çocukluğu ile cümle
çocukluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocukluğunun ilk yıllarını Botoşani ve İpoteşti'de ailesi ile birlikte geçirdi.Hele barndommen boede han i forældrenes familieboliger i Botoşani og Ipoteşti.
Kız arkadaşını hamile bırakan yazar Gunther Strobbe çocukluğuna gider.Wouter Weylands kæreste var gravid ved hans død.
Çocukluğu daha çok Swaffham, Norfolk'ta geçti.Han tilbragte hovedsagligt sin barndom i Swaffham, Norfolk, hvor han boede hos sine tanter.
Çocukluğu çok sıkıntı içinde geçti.Noget gik galt i hans barndom.
Film, Celil Memmedguluzade'nin çocukluğunun olaylarını anlatıyor.En film om chilenske børns forskellige opvækstbetingelser.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Svært lite er nedtegnet om Cæsars barndom.
Çocukluğunu Napolyon savaşları ve annesinin on iki yaşındayken ölümü ile damgaladı.Hennes barndom var preget av Napoleonskrigene og morens død da hun var tolv år gammel.
Budapeşte'de çocukluğunu geçirdi, 1924 yılında ailesi Paris'e taşınmıştır.Hun tilbrakte barndommen Budapest, men familien flyttet i 1924 til Paris.
Çocukluğumdan beri böyleyim.De øvde på dette siden barndommen.
Çocukluğu Üsküp Çarşısı'nda geçti.Møte i barnevoldsutvalget.
Film Augusten Burroughs'ın anılarından(daha çok çocukluğundan) uyarlanmıştır.Filmen er basert på Augusten Burroughs' semibiografiske memoarer, og handler om hans barndom.
Çocukluğu Washington, DC'de geçen yazar 1995 yılında New England'a taşındı.Kinney tilbrakte barndommen i Washington D.C. og flyttet til New England i 1995.
Yarı otobiyografik olan film, yönetmen Mills'in çocukluğundan uyarlandı.Filmen er delvis selvbiografisk og basert på Mills' barndom.
Çocukluğunu New York'un güneydoğusundaki Long Island'da geçirdi.Han vokste opp på Long Island i New York.
Bu onun çocukluğunu yansıtır.Et miljø som påminner ham om sin egen barndom.
Çocukluğu Burlington'da geçmiştir.Barndommen ble tilbragt i Rottweil.
Bir röportajında "Neredeyse bütün çocukluğum topun peşinde geçti.Laura sa: "Kjærligheten i vår tidlige barndom har fulgt deg hele veien".
Onu terkedemem; benim çocukluğum burada beslendi.Men da jeg ble voksen, la jeg av det barnslige.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Foreldrenes ekteskap var problematisk til tider på grunn av farens alkoholproblemer.
Çocukluğu boyunca kilisede İncil şarkıları söyledi.Hun begynte å synge i kirkekor da hun var barn.
Çocukluğunda en büyük hayali Tokyo’ya gidip şarkıcı olmaktı.I sin barndom drømte hun om å reise til Kina for å bli misjonær der.
Çocukluğu ve gençliği Alanya'da geçti.Hans barndom og ungdom.
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.Carrera opptrådte to ganger før hun var femten i Carnegie Hall.
Çocukluğunda Eteri Tutberidze tarafından çalıştırılıyordu.I barndommen hans var området styrt av persene.
Franklin çocukluğunda olağanüstü skolastik yetenekler sergilerdi.Jean-François viste allerede som barn et eksepsjonelt språklig talent.
David, Kate, Ross ve Woody, Woody'nin çocukluğunun geçtiği eve giderler, düzensiz ve bakımsızdır.David, Ross, Kate dan Woody berkeliling ke rumah masa kecilnya yang telah runtuh.
Stensen, bilinmeyen bir hastalık yüzünden çocukluğunda yalnız olarak büyüdü.Stensen dibesarkan secara tertutup sepanjang masa kanak-kanaknya disebabkan penyakit yang tidak diketahui.
Ortega, Busdongo de Arbás, León'nde doğdu ve çocukluğu León'da geçti.Ortega lahir di Busdongo de Arbás, León, Spanyol, dan menghabiskan masa kecilnya di León.
Çocukluğunu Hamburg'da geçirdi.Wichmann menghabiskan masa mudanya di Hamburg.
Çocukluğun Sonu; İngiliz yazar Arthur C. Clarke tarafından 1953 yılında yazılan bilimkurgu romanı.Childhood's End adalah sebuah novel fiksi ilmiah tahun 1953 karya pengarang Inggris Arthur C. Clarke.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.Tidak ada yang diketahui mengenai masa mudanya.
Çocukluğunda babası ile birlikte geliştirdiği "Red Special" adlı gitarı hala kullanmaktadır.Gitar "Red Special" yang digunakannya adalah gitar buatan ayahnya sendiri di rumah.
Çocukluğundan beri klasik dans eğitimi aldı.Dia adalah penari klasik terlatih sejak masa sekolahnya.
Çocukluğu Paris'te geçti.Ia melewatkan masa kanak-kanaknya di Paris.
Çocukluğundan beri jimnastik, yüzme sporu ve biatlon sporuyla uğraşmaktadır..Dia adalah penggemar olahraga, dan melakukan senam, renang dan biatlon sejak kecil.
Yoksulluk içinde geçen çocukluğunda sık sık ailesiyle ev değiştirdi.Saat masa kecilnya, keluarganya sering berpindah.
Ayrıca çocukluğunu ziyaret etmesini ister.Dia juga terus berusaha untuk mencari anak kandungnya.
Çocukluğu Moskova’da geçti.Semasa kecil dia tinggal di Moskow.
Jean de çocukluğunu geçirdiği eve gider.Ia pindah ke Prancis dengan keluarganya ketika remaja.
Hye Jung çocukluğunda zor bir yaşam sürmüştür.Lo Kheng Hong semasa kecil merasakan kehidupan yang susah.
Fakat çocukluğunun büyük kısmı Avustralya'da geçmiştir.Ia menghabiskan sebagian dari masa mudanya di penangkaran Austria.
Elin çocukluğunu ailesinin küçük çiftliğinde geçirdi.Ia menjalani masa kecil bersama keluarganya di kampungnya.
Çocukluğunun büyük kısmını ailesi ile seyahat ederek geçirmiştir.Kambing betina menghabiskan sebagian besar kehidupan mereka dengan anak-anak mereka.
Çocukluğunda da bir mühendislik yeteneğine sahipti.Bahkan sebagai anak-anak ia memiliki bakat militer.
Babasın görevi nedeniyle çocukluğu İspanya'da geçti.Ia menghabiskan masa kecilnya di Indonesia karena pekerjaan ayahnya.
Karl Marx'ın çocukluğu hakkında çok az bilgi mevcuttur.Sedikit yang diketahui soal masa kecil Marx.
Çocukluğunda babasının işi yüzünden sürekli seyahat etmiştir.Masa kecilnya dihabiskan untuk bepergian ke seluruh negeri karena sifat pekerjaan ayahnya.
Çocukluğunda, yetimhanede kaldı.Sejak kecil Evan tinggal di panti asuhan.
Çocukluğundan beri Frankfurt am Main’de ve günümüzde Münih’de yaşamaktadır.Ia lahir di Frankfurt am Main dan bermain di reruntuhan kota itu semasa kanaknya.
Zubin, çocukluğunda klasik batı müziğinden etkilendi.Ketika masih kecil, Joy tertarik pada musik trot modern.
Çocukluğu Ömer ile beraber geçmiştir.Masa kecilnya dilalui dengan hidup sederhana.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Mẹ tôi bảo như thế từ khi tôi còn nhỏ.
Alexander von Humboldt'un çocukluğu ne sağlık ne de zekâ açısından pek ümit verici geçmemiştir.Khi còn nhỏ, Alexander von Humboldt không phải là đứa trẻ đặc biệt thông minh hoặc khỏe mạnh.
Çocukluğundan beri aktör olmak istediğini biliyordu.Cậu đã mong ước trở thành diễn viên ngay từ khi còn nhỏ.
Monica'ya özellikle abisi Ross tarafından sık sık çocukluğunda aşırı şişman olmasıyla ilgili şaka yapılır.Monica thường xuyên bị bạn bè châm chọc vì thân hình quá khổ lúc còn nhỏ, đặc biệt là bởi anh trai Ross.
Marcus'un ailesi ve çocukluğu hakkında çok az şey bilinir.Người ta biết rất ít về gia đình và tuổi trẻ của Scotus.
Çocukluğunda ayakkabı boyadı, elektrikçide çalıştı, su sattı.Lúc còn là đứa trẻ, cậu bé đã làm đánh giày, bán báo và vé số.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Hạnh phúc tuổi thơ chỉ có bấy nhiêu mà thôi.
Çocukluğundan beri en yakın arkadaşı Paris Hilton'dur.Bạn thân thời thơ ấu của cô là Paris Hilton.
Franklin çocukluğunda olağanüstü skolastik yetenekler sergilerdi.Từ thời thơ ấu, Franklin đã thể hiện khả năng học tập đặc biệt nổi trội.
İlgili Sayfalar