çocuklarına ile cümle
çocuklarına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.1932年に29歳でペルーに渡り、クスコにあるドイツ領事の子供たちのナニー兼家庭教師として働き始める。
2030 yılında yaşlı Ted Mosby'nin çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını anlatmasıyla başlar.2030年、ある息子と娘の父親であるテッド・モズビーは、自分がいかにして母親と出会ったかを話し始める。
Bir çocuğu evlat edinen veya eşinin kendinden olmayan çocuklarına annelik yapan kadınlara üvey anne denir.^ 清衡の実の娘(基衡の姉妹、秀衡のおば)か基衡の実の娘(秀衡の姉妹)で清衡の孫娘ともいわれている。
2006 yılında Philippe ölünce, şirket eşi Marie-Odile ve çocuklarına kaldı.2006年にフィリップが死去、グループは未亡人マリエ・オディールと子どもたちの手に渡った。
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.自分の子供や孫は溺愛している。
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.コウノトリは子供に対する両親の愛情を示唆するとされることがある。
Norma uyuyan çocuklarına bakmaktadır.母は禰寝尊重の娘。
Çocuğun anne ya da babası çocuklarına isim koyamazlardı.母、子、真実の父に否認権はない。
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.その服屋さんは彼の妻とその姉妹が経営している。
Çocuklarına hep şefkatle yaklaşır.徐々に子供たちとも親しくなる。
1933: Kız çocuklarına mesleki eğitim vermek amacıyla Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü kuruldu.1933年1月:専門学校令による女子専門部設置。
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.2013年6月6日、妻が第一子を妊娠中であることを発表した。
Aldığı ödülü sokak çocuklarına adamıştır.賞金は孤児院の子供達の為に稼いでいる。
Mende'nin çocuklarına dokunması, namaz kılması da yasaklanmıştır.朵顏把兒孫結諸部邀賞不得,盜邊。
Papaz Al Sharpton ise Jackson'ın çocuklarına "Babanızla ilgili tuhaf olan bir şey yoktu.艾尔·夏普顿牧师告诉杰克逊的孩子“你们的父亲不是怪物,你们的父亲被迫对付的那些东西才是怪物。
O ve karısı sahneye girerler ve orada bulunan çocuklarına sarılarak öperler.在他等候審判期間他的妻子和兒子均先後離世。
2006 yılında Philippe ölünce, şirket eşi Marie-Odile ve çocuklarına kaldı.2006年菲利普去世后,集团所有权由其遗孀和子女继承。
Erkek çocuklarına genellikle aile reisleri gelin adayını tespit etmektedir.探亲访友时通常会带上礼物。
Aile çocuklarına çok ilgi gösterdi.很關心家人。
O ve karısı sahneye girerler ve orada bulunan çocuklarına sarılarak öperler.그와 그의 아내 난드니(자야 바짠)에게 아이가 없어서, 아들을 입양하는데 그 아들이 라훌(샤룩 칸)이다.
Dizi, 2030 yılında, Ted Mosby'nin çocuklarına anneleri (kendi eşi) ile nasıl tanıştığını anlatmasıyla başlar.이 시트콤은 2030년, 주인공 테드 모스비가 자녀에게 그들의 어머니(테드의 아내)를 어떻게 만나게 되었는지 설명해주는 방식으로 전개된다.
Çocuklarına ondan bahset, çünkü sadece bu yolla yeniden ışıkta yürüyebileceksiniz.""전투에서는 당신이 다 관장을 하고, 그 자문은 나한테 얻어서 시행만 하시오."라고 했다.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.나중에 그녀는 자식들에 의해 구제되었다.
Çocuklarına papoose adı verilir.아이들의 이름에 디에고를 넣어라.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.남자 어린이만의 합창을 이르기도 한다.
Çocuklarına çok fazla değer verdiği için onların hep yanında olmasını istemektedir.너희 자녀들이 아주 친근한 그 세계에서 너희는 항상 이민자에 불과하기 때문에 네 아이들을 두려워하고 있구나.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.רק משפחות עשירות יכלו להרשות לעצמן מורה.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.בנוסף על כך, הורים מפסידים כ-126 מיליון ימי-עבודה בשנה כדי להשאר בבית ולדאוג לילדיהם החולים.
Fikri, çocuklarına başka bir kadından kardeşleri olduğunu söyler.השאלה היא האם הוא הוליד בנים מהאישה אחרת.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.ב-1932 החלה לעבוד כאומנת וכמורה לילדיו של הקונסול הגרמני בקוסקו שבפרו.
Sırayla büyük oğlundan başlayarak çocuklarına soruları sordu.לאחר שאלות אלו, מתחילה האם לשאול שאלות לגבי עתידו של בנה.
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.הניח את אשתו וילדיו.
Polislik görevlerinin dışında ise bir aileleri ve çocuklarına karşı babalık görevleri bulunmaktadır.במקביל להתמודדות בחיי העבודה, השוטרים מתעמתים עם הבחירות שלהם לגבי הורות ומשפחה.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.התלמידים העניים שוחררו משכר לימוד וקיבלו גם עזרה בלבוש וארוחות.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.בן מתיתיהו, גם מתאר את אהבתם של בני הזוג.
İlk doğan çocuklarına babanın adı olan Frédéric ismi konulur.לזוג שלושה ילדים שנושאים את שם משפחתו המקורי (פרידמן).
O ve karısı sahneye girerler ve orada bulunan çocuklarına sarılarak öperler.Състоянието им е конфискувано, техните жени и дъщери разпределя между своите привърженици.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.Бащата на Ангела почива през 1903 г., а нейната мащеха през 1907 г., оставяйки малко наследство.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Само заможните семейства могат да си позволят частен учител.
Becki ve Keith, beşinci doğan çocuklarına Ian Michael Dilley adını verdiler.Линет и Том отглеждат петото си дете Пейдж.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Така или иначе синът им получава солидно образование.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.1932. godine radila je kao dadilja i učiteljica djece njemačkog konzula u Cuzcu Cusco u Peruu.
Aldığı ödülü sokak çocuklarına adamıştır.Novac koji je dobio za nagradu podijelio je obiteljima bratovih žrtava.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.Sestre se skrbe za tu djecu na tri razine.
Çocuklarına aşırı düşkündü ve bakımları ile bizzat ilgileniyordu.Bezobziran je prema drugima i brine samo o sebi.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Vrlo je privžena svojoj djeci.
Susan" adlı birine, çocuklarına dadılık yapması için kiralamıştır.Robert si najme Evu aby mu robila opatrovateľku.
Rusça kurslarda Tatar çocuklarına Rusça öğretmeye başladı.Počas pôsobenia v Spartaku sa začal učiť rusky.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Nevlastný otec zaistil obom deťom vynikajúce vzdelanie.
Çocuklarına ondan bahset, çünkü sadece bu yolla yeniden ışıkta yürüyebileceksiniz."Žijú však tvoje slávičie hlasy, bo jedine týmto možné je dostať sa z moci hrabivých Hádových rúk."
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Leta 1932 je začela delati kot varuška in učiteljica otrok nemškega konzula v Cuzcu v Peruju.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ker starši zaradi zdravljenja otrok ostajajo doma, pride do izgube 126 milijonov delovnih dni.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Sinu so omogočili vsestransko izobrazbo.
Aile çocuklarına çok ilgi gösterdi.Skrbi me za svojo družino.
Bu sonuncu konuda kendi aralarında yardımlaşırlar, bir annenin çocuklarına diğer anneler de bakar.Skrbijo za otroke, si pomagajo, poskrbijo tudi za otroke druge ženske.
Çocuklarına yeterli bakımı sağlayamayacağını düşünen aileler, çocuklarını yetimhanelere terk ediyorlardı.To je ljudem omogočilo, da so svoje otroke zapustili anonimno, da zanje skrbi sirotišnica.
Kadınlar yalnızca eş ve çocuklarına yemek getirmek için uğrarlardı.Prebivalci mesta so ven poslali svoje žene in otroke, da bi prihranili hrano za vojake.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Juos prižiūrėdami tėvai praleidžia 126 milijonus darbo dienų.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Daugelyje pasaulio kultūrų jis simbolizuoja vaikų meilę tėvams.
Nut bu günlerin her biri için çocuklarına şu isimleri verdi: Osiris, İsis, Set, Neftis ve Horus.Kiekviena iš dienų buvo paskirta atskiram dievui: Ozryriui, Horui, Setui, Izidei, Neftidei.