çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuklarının adını Samet koyarlar.Az ő gyermekeik viszik tovább a nevet.
Uyandıktan sonra kaos yaratıp, özellikle çocukların korkusuyla beslenir.A verés indulatból történik és a gyermekben félelmet gerjeszt.
Fakir ailelerin çocuklarına para yardımı, giyecek ve ders kitapları verildi.A szegény szorgalmas iskolás gyerekeket ellátják tankönyvekkel, íróeszközökkel és téli ruhával.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.A gyermekeket a lehető legtovább szoptatni kell.
Bu durum da çocukların yetişkinlerle konuşmaları için anılarının oluşumuna yardımcı olur.Ez azt jelenti, hogy a fiataloknak gondosan el kell rejteniük képességeiket a felnőttek előtt.
30 yıl sonra 1991'de hayatını kaybedince mal varlığı çocuklarına kaldı.1996-ban, 30 év után vesztette el, gyermekük nem született.
Olağandışı durumlarda çocukların haklarının korunması için harekete geçmektedir.Az UNICEF fellép a szükségállapotokban, azért, hogy a gyermekek jogait megvédje.
Çocuklarını çok seviyor ve sık sık portrelerini yapardı.Imádja az unokáit, nagyon gyakran játszik velük.
Anne, kocasını öz çocuklarını terk etmeye ikna eder.A mama megengedi, hogy náluk lakjon.
Bu çocukların bu hale gelme nedenleri nelerdir?(Miért csinálnak ilyen jellegzetes hibákat a gyerekek?
Çocukların sosyalleşmesine yardımcı olmak.Megfigyelések a gyermekek társaséletéről.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Vele ijesztgetik a gyerekeket.
22 Ocak 2015'te çift, ikinci çocuklarını beklediklerini duyurmuştur.A pár 2008. október 22-én jelentette be, hogy közös gyermeket várnak.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.A szülők elvárják, hogy a gyermekek a kolostorban elsajátítsák Buddha tanításait a minimum három hónap alatt.
Zwieback çocukların beslenmesi için kullanılır.Lonci elindul élelmet szerezni a kicsinyeinek.
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu.Ezen épp oly humánus, mint nemes erény okozta e két nő elfogatását.
Öyle ki çocukların bile oyun oynamalarına izin vermiyorlardı.Azonban a felnőttek sem tudnak használni például gyerekjátékokat.
Beş çocuklarından en büyüğü, Jules, Giessen'e giderek Justus Liebig'in asistanlığını yapmıştır.Öt gyermeke közül a legidősebb, Jules Gay-Lussac Giessenben Justus von Liebig német fizikus asszisztense lett.
Temmuz 2017'de çift, ikinci çocuklarını beklediklerini açıkladı.2017 októberében a pár bejelentette, hogy ikreket várnak.
Kız çocuklarından sonra erkek çocuğu oldu adını da Hasan koydu.Utána megkérdezte a gyerek nevét is: a kislányt Sharonnak hívták.
ABD'de beş yaşındaki çocukların yüzde 60'ı, dört yaşındakilerin ise yüzde 40'ı anaokuluna gitmektedir.Az 5-14 éves korú gyerekek 95%-a jár iskolába, ez alatta van az OECD-átlagnak.
Emma ise, çocuklarını da alarak annesinin yanına yerleşmiştir.Velük költözik Alma, az unokájuk is.
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Többször beidézték a rendőrségre, egyszer le is tartóztatták, de törvénysértés híján elengedték.
Büluğ çağında erkek çocukların gırtlağı hızla büyümeye başlar.Öthetes korukban kezd kifejlődni felnőtt szőrzetük.
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.De egyik sem maradt életben, gyerekkorukban meghaltak.
Piyoner teşkilatı ile birlikte çocukların sağlıklı ve nitelikli gelişimi için mücadele verdi.A Waldorf-pedagógia célja, hogy módszerével és neveléselméletével a gyermekek egészséges fejlődését támogassa.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Mindkét gyermekének gondos nevelést biztosított.
Jack çocuklarına çok serttir.Jakab nagyon szigorú a gyermekeivel.
Onlar senin çocukların mı?Ők a gyerekeid?
Stonewall, bu çocukların evi oldu.Stonewallista tuli näiden nuorten koti.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.Oi, maani, varjelkoon Jumala sinua, jotta naapurisi ihailisivat lapsiasi.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Pitäkää huoli vaimostani ja lapsistani!"
2011 yılında doğan çocukların %16'sı göçmen kökenli idi.Vuonna 2002 16 prosenttia alkuperäisasukkaista oli pidätetty.
Amanda, Michael'e çocuklarını Trevor'dan uzak tutmasını söylemektedir.Michael käskee poikaansa pysymään erossa Lockesta.
Diğer çocukların aksine o karikatür çizip düşük bütçeli korku filmleri izliyordu.Hän oli tajunnut, että hän oli käyttänyt loppuun pienen budjetin kauhuelokuvat.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Vuonna 1932 hän aloitti työuransa toimimalla Saksan Cuscon-konsulin lastenhoitajana ja opettajana.
Darwin, çocuklarına bağlı ve sıradışı derecede ilgili bir babaydı.Darwin oli perheelleen omistautuva isä ja suhtautui poikkeuksellisen huolehtivaisesti lapsiinsa.
1978'de Meclis Başkanlığı'nın izniyle meclisteki törenlere çocukların da katılması sağlandı.Vuonna 1978 lehtoreille sallittiin saarnaaminen kirkkoherran luvalla.
Reşit olmayan çocukların evlendirilmesi yasa dışı olarak sayıldı.Poikkeuksena olivat aviottomat lapset.
Şimdi ulusların övgülerini karşıla, Ve ayrıca çocuklarının da övgülerini al, Tüm evrende namınız duyulsun.Ota siksi vastaan kansakuntien onnittelut, vastaanota lastesi kunnianosoitus!
Çocukların büyük bir kısmı konuşamaz ama konuşulanı anlarlar.Lapset eivät enää opi puhumaan sitä, vaikka ymmärtävätkin vähän.
ABD'de beş yaşındaki çocukların yüzde 60'ı, dört yaşındakilerin ise yüzde 40'ı anaokuluna gitmektedir.40-vuotiaista jo 40 prosentilla on jonkin verran harmaita hiuksia.
Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler.Ja he rakensivat uuden maailman kuvakseen niin kuin sanat lupasivat; ja he kertoivat pedosta lapsilleen.
Ancak çocuklarının adı bilinmemektedir.Heidän lastensa nimiä ei tiedetä.
İngiltere'deki çocukların sonu mu gelecektir?Lapset taiotaan takaisin Englantiin.
Tebliğ Cemaati, davanın hem kocalarından, hem de çocuklarına bakmaktan mühim olduğunu öğretir.Hutunaiset, olkaa tarkkaavaisia ja varmistakaa, että aviomiehenne, veljenne ja poikanne tajuavat tämän.
Erkekler, kadınlar ve çocukların hepsi tanrışara yaklaşmaktadırlar.Sekä miehet, naiset että lapset ehostivat itseään.
Bir Dilek Tut Derneği, amacı doğrultusunda çocukların isteklerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.Eduskunnan toivomuksesta hän seuraa myös lasten oikeuksien toteutumista.
Annesi ve çocuklarının ne oldukları da acıklıdır.Äiti ja lapsi voivat hyvin.
Öyle ki çocukların bile oyun oynamalarına izin vermiyorlardı.Perheen lapset eivät saaneet leikkiä leluilla tai pelata pelejä.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Lapsen näkemyksiä on kunnioitettava.
Doğan çocuklarından sadece üç tanesi hayatta kalmıştır.Lapsista vain kuusi jäi eloon.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Lapset ovat yllättävän näppäriä käsistään.
Yetişkinliği, evine bakmak ve çocuklarını büyütmekle geçirdi.Annen on aika vihdoinkin aikuistua ja oppia ajattelemaan myös lapsiaan.
Yasakla birlikte, ilkokuldaki kız çocuklarının saçlarını örtmesini yasaklanmıştı.Peruskoulutuksen jälkeen heillä oli kuitenkin oikeus kasvattaa hiuksiaan vapaasti.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.15–18-vuotias ei saa tehdä vaaralliseksi luokiteltua työtä.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Noin 10–15 % keski-ikäisistä miehistä kuorsaa joka yö nukkumisasennosta riippumatta.
Kraliçe danışmanlara rüşvet vererek çocukların kurban edilmesi yanıtını krala vermelerini sağlar.Kuningattaren kuoltua neuvonantajat painostavat kuningasta hankkimaan puolison.
Çocukluğunun ilk yılları erkek çocuklarınkinden farksızdı.Nuoren pojan ensimmäiset vuodet olivat vaikeat.
Çocukların büyümesi için E vitamini gereklidir.Mitä lapsi tarvitsee hyvään kasvuun.

İlgili Sayfalar