çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Rota virüs bulaşan çocukların tamamen iyileşmesi, genellikle üç ila sekiz gün sürer.Anak-anak yang terinfeksi rotavirus biasanya sembuh total dalam tiga sampai delapan hari.
Karışık evlilikler yapan çiftler çocuklarını yerel dinlerine göre yetiştirdi.Pasangan kawin silang tersebut membesarkan anak-anak mereka dengan pendidikan Agama setempat.
Anafilaksiden ölen çocukların %90’ından fazlasında astım hastalığı vardır.Lebih dari 90% anak yang meninggal karena anafilaksis menderita asma.
MÖ 8 Hirodes, I. Mariamne'den olan çocuklarını vatana ihanetle suçladı.8 SM Herodes menuduh anak-anaknya dari Mariamne yang pertama ingin berkhianat.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Sekitar 15% anak, biasanya berusia antara 6 bulan dan 5–6 tahun, akan menderita croup.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Tak satupun dari mereka dibiarkan hidup, baik wanita maupun anak-anak tidak diampuni.”
1996 yılı Mayısında Elizabeth ikiz çocuklarını bodrumda doğurdu.Pada Mei 1996, Elisabeth melahirkan anak kembar.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Anak penderita croup harus dijaga agar setenang mungkin.
Nadir durumlarda, 3 aylık ve 15 yaşındaki çocukların bu krupa yakalandığı gözlemlenmiştir.Pada kasus yang jarang, anak semuda 3 bulan dan setua 15 tahun dapat menderita croup.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Maka jangan kecewa atas anakmu atau dirimu sendiri.
Çocuğun anne ya da babası çocuklarına isim koyamazlardı.Namun siapa nama istrinya atau ibu dari kedua anak tersebut tidak diketahui dengan jelas.
Ayrıca bu bölgede 2000 yılından sonra 5 yaşından küçük çocukların sayısı %32 artmıştır.Sejak 2000, jumlah anak di bawah usia 5 tahun yang menetap di Manhattan tumbuh lebih dari 32%.
Çocuklarının hepsi Amerika Birleşik Devletleri doğumludur.Ketiga anak laki-lakinya semua disekolahkan di Amerika Serikat.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Maka, pertemuan antara Pururawa dengan Ayu berarti perpisahan antara Urwasi dengan suami dan anaknya.
Çocukların müzik eğitiminde ve geliştirilmesinde önemli bir yeri olduğu söylenebilir.Pendidikan musik dapat memainkan peran penting dalam perkembangan anak dan kegiatan skolastik mereka.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Contoh yang paling umum adalah perasaan kasih sayang orang tua untuk anaknya.
İlk çocuklarına hamile olan kız arkadaşı Maria'yla evlenmiştir.Supaya didaftarkan bersama-sama dengan Maria, tunangannya, yang sedang mengandung.
Âyine çocukların katıldığı da olur; bununla birlikte çocuklar âyin sırasında oturmazlar ve ayakta dururlar.Apabila tidak dikaruniai seorang anak, adipati dapat mengangkat seorang penerus (libertas affectandi).
Çocukların dahil olduğu vakaların %10’unda ise 25 günden fazla sürmektedir.Batuk berlanjut hingga lebih dari 25 hari pada 10% kasus yang melibatkan anak-anak.
Hera işe karışarak Herakles'i çıldırtmış, Herakles de kendi karısını ve çocuklarını öldürmüştür.Suatu hari Hera memicu kegilaan pada Herakles dan menyebabkan Herakles membunuh anak-anaknya sendiri.
Evini havada kurar ve çocuklarını orada doğurur.Mengeluarkan darah dan seorang bayi dari sana.
Bu sayede çocuklarının gelişimini ve sınıf içinde neler olduğunu yakından takip etme fırsatını yakalarlar.Untuk itu mereka harus mempelajari perkembangan anak dan pendidikan pada masa kanak-kanak.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Orang tua mengharapkan anak laki-lakinya tumbuh sehat dan kuat.
Daha sonra bunlardan çocuklarına intikal etti.Ia segera membangunkan anak-anaknya.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Namun terlepas dari itu teman-temannya sangat mencintainya.
Stonewall, bu çocukların evi oldu.Pawongan merupakan para penghuni rumah.
Kız ve erkek çocuklarını esir olarak aldı.Mereka dan keturunan mereka menjadi kaum pengungsi.
Çocuk pornosu ise çocukların pornografi aracı olarak kullanıldığı yayınlardır.Selain itu, materi gamblang seksual apapun yang menggambarkan anak-anak adalah pornografis'."
Martial ailesi, çocuklarının eğitimlerine büyük bir önem verdi.Said Kelana amat memperhatikan pendidikan anak-anaknya.
Cinayetlerin hemen ardından “Karındeşen Jack çocukların öcüsü”ne dönüşmüştür."Setelah pembunuhan, sosok Jack the Ripper dengan cepat menjadi "momok menakutkan bagi anak-anak".
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Hanya keluarga tertentu atau yang berkecukupan untuk dapat memberikan pendidikan tinggi untuk anaknya.
Devamında, Dünya'nın her yerinde çocukların benzer bir şekilde dil öğrendiğini fark etmiştir.Pada dasarnya semua manusia tampak menghasilkan bahasa dengan cara yang sama.
Çocukların eğitim ve kültür seviyesi ebeveynlerin kültür ve varlık seviyesi ile de ilgilidir.Ia dan rekan kelasnya juga harus beradaptasi dengan budaya Belanda.
Üvey annesi kendi çocuklarından başka üvey oğlu Aleksandr'in da eğitimiyle ilgilendi.Ibu Alix merawat anak-anaknya sendiri (daripada merawat anak-anaknya ke dokter).
Çocuklarının niyetlerini bilmeyen Harpagon, onlar hakkında kurduğu planı anlatır.Masalahnya adalah, Volcano bersaudara tidak mau memberitahu apa yang mereka mau.
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.Anak-anak juga diberi tahu siapa orangtua mereka sebenarnya.
Halaha kurallarınca 13 yaşını doldurmamış çocukların yas tutma zorunluluğu yoktur.Anak-anak seharusnya khatam al-Quran sebelum berumur 13 tahun, tetapi bukanlah wajib.
Sadako'nun gösterdiği cesaret, onu Japon çocuklarının gözünde kahraman yaptı.Sadako juga merupakan pahlawan wanita bagi para gadis di Jepang.
Çocuklarını çok seviyor ve sık sık portrelerini yapardı.Dia sangat menyukai kucing dan sering menunjukkan foto-foto kucingnya pada Harry.
O, çocuklarını sever.Dia mencintai anak-anaknya.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Kết quả là các bậc phụ huynh bỏ lỡ 126 triệu ngày công lao động để ở nhà chăm sóc cho con cái.
Çocukların sokakta kendilerine ev yapmaları ya da geçimlerini sağlamaları yeni ve modern bir fenomen değildir.Trẻ em dùng đường phố làm nhà/nơi sinh sống không phải là một hiện tượng mới hay hiện đại.
Papaz Al Sharpton ise Jackson'ın çocuklarına "Babanızla ilgili tuhaf olan bir şey yoktu.Al Sharpton nhận được tràng vỗ tay khi ông bảo với các con của Jackson, "Chẳng có gì kỳ lạ ở bố các cháu.
2011 yılında doğan çocukların %16'sı göçmen kökenli idi.Trong năm 2011, 16% trẻ sơ sinh có cha mẹ là người nhập cư.
Çocuklarından Arthur Jr'ın otistik bir rahatsızlığı bulunuyordu ve çok az konuşabiliyordu.Arthur Jr. bị mắc chứng tự kỷ, với khả năng nói rất ít.
Beş çocuklarından en büyüğü, Jules, Giessen'e giderek Justus Liebig'in asistanlığını yapmıştır.Ông đã có năm người con, trong đó người lớn tuổi nhất (Jules) trở thành trợ lý cho Justus Liebig ở Giessen.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Cha mẹ thường nhận thấy những dấu hiệu của bệnh này trong hai năm đầu đời của con mình.
Aşağıdaki liste sokak çocuklarının global ölçüde nüfuslarını gösterir.Những ước tính sau cho thấy mức độ toàn cầu của số trẻ em đường phố.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Cũng trong thời gian ấy số lượng trẻ em di cư cũng tăng lên.
Film Norveç'teki gezgin çocukların gerçek hikâyesine dayanmaktadır.Phim dựa trên một câu chuyện có thật về những đứa trẻ lang thang ở Na Uy.
Hamilelik sırasında aşı vurulan annelerin çocuklarında kötü sonuçlar belgelendirilmemiştir.Tuy nhiên, tác động xấu đối với con của những bà mẹ tiêm chủng trong thời kỳ mang thai vẫn chưa ghi nhận.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Không một ai trong số họ còn sống sót, phụ nữ và trẻ em cũng không được tha."
Darly Bem bununla ilgili bazı çocukların diğer cinse özgü aktiviteleri tercih etmesini öne sürmüştür.Daryl Bem đề xuất rằng vài trẻ em thích các hoạt động tiêu biểu của giới tính đối lập.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Nhưng những chàng trai chưa vội ra tay.
Kız çocuklarının okullaşmasına 1990' li yıllardan itibaren başlanmıştır.Đó chỉ là một trường học của một cậu bé cách đây vài năm.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Chúng cũng không thường được khuyến cáo ở trẻ em.
2013 yılı itibarıyla dünyadaki çocukların yaklaşık % 85'i bu aşıyı vurulmuştur.Tính đến năm 2013, trên toàn cầu có khoảng 85% trẻ được tiêm chủng vắc xin sởi.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Jim xin lỗi vì đã làm lũ trẻ sợ.
Bir süredir Kajol Hindistan'daki dul kadınların çocuklarına yardım ediyor.Cô thường xuyên tham gia những hoạt động giúp trẻ em mồ côi tại Việt Nam.
Erkek çocukların çok az bir kısmı çocukluktan sonra da eğitimlerine devam etmişlerdir.Một số ít nam thanh niên tiếp tục học sau thời niên thiếu.

İlgili Sayfalar