O diğer çocuklardan her zaman farklıydı.He was always different from other children.
Çocuklarını terk edeceksin.You are going to abandon your children.
Anneler çocuklarına bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like when mothers yell at children.
Çocuklar ve erkekler arasındaki tek fark, oyuncaklarının fiyatıdır.The only difference between children and men is the price of their toys.
Onların kendi çocukları olmadığı için bir kız evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a girl.
Çocuklarım ödevlerini henüz bitirdi.My children have just finished their homework.
Çocuklarını cezalandırdı.He punished his children.
Çocuklar her yerde bağırıyorlardı ve zıplıyorlardı.The kids were screaming and bouncing everywhere.
Çocuklar ebeveynleri boşandığı zaman çoğunlukla kendilerini suçlarlar.Children often blame themselves when their parents divorce.
Tom evlendi ve çocukları oldu.Tom got married and had kids.
Tom çocuklarını cezalandırdı.Tom punished his children.
Çocuklar gürültülü.The boys are noisy.
Karısını ve çocuklarını terk etti.He abandoned his wife and children.
O, çocukları uyutuyor.She's putting the children to sleep.
Tom çocukları uyutuyor.Tom is putting the children to sleep.
Bu film çocukları korkutur.This movie terrifies children.
Ben onların çocuklarını ağlatmıyorum.I don't make their children cry.
Buzağılar ve taylar onun için çocuklar gibiydi.The calves and the colts were like children to him.
Siz çocuklar harikasınız.You guys are awesome.
Sevgili çocuklar, her zaman dürüst olun.Dear children, always be honest!
Ben diğer çocuklarla konuşursam kıskanır.He gets jealous when I talk to other guys.
O, çocukları korkuttu.She scared the children.
Tom akşam yemeğinden sonra çocukları ile birlikte bir çizgi film izledi.Tom watched a cartoon with his children after dinner.
Anne babalar, çocuklarının suçlarından sorumludurlar.Parents are responsible for their children's crimes.
Çocukları yatırmam gerek.I have to put the kids to bed.
Tom'un çocuklarından biri misin?Are you one of Tom's children?
Çocuklarıma Fransızca öğretmeye istekli olabilecek birini düşünebilir misin?Can you think of anybody who might be willing to teach my children French?
Çocuklar çok kolay incinir.Children are so vulnerable.
O, çocuklarının tüm isteklerini yapar.She does all her children's wishes.
Çocuklar kendilerinin kurduğu yeni ağaç evlerinde oynamayı severler.The children love playing in their new tree house, which they built themselves.
Çocuklar açık havada çok zaman harcadı.The children spent a lot of time in the open air.
Çocuklarım için istediğim Amerika bu değil.This is not the America I want for my children.
Çocukların dikkat çekecek biçimde ahlaklı.Your children are remarkably well-behaved.
Çocuklar dişlerini fırçalıyormuş gibi yapıyorlar.The children are pretending to brush their teeth.
Tom Mary'nin çocuklara bakmasını istedi.Tom asked Mary to look after the children.
Mary'nin İsa dışında başka çocukları var mı?Did Mary have any other children besides Jesus?
Şehrin çocuklarla yürümek için harika yerleri var.The city has wonderful places to walk with children.
Kentin, çocuklarla yürümek için harika bir yeri vardır.The city has a wonderful place to walk with children.
Çocuklarımız için bir şeyler bırakmalıyız.We should leave something for our children.
Suçlular genellikle çocuklar kadar saftır.Mostly criminals are as naive as children.
Erkek çocukları hakkında konuştuk.We talked about boys.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzeceğini bilir.All of my kids know how to swim.
Çocuklarımın hepsi Fransızca öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn French.
Çocuklarımın hepsi nasıl Fransızca konuşulacağını öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to speak French.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to swim.
Bütün çocuklarım yüzmeyi öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to swim.
Çocuklarımın hepsi ebeveynlerimi ziyaret etmek için Boston'a gitti.All of my kids went to Boston to visit my parents.
Siz çocuklar yarın tekrar burada olacak mısınız?Are you kids going to be here again tomorrow?
Siz çocuklar aç mısınız?Are you kids hungry?
Bu civardaki çocukların yüzmek için çok fırsatları yok.Children around here don't have many opportunities to swim.
Ebeveynleri etraftayken çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.I don't enjoy teaching children to swim when their parents are around.
Genç çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.I don't enjoy teaching young children to swim.
Çocuklarımla olmak için eve gitmek zorundayım.I have to go home to be with my children.
Çocuklarınla ne kadar gurur duyduğunu biliyorum.I know how proud you are of your children.
Keşke çocuklarım terbiyeli davransa.I wish my children would behave themselves.
Tom'un yarın gece çocuklarımıza bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would mind babysitting our kids tomorrow night.
Tom burada olsa burada kalmak ve çocuklara bakmak zorunda olmam.If Tom were here, I wouldn't have to stay and take care of the children.
Birçok ebeveynler ilkokul çocuklarının 8.30'a kadar yatmaları gerektiğini düşünürler.Many parents think elementary school children should be in bed by 8:30.
Birçok ebeveynler çocuklarının yüzmeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu düşünürler.Many parents think it's important for their children to learn how to swim.
Oradaki yetişkinlerin çoğu çocuklarıyla birlikte yüzüyorlardı.Most of the adults there were swimming with their children.