Benim çocuklarım kendilerini besler.My kids feed themselves.
Kürekleri alın çocuklar.Grab the shovels, boys.
Bizim çocuklarımız olgun.Our children are grown.
Bu çocukların yardımımıza ihtiyacı var.Those kids need our help.
Çocuklar nasıl yardım edebilir?How can kids help?
Bütün çocuklar anne babalarıyla kucaklaştı.All the children hugged their parents.
Çocukların yaralanmadığına sevindim.I'm glad the kids weren't hurt.
Çocukların gülme sesini severim.I like the sound of children laughing.
Onlar benim çocuklarım.Those are my children.
Çocuklara öğretmeyi seviyorum.I like teaching kids.
Çocuklarım iyi mi?Are my children OK?
İyi çocuklarım var.I have good kids.
Çocuklar çok duyarlıdırlar.Children are very impressionable.
Aynen devam edin çocuklar.Keep it up, guys.
Bu çocuklar onu biliyor.Those kids know that.
Çocuklar yetişkinlerden öğrenirler.Children learn from adults.
Çocuklar taklit ederek öğrenirler.Children learn by example.
Çocuklar örnek alarak öğrenirler.Children learn by example.
Çocuklar oyun oynamaktan hoşlanırlar.Kids like to play.
Erkek çocukları dikkatle dinledi.The boys listened attentively.
Sadece çocuklardan biri yorgun görünüyordu.Only one of the boys looked tired.
Tom'un çocuklarının hepsi benzer görünüyor.Tom's children all look alike.
Çocuklarımıza bak.Look at our kids.
Küçük çocuklar Disneyland'i seviyor.Little children love Disneyland.
Çocuklar futbol oynamayı severler.Guys love playing football.
Çocukların seni seviyor.Your children love you.
Çocukların yetişkin gözetimine ihtiyaçları vardır.The children need adult supervision.
Çocuklar itaatkar bir şekilde başını salladı.The kids nodded obediently.
Çocuklar bisikletleri ile yola çıktılar.The boys took off on their bicycles.
Kendi çocuklarını kontrol et.Supervise your own children.
Çocuklar dışarıda oynamak istiyorlar.The children want to play outside.
Çocuklar nerede oynar?Where can the kids play?
Çocuklarına oku.Read to your kids.
Çocuklar korkuyor.The children are scared.
Birisi şu çocukları hizaya getirmeli.Someone should set those boys straight.
Çocuklar şarkılar söyledi.The children sang songs.
Çocuklar sevinçle bağırdı.The children squealed with joy.
Kim bizim çocuklarımıza öğretecek?Who will teach our children?
Tom çocuklara birçok hikayeler anlattı.Tom told the children many stories.
Çocuklar dehşete kapılmış.The children are terrified.
Şu çocuklar sözlü becerilerini sınırladı.Those children have limited verbal skills.
Çocuklar çok çalıştı.The boys worked hard.
O, okula kadar çocuklara refakat edecek.He will accompany the children to school.
Çocukları yataktalar.Her kids are in bed.
O, çocukları hakkında konuşmaktan hoşlanıyordu.She liked to talk about her kids.
O, çocukları ile çok aktifti.She was very active with her children.
O, çocuklarına eşit olarak davrandı.She treated her kids equally.
O, çocuklarını geri istedi.She wanted her children back.
On iki yaşın altındaki çocuklar ücretsiz kabul edilecek.Children under the age of twelve will be admitted free.
Ebeveynler çocuklarına eşlik etmeliler.Parents must accompany their children.
Bütün çocuklar seviyordu ve Tom'a hayrandı.All the children loved and adored Tom.
Size katılıyorum çocuklar.I agree with you guys.
Sizinle aynı fikirdeyim çocuklar.I agree with you guys.
Bir eşekarısı sürüsü çocuklara saldırdı.A swarm of wasps attacked the children.
Çocuklar dondurma sever.Kids like ice cream.
Arkeologlar yüzün üzerinde mezar keşfetti, onlardan birkaçı küçük çocuklara aitti.The archaeologists discovered over a hundred graves, a few of which belonged to infants.
Tom ve Mary çocuklarının Amerikan rüyasını yaşamasını istiyorlar.Tom and Mary wanted their children to live the American dream.
Tom çocuklar için bazı oyuncaklar getirdi.Tom brought some toys for the children.
Çocuklar, sizin için eve gelme vakti!Children, it's time for you to come home!
Çocuklar özellikle sessizdiler.The children were particularly quiet.