çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yetişkinlerin yaklaşık %5'i etkilenir ve çocukların yaklaşık % 6'sı yılda en az bir bölüm geçirir.Kring 5% av vuxna och cirka 6% av barn drabbas åtminstone en gång per år.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Han stödjer inte att illegala immigranters barn automatiskt ska få medborgarskap.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Barn med krupp ska hållas så lugna som möjligt.
Çocukların sadece %30'u 6. ve 7. sınıfları ziyaret edebilmektedir.Han är ett barn, förmodligen i sjätte eller sjunde klass.
Rota virüs bulaşan çocukların tamamen iyileşmesi, genellikle üç ila sekiz gün sürer.Barn som smittats av rotavirus återhämtar sig vanligen helt inom tre till åtta dagar.
2013 yılı itibarıyla dünyadaki çocukların yaklaşık % 85'i bu aşıyı vurulmuştur.Ungefär 85 % av alla världens barn hade fått vaccinet år 2013.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Omkring 15 % av barn, vanligtvis i åldrarna sex månader upp till fem till sex år, kommer att få krupp.
Marge, Homer'a eski işinin kendilerine yettiğini ve çocukların bunun üstesinden geleceğini belirtir.Marge påminner honom att de klarade sig på hans gamla jobb förut, och att barnen kommer att komma över det.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Ett exempel är föräldrars kärlek till sina barn.
Baal uğruna küçük çocukların kurban edildiği bir tanrıdır.Jaj Mamán lille bror vad lever vi för.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Men han var mycket mån om sin hustru och sina barn.
Çocukların alacağı eğitime karar verme yetkisi ebeveynde olmalıdır.Beslut om barns utbildning skall tas av barnets föräldrar.
Norma uyuyan çocuklarına bakmaktadır.Laura vakar över den sovande Julie.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Därför är också andelen barn hög.
Yenilgiyi, âsîlerin kadınlarının ve çocuklarının da paylarını aldikları, korkunç kıyım izledi.De offrade då sina söner och döttrar och sin boskap, och bedrev blot med mat och dryck.
Çift çocuklarına Kaliforniya valisi olan dayısı Newton Booth'un adını verdi.Han fick sitt namn efter sin morbror Newton Booth, som då var guvernör i Kalifornien.
İlk çocuklarına hamile olan kız arkadaşı Maria'yla evlenmiştir.Han är gift med Maria och de väntar sitt första barn.
Dördüncü Bölüm: Evliliğin fazileti, çocukların terbiyesi ve kadınlara karşı davranış adabı.Det fjärde området är familjeplanering, i syfte att minska antalet barn per kvinna.
Marge ve Homer, çocuklarına "iyi uykular" diler fakat çocuklar, plâna ayak uydurmaz.Homer och Marge vill nu göra av sig med hunden men barnen vill inte.
Tanrılardan çocuklarını koruması için altın bir post yollamalarını diler.När han söker efter mat (rötter) finner han guld som har placerats där av gudarna för att hjälpa honom.
Filmde yaşlı bir çiftin çocuklarını görmek amacıyla Tokyo'ya seyahatleri anlatılmaktadır.Den handlar om ett äldre par som reser till Tokyo för att besöka sina vuxna barn.
Kız ve erkek çocuklarını esir olarak aldı.Hon och hennes döttrar sattes i husarrest.
Kont Popoya Şaplak: Çocukların en korkulu rüyası.Jag är alla fäders värsta mardröm).
Çocuklarından hiçbiri evlenmedi.Ingen dotter gifte sig.
Rusça kurslarda Tatar çocuklarına Rusça öğretmeye başladı.Dagmar fortsatte därför sina studier i ryska.
Çocukların erişiminden uzak tutun.Ta ledarhjälp av barnen.
Bunun nedeni ise çocukların bağışıklık sisteminin daha az gelişmiş olmasıdır.Detta orsakas av mindre barns ännu bristfälliga immunitet.
Çocukların en çok sevdiği ünlüler arasında ilk sıralara yükseldi.Kom in och ät!: familjens favoriter.
Arkeolojik kazılarda, kurban edilen çocukların 100'den fazla değerli süslemeyle gömüldükleri tespit edildi.I över hälften av gravarna har arkeologer hittat ben efter barn.
Çocukların gelişim hızı onların motor becerilerine bağlıdır.Sena i utvecklingen av motoriska färdigheter.
Bir süredir işsiz olması sebebiyle karısının avukatı, çocuklarının velayetinin anneye verilmesini talep eder.Du skulle ha instruerat din advokat att väcka talan mot din frus förförare...
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Man bör hålla barn under uppsikt.
Anne-babalar, kız çocuklarının yanında oturmaktadır.Är barnet i sällskap med damerna?
Diğer bir açmada ise hem yetişkinlerin, hem de çocukların gömüldüğü bir mezarlık alanı bulunmuştur.Sammanfattning: platsen har varit en begravningsplats för kvinnor och barn.
Genellikle çocukların oynayabileceği kısımlar içerirler.Ibland utser de som skålar vad som skall skålas för.
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.Han designar kläder för såväl kvinnor, män och barn.
Bütün okullu çocukların Kalbi küt küt vurdu...Hela pojkens skolklass bevittnar händelsen..
P102 Çocukların erişemeyeceği yerde saklayın.S2 Förvaras oåtkomligt för barn.
Harald, Magda'nın hayatta kalan çocuklarından sadece biriydi.Gerard var själv en av endast tre som överlevde.
Acil servise başvuran çocukların % 85'inin hastalığı hafiftir.85 % av barn som förs till akutavdelningen har den lindrigare varianten av sjukdomen.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Utbildningen avslutades hos buddhistiska munkar där han bodde i ett kloster i ett halvår.
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Tre män åtalades för mordet men blev frikända.
Unalaq çocuklarını önemsemez.Iwaidja talas fortfarande av barn.
Bir tarikatta kurucunun (pir) çocuklarını takip edenlere verilen isim.Det har fått sitt namn efter ett av upptäckarens barnbarnsbarn.
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.Konventionen förbjuder, med vissa undantag, unga under 14 år att jobba i industrin.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Tidigare har många rika familjer haft privatlärare för det ändamålet.
Genelde erkek çocuklarınca geceleri oynanır.Spelas ofta på nattklubbar.
Ayrıca, genç erkek çocukların sevdikleri kadınlara olan söylemidir.Han vet hur det kan gå för unga vackra flickor.
Çocukların küçük yaşta okula başlaması.Barnen börjar då i Primary school.
Çocuk bölümünde çocuk hakları, çocuklar ile ilgili haberler ve çocukların makaleleri yayınlanıyor.Organisationen ger ut Barn: Tidningen om barns rättigheter.
2013 yılı itibarıyla dünyadaki çocukların yaklaşık % 85'i bu aşıyı vurulmuştur.Станом на 2013 рік близько 85 % дітей у всьому світі пройшли вакцинацію.
Annesi çocuklarına karşı sevecen değildi.Мері була неласкава з дітьми.
Amanda, Michael'e çocuklarını Trevor'dan uzak tutmasını söylemektedir.Сама ж Аманда говорить Майклу, щоб тримав його подалі від неї і дітей.
Çocuklarını teknede büyütürler.Вони полонили дітей на кораблі.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Пам'ятай про жінку й дітей.
Okul çocuklarının sıkça kullandıkları bir sonuçla birçok okul bölgesi oyuncağı yasaklamıştır.В результаті постійного використання спінерів школярами багато шкільних округів США заборонили іграшку.
Güncel olarak çocukların %80'i beş yıllık ilkokul eğitimini almak için okullara gitmektedir.Близько 85 % дітей щороку переходило до середніх шкіл.
Bu nedenle çocukların eğitimi şehir merkezinde sürdürülmektedir.Головною ціллю є навчання дітей у столиці.
2030 yılında yaşlı Ted Mosby'nin çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını anlatmasıyla başlar.У 2030 році Тед Мосбі розповідає своїй дочці та сину історію про те, як він зустрів їх маму.
Winton'un ölümü, kaydedilen çocukların 241'inin trenle Prag'dan ayrılmasından 76 yıl sonra geldi.В цей день 76 років до того 241 дітей, яких він врятував, залишили Прагу на потязі.

İlgili Sayfalar