile birlikte geçirdi.他的幼年时光是在博托沙尼和伊波太斯蒂的父母家裡度过的。
Lakabı çocukluğundan beri "Mutt" idi.他从小就获得了“基特”这个外号。
Çocukluğumdan beri böyleyim.朕躬幼时。
Çocukluğunda sadece İspanyolca konuşmasına rağmen şu anda akıcı bir Baskça konuşmaktadır.雖然母語是日語,但現在可以流暢的使用韓語交談。
Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layikiyle tahsil edemedim.他(霍利)离开的时候我身体不适没能随行。
Çocukluğu süresince ülkeyi annesi Marie de' Medici yönetmiştir.幼年由其母玛丽·德·美第奇攝政。
Çocukluğu ile ilgili pek fazla bilgi yok.人们对她的童年知之甚少。
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.幼名是幸松丸。
Çocukluğu astım hastalığıyla mücadele ile geçmiştir.小時候曾患哮喘病。
Cahit, çocukluğunda caz şarkıları söylemeyi de çok seviyordu.蘇運瑩小時候就很喜歡唱歌。
J.G. Ballard, Bale ile, kendi çocukluğu arasında fiziksel bir benzerlik gördü.J·G·巴拉德觉得贝尔和自己当年在外形上有相似之处。
Safa, çocukluğunu pilot olarak hayal etmesi onu Bakü Havaalanı'na getirdi.从童年开始,普赛普就梦想成为一名飞行员。
Fakat çocukluğunun büyük kısmı Avustralya'da geçmiştir.童年在澳大利亚度過。
Çocukluğundan beri Çince öğrenimi görmüştür.她自小學起就讀耀中國際學校。
İlgili Sayfalar