çocukların ile cümle
çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hipoglisemi, yeni doğanların ve çocukların %10’unda görüldüğü için, bu nüfusta serum glikoz ölçümü önerilir.因为低血糖发生在几乎10%的婴儿和儿童中,因此推荐在这一群体中实施血清葡萄糖测定。
Çocuklarından bir tanesi "World Wide Web" 'in mucidi olan bilim adamı Tim Berners-Lee'dir.其中包括了万维网之父蒂姆·伯纳斯-李爵士。
Çocukların alacağı eğitime karar verme yetkisi ebeveynde olmalıdır.尊重父母決定子女宗教教育的權利。
Genellikle 1 ila 5 yaşları arasında bulunan çocukların tehlikeli bir hastalığıdır.這個疾病通常影響的是5歲到15歲的孩童。
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.戈培尔与妻子玛格达于次日在杀死其6名子女(英语:Goebbels children)后一同自杀。
Onların çocuklarının doğumu ile birlikte gerilere kaydı.小孩們的戰場 聽到了吧?
Çocuklarından biri gazeteci ve spor yöneticisi olan Arda Gedik'ti.节目通常由一位新闻主播和一位体育主播主持。
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.嚇壞了他的兒子就麻煩了。
Bebeklerin ve çocukların zeka ve bedensel gelişimine yardımcı olur.它们可以促进婴儿的神经和智力发育。
2006 yılında Philippe ölünce, şirket eşi Marie-Odile ve çocuklarına kaldı.2006年菲利普去世后,集团所有权由其遗孀和子女继承。
Vedia ile çocukların hatırına yeniden birleşirler; ancak geçinememektedirler.眞娘亦女中翹楚,卽此可知其言不妄。
Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır.他们与神及信仰间有一种绝对而私人的关系。
İlgili kanuna göre, 60 ayını tamamlayan çocukların zorunlu olarak ilkokula başlaması gerekmektedir.在神栖66町,凡满6岁的小孩必须上小学。
Babalar ailenin geçimini sağlarken anneler çocukların bakımından sorumluydular.在成人年齡之前,父母對子女的行為負責。
Anafilaksiden ölen çocukların %90’ından fazlasında astım hastalığı vardır.死于全身性过敏反应的90%以上儿童曾患有哮喘。
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.与此同时,他们的孩子去上学。
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağını söylerler.臣聞非孝者無親,其瑀之謂矣!」蕭瑀不能回答,但合掌時說:「地獄所設,正為是人。
İsyancı köylülerin, hatta bazılarının eşleri ve çocuklarının yanmış cesetleri direklere asıldı.农民的胡须被烧毁,他们的妻子和女儿被强奸。
Martial ailesi, çocuklarının eğitimlerine büyük bir önem verdi.母亲周秀清极其重视对子女的教育。
Frobel Usulüyle Küçük Çocukların Terbiyesi.青蛙型的小型Buddyroid。
Erkek çocuklarına genellikle aile reisleri gelin adayını tespit etmektedir.探亲访友时通常会带上礼物。
Aile çocuklarına çok ilgi gösterdi.很關心家人。
Leys' in rehberliğinde ilk büyük çalışması olan Clovis' in Çocuklarının Eğitimi 'ni tamamladı (1861).他第一幅成功的作品是《克洛維的兒子的幼年教育》(The Education of the Children of Clovis)(1861),在安特衛普被展出。
Doğal ki, taşlaşma töreni, iki köyün çocuklarının taşlaşmasıyla açılırmış.閩南的習俗是兩個村子的小孩互相擲石子。
Tesadüfi olarak ikilin babaları da çocuklarını bulmuştur: onlar da deyişlerinden çocuklarını tanırlar.」二人者既死,吏議奴其子,軾言:「二人子實為聖祖孫,孰敢奴之?」世宗皆為動容。
O ve karısı sahneye girerler ve orada bulunan çocuklarına sarılarak öperler.그와 그의 아내 난드니(자야 바짠)에게 아이가 없어서, 아들을 입양하는데 그 아들이 라훌(샤룩 칸)이다.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.아들과 딸들을 부르지 마십시오.
Acil servise başvuran çocukların % 85'inin hastalığı hafiftir.응급실을 찾는 어린이의 85%가 경미한 질병으로 진단된다.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.오히려 아내와 자식들을 아주 아꼈다.
Dizi, 2030 yılında, Ted Mosby'nin çocuklarına anneleri (kendi eşi) ile nasıl tanıştığını anlatmasıyla başlar.이 시트콤은 2030년, 주인공 테드 모스비가 자녀에게 그들의 어머니(테드의 아내)를 어떻게 만나게 되었는지 설명해주는 방식으로 전개된다.
Ayrıca bu bölgede 2000 yılından sonra 5 yaşından küçük çocukların sayısı %32 artmıştır.2000년부터 5세 미만의 어린이가 32% 이상 증가하고 있다.
Kız ve erkek çocuklarını esir olarak aldı.부녀자와 어린 사내아이들을 포로로 잡아 갔다.
Martial ailesi, çocuklarının eğitimlerine büyük bir önem verdi.지역 사령관들은 그의 교육 방식에 대해 불만이 많았다.
Yetişkinlerin yaklaşık %5'i etkilenir ve çocukların yaklaşık % 6'sı yılda en az bir bölüm geçirir.성인 중 약 5%가 영향을 받으며 어린이들 가운데 약 6%은 적어도 한 해에 한 번 발병한다.
Hamile kadınlar ve çocukların da maruz kaldığı tespit edilmiştir.첨지중추부사 鄭溫(정온)의 증손이며 조부는 정국공신 鄭允謙(정윤겸)이다.
Çocukların gelişim hızı onların motor becerilerine bağlıdır.선회 능력은 엔진의 성능에 큰 영향을 받는다.
O kahrolasıca namusu için beni ve çocuklarını satabilir.어느 것을 되살리는 한 우리 조상과 아이들을 이어 주리라.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.크룹에 감염된 어린이를 가능한 침착하게 진정시킨다.
Buna çocukların pasaportu dahil edilebilir.남가새목의 하위 과로 분류될 수도 있다.
Bu değişiklik, çocukların masaldan rahatsız olmaması için özellikle yapılmış gibidir..그러나 이 모음곡은 어린이가 연주하는것을 염두에 두고 작곡되지는 않았다.
Çocuklarına ondan bahset, çünkü sadece bu yolla yeniden ışıkta yürüyebileceksiniz.""전투에서는 당신이 다 관장을 하고, 그 자문은 나한테 얻어서 시행만 하시오."라고 했다.
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.(아이들은 학교에 와야 한다.)
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.나중에 그녀는 자식들에 의해 구제되었다.
Çocuklarına papoose adı verilir.아이들의 이름에 디에고를 넣어라.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.그러나 어린애 취급 당하는 것은 싫어한다.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.남자 어린이만의 합창을 이르기도 한다.
Diğer çocukların hepsi büyüdüklerinde resimle ilgilendiler.부모님이 모두 직장에 다녀 어린시절 외할머니(신애덕)의 손에 자랐다.
Çocukların okula başlamasıyla birlikte üstbiliş becerilerindeki gelişim de hızlanır.발육이 빨라 형과 같이 학교생활을 시작한다.
Hamile kalır ve ikiz çocuklarını yalnız başına büyütmeye karar verir.화재로 아내를 잃은 이래, 남자 혼자서 2명의 아이를 기르는 것을 결심한다.
Çocukların biri, gözü bağlı olan çocuğun yanına gidip ona sorar: “Ben kimim?”채군이 아이에게 눈웃음을 치며 "내가 누군지 알아?"라고 묻자 아이는 고개를 끄덕였다.
Reşit olmayan çocukların evlendirilmesi yasa dışı olarak sayıldı.특이하게도 다른 부족과의 결혼이 허용된다.
Bir sonraki gün, çocukların televizyonda idollerini izledikleri bir tanıtım klibi yayınlandı.이후 온라인 커뮤니티에는 방송에 출연한 아이들에게 피해를 받았다는 증언이 뒤따랐다.
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.어린이들의 학습을 보조하는 역할을 한다.
Erkek çocuklarının sayısının On Sekiz kadar olduğu bildirilmektedir.회원 가입은 18살 이상의 남자로 제한하고 있다.
Prof. Stevenson her vakada çocukların raporlarını metotlu olarak belgeledi.브르트니에르 신부는 미사 때마다 교우들에게 그의 경건한 태도를 칭찬하곤 했다.
Korkmanıza gerek yok, size de çocuklarınıza da bakacağım." dedi ve kardeşlerini affetti.너는 반박을 받을 것이지만 은총을 받게 될 것이니 두려워하지 마라.”하고 말하였다.
Bu da çocukların bir yarış pistinde oynamakta olduklarını gösterir.그의 부모님 또한 게임을 갱 라이프에 뛰어들게 한 요소이기도 했다.
Anne ve babalar, bu dede ve ninelerin yanında çocuklarının eğitimine müdahale etmeye kalkışmazlar.그들은 부모나 어른에 대해서, 역시 그러한 지위 밖에 주어지지 않는다는 것이다.
Bazı kuruluşlar çocukların özel aileler tarafından desteklenmesini sağlarlar.모임의 사상은 개인들을 어린아이로 유지시킨다.
Çocuklarına çok fazla değer verdiği için onların hep yanında olmasını istemektedir.너희 자녀들이 아주 친근한 그 세계에서 너희는 항상 이민자에 불과하기 때문에 네 아이들을 두려워하고 있구나.