Çocuklar Tom'un oturduğu yerde toplandılar ve onun gitar çalmasını izlediler.The children gathered around where Tom was seated and watched him play his guitar.
Çocuklar otomobil yolunda oynuyorlardı.The children were playing in the driveway.
Sen diğer çocuklar gibi değilsin.You aren't like the other kids.
Siz çocuklar aç olmalısınız.You kids must be hungry.
Siz çocuklar yorgun olmalısınız.You kids must be tired.
Çocuklarına bakması için benim gibi birine ihtiyacın var.You need somebody like me to take care of your kids.
Çocukları korkutuyorsun.You're scaring the kids.
Çocukları korkutuyorsunuz.You're scaring the kids.
Tom karısını ve çocuklarını terk etti.Tom abandoned his wife and children.
Tom çocuklarına yüzmeye gitmeleri için izin verdi.Tom allowed his children to go swimming.
Tom her zaman çocukların etrafında rahatsız gibi görünüyor.Tom always seems uncomfortable around children.
Tom ve ben çocuklarınıza sırayla bakacağız.Tom and I'll take turns watching your kids.
Tom ve Mary John'un çocuklarına bakmasını istediler.Tom and Mary asked John to babysit their children.
Tom çocuklarını yanında getirdi.Tom brought his children with him.
Tom'un çocuklarıyla harcayacak zamanı yoktu.Tom didn't have time to spend with his children.
Tom karısından ve çocuklarından ayrılmayı istemiyordu.Tom didn't like being separated from his wife and children.
Tom çocuklarının şarap içmesine izin vermez.Tom doesn't allow his children to drink wine.
Tom çocuklarının abur cubur yemesine izin vermez.Tom doesn't allow his children to eat junk food.
Tom hava karardıktan sonra çocuklarının dışarı çıkmasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to go out after dark.
Tom çocuklarının günde bir saatten daha fazla televizyon izlemelerine izin vermez.Tom doesn't allow his children to watch more than one hour of TV a day.
Tom çocuklarına elveda öpücüğü verdi.Tom kissed his kids goodbye.
Tom tüm diğer çocukların kravat giydiklerini fark etti.Tom noticed that all the other boys were wearing neckties.
Tom bütün çocukların dikkat etmediğini fark etti.Tom noticed that not all the kids were paying attention.
Tom diğer çocuklar kadar akıllı olmadığını fark etti.Tom realized that he wasn't as smart as the other kids.
Tom diğer çocuklarla aynı olmadığını fark etti.Tom realized that he wasn't the same as the other kids.
Tom çocuklara uyuşturucu satarken yakalandı.Tom was caught selling drugs to kids.
Tom çocuklarına karşı berbattı.Tom was horrible with children.
Erkek çocuklarının gerisi nerede?Where are the rest of the boys?
Bu çocukların bir ıslahevine gönderilmeleri gerekir.These boys ought to be sent to a reform school.
Çocuklar uçurtma uçuruyorlar.The children are flying kites.
Ben video oyunlarının çocuklarımızın kafalarını çarpıttığını düşünüyorum.I think videogames are warping our kids minds.
Hayatın özlemleri çocukların kılığında gelir.Life's aspirations come in the guise of children.
Çocuklar köpekle meşgul oluyorlardı.The children were messing around with the dog.
Çocuklar için bir araç tutması ilacı istiyorum.I'd like some motion sickness medicine for children.
Bu sadece çocuklar için değil fakat aynı zamanda yetişkinler için de doğrudur.That's true not only for children, but also for adults.
Tom'un kaba davranışı, çocukları korkuttu.Tom's rough manner frightened the children.
Çocuklar, aptallar ve ayyaşlar doğruyu söyler.Children, fools and drunkards tell the truth.
Nükleer savaş çıkarsa çocuklarımıza ne olacak?What will happen to our children if nuclear war breaks out?
Tom çocuklarına okul için hazır olmalarını söyledi.Tom told his children to get ready for school.
Çocuklara biraz daha meyve suyu getirir misin?Can you get the boys some more juice?
O mağazanın önünde takılan çocuklar benim bir polis olduğumu biliyorlar.The guys hanging out in front of that store know I'm a cop.
Çocuklarına Rusça öğretti.He taught his children Russian.
Tom çocuklarının Fransızca öğrenmesini istiyordu.Tom wanted his children to learn French.
Tom diğer çocuklara benzemez.Tom isn't anything like the other boys.
Çocuklarla konuşmak istiyor musun?Do you want to talk to the children?
Çocuklar doğayı tahrip eden insanlardan hoşlanmazlar.Children don't like people who destroy nature.
Çocuklar nihayet uyuyor.The kids are finally asleep.
Şu anda çocuklarının nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where your kids are right now?
Şu anda çocuklarınızın nerede olduğunu biliyor musunuz?Do you know where your kids are right now?
Yakında ekstra bir sınıfımız olacak, çocuklar!We're going to have an extra class soon, guys!
Çocuklarımızı korumamız gerekiyor.We need to protect our children.
Bu çocuklar çok fazla gürültü yapıyor.Those children are making too much noise.
Bu cadde üzerinde sert çocuklar oluşan bir çete var.There's a gang of tough kids on this street.
Tom her gün işe giderken çocuklarını okula bırakır.Tom drops his kids off at school on his way to work every day.
Çocuklar çabuk öğrenir.Kids learn quickly.
Çocuklar ev ödevlerini unuttular.The children have forgotten their homework.
Tom'un, çocukları ile birlikte evde olması gerektiğini düşünüyorum.I think Tom should be home with his children.
Çocuklarımın benim hakkımda endişelenmesini istemiyorum.I don't need my kids worrying about me.
Kendi çocukların olduğunda anlayacaksın.When you have kids of your own, you'll understand.
Çocukların olduğunda anlayacaksın.You'll understand when you have kids.