çocuklarına ile cümle
çocuklarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Her iki ebeveyni de asil Yunan ailelerinden geliyordu ve çocuklarına Yunanca Georgios adını verdiler...Кожному своєму сину батьки дали по два імені — грецькому та нігерійському.
İşçiler iyi konut, tıbbi bakım ve çocuklarına yönelik okullara erişim hakkına sahiptir.Їм також надають зручне житло, краще медичне обслуговування, їх дітям — кращі школи.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Зазвичай його надягали на маленьких хлопчиків.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.I vystavěli nový svět k obrazu svému, jak slíbili v posvátném svitku, a hovořili o zvířeti se svými dětmi.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Čáp někdy bývá symbolem mateřské lásky rodičů k jejich potomkům.
O zaman kendilerine ve çocuklarına sürekli iyilik gelirdi.Vzdal se na ní práv (nároků) jak pro sebe, tak i pro své potomky.
Norma uyuyan çocuklarına bakmaktadır.Pozoruje své spící děti.
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.Vyrábí oblečení pro muže, ženy i děti.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Ve Vídni si přivydělával doučováním dětí z místních rodin.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.Je přibližně třikrát častější u chlapců než u dívek.
Aile çocuklarına çok ilgi gösterdi.Zajímavé je, jak se ke svým dětem chovala.
Dizi, 2030 yılında, Ted Mosby'nin çocuklarına anneleri (kendi eşi) ile nasıl tanıştığını anlatmasıyla başlar.V roce 2030 vypráví Ted Mosby (hlasem Boba Sageta) své dceři a synovi, jak poznal jejich matku.
Çocuklarına aşırı düşkündü ve bakımları ile bizzat ilgileniyordu.Je vhodný i k dětem, ale musí s ním zacházet opatrně.
20. Bölgede okul çocuklarına bedava giysi ve yiyecek verildi.În XXe arrondissement, școlarilor li s-a dat îmbrăcăminte și hrană.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.Tatăl Angelei a murit în 1903, iar mama sa vitregă a murit în 1907, lăsând o moștenire mică.
Babası evde çoğu zaman çocuklarına yüksek sesle Shakespeare ve Schiller okurdu.Tatăl lui le citea copiilor, de exemplu, din Shakespeare sau Schiller.
3.sezonda Elektralara geçmiş fakat 4.sezonda Kar Çocuklarına geri dönmüştür.În sezonul 3 revine la echipa Copiii Zăpezii.
Aynı şekilde şehzadelerin de çocukları bu unvanı alırlar ve kendi erkek çocuklarına da geçirirlerdi.Aceleași valori le-am însușit și eu, aceleași valori caut să le transmit și copiilor mei.
Michelle kız çocuklarına konulan bir önaddır.Mion este băiețoasă, ținând ascunsă partea sa feminină.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ebből kifolyólag a szülők 126 millió munkanapot mulasztottak, hogy otthon maradhassanak a gyermeküket ápolni.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Csak gazdag családok engedhettek meg maguknak egy tanárt.
Zengin bir ailenin çocuklarına dadılık yaparak para kazanmaktadır.Ugyanis négy gyerek dadája lesz egy gazdag családnál.
2030 yılında yaşlı Ted Mosby'nin çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını anlatmasıyla başlar.Ted 2030-ban meséli el gyerekeinek hogyan találkozott az anyjukkal.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.A szegény szorgalmas iskolás gyerekeket ellátják tankönyvekkel, íróeszközökkel és téli ruhával.
30 yıl sonra 1991'de hayatını kaybedince mal varlığı çocuklarına kaldı.1996-ban, 30 év után vesztette el, gyermekük nem született.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Mindkét gyermekének gondos nevelést biztosított.
Jack çocuklarına çok serttir.Jakab nagyon szigorú a gyermekeivel.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Vuonna 1932 hän aloitti työuransa toimimalla Saksan Cuscon-konsulin lastenhoitajana ja opettajana.
Darwin, çocuklarına bağlı ve sıradışı derecede ilgili bir babaydı.Darwin oli perheelleen omistautuva isä ja suhtautui poikkeuksellisen huolehtivaisesti lapsiinsa.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.Ja he rakensivat uuden maailman kuvakseen niin kuin sanat lupasivat; ja he kertoivat pedosta lapsilleen.
Tebliğ Cemaati, davanın hem kocalarından, hem de çocuklarına bakmaktan mühim olduğunu öğretir.Hutunaiset, olkaa tarkkaavaisia ja varmistakaa, että aviomiehenne, veljenne ja poikanne tajuavat tämän.
Finansal zorluklara rağmen ailesi çocuklarına müzik ve sanat dersleri aldırmayı başarmıştır.Taloudellisista vaikeuksista huolimatta äiti pystyi kustantamaan molemmat tyttärensä yksityiskouluihin.
Çocuklarına isimlerini aile reisleri anne ve baba koyar.Jos henkilöllä on lapsia, häntä kutsutaan äidiksi tai isäksi.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Kivet harvoin näkevät poikia.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.Ως εχέγγυο άφησε πίσω της τα παιδιά της.
Beethoven sıkça von Breuning ailesinin evine ziyaretlere gider ve çocuklarına müzik dersleri verir.Beethoven besøgte ofte von Breunings hjem, hvor han underviste nogle af børnene i klaverspil.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Børn af udlændinge får ikke automatisk finsk statsborgerskab.
Annesi çocuklarına karşı sevecen değildi.Hendes mor var ude af stand til at passe på sine børn.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Hun har haft megen glæde af det og et barnebarn.
Ailesi çocuklarına doğadan isim vermekteydiler.En enkelt havde sagt et forkert navn til sine forældre.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.I 1932 begynte hun å arbeide som barnepike og lærer for barnene til den tyske konsulen i Cusco i Peru.
Şehzade, padişah oğullarına ve onların erkek çocuklarına verilen unvandır.Den avdødes sønner skulle motta kun de rikdommer og eiendommer som deres far hadde avsatt til dem.
Annesi çocuklarına karşı sevecen değildi.Sine barn var hun ikke opptatt av.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Et viktig tema i boken er kjærligheten mellom barn og foreldre.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Stiftelsens formål er å bedre levekårene for barn i India.
Çocuğun anne ya da babası çocuklarına isim koyamazlardı.Namun siapa nama istrinya atau ibu dari kedua anak tersebut tidak diketahui dengan jelas.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Contoh yang paling umum adalah perasaan kasih sayang orang tua untuk anaknya.
İlk çocuklarına hamile olan kız arkadaşı Maria'yla evlenmiştir.Supaya didaftarkan bersama-sama dengan Maria, tunangannya, yang sedang mengandung.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.Ia segera membangunkan anak-anaknya.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Hanya keluarga tertentu atau yang berkecukupan untuk dapat memberikan pendidikan tinggi untuk anaknya.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Kết quả là các bậc phụ huynh bỏ lỡ 126 triệu ngày công lao động để ở nhà chăm sóc cho con cái.
Papaz Al Sharpton ise Jackson'ın çocuklarına "Babanızla ilgili tuhaf olan bir şey yoktu.Al Sharpton nhận được tràng vỗ tay khi ông bảo với các con của Jackson, "Chẳng có gì kỳ lạ ở bố các cháu.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Chúng cũng không thường được khuyến cáo ở trẻ em.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Cô thường xuyên tham gia những hoạt động giúp trẻ em mồ côi tại Việt Nam.
Babası evde çoğu zaman çocuklarına yüksek sesle Shakespeare ve Schiller okurdu.Bố cậu thường đọc to các tác phẩm của Schiller và Heine cho gia đình nghe.
Kadınlar yalnızca eş ve çocuklarına yemek getirmek için uğrarlardı.Thốc Phát Nục Đàn đã cho đưa vợ và các con trai của ông đến chỗ ông.
Fikri, çocuklarına başka bir kadından kardeşleri olduğunu söyler.Luna chưa bao giờ nói rằng cô có anh chị em hay không.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Ca khúc như là nỗi lòng của những người con dành cho mẹ.
Kadın cinsel olgunluğa ulaştığında, enerjisini çocuklarına adar.女性は性的な成熟に到達するやいなや、子どもに自身のエネルギーを振り向けるようになる。
O zaman kendilerine ve çocuklarına sürekli iyilik gelirdi.子や孫にも恵まれ、幸福な生活を送った。