çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Claves para el bienestar emocional de los hijos.
Bunlardan en meşhuru, çocukların çok sevdiği "ağzına fare kaçan uyuyan adam" gösterisiydi.Otro libro dirigido a un público más joven es "El gato al que le gustaba la lluvia".
Hera işe karışarak Herakles'i çıldırtmış, Herakles de kendi karısını ve çocuklarını öldürmüştür.Hera provocó un ataque de locura a Heracles, durante el cual el joven griego asesinó a su esposa e hijos.
O zaman kendilerine ve çocuklarına sürekli iyilik gelirdi.Así, él y más gente puso manos a la obra para fabricar alas para él y su hijo.
Çocukların yapamayacaklarına değil, yapabileceklerine yönelim söz konusudur.No se narra lo que los hombres hacen sino lo que pueden llegar a hacer.
Çocuklarına hep doğruyu göstermeye çalışır.Siempre intenta sacar lo máximo de sus hijos.
Bazı kuruluşlar çocukların özel aileler tarafından desteklenmesini sağlarlar.Algunas agencias potencian la reintegración del niño en familias.
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.El 30 de mayo de 2011 Stevens anunció que estaba embarazada de su primer hijo.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Quiere mucho a sus hijos y a su esposa.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Debido a su condición de mujer, solo se le permitió vivir en un monasterio budista durante un par de años.
Çocuklarını padişaha teslim eder; isyancı zorbalar arasına yürür ve onlar tarafından öldürülür.Junto a sus hijos lidiará contra los Patter Nostra y quien se atreva a atentar contra ellos.
6-16 yaş arası kız ve erkek çocuklarının eğitimi zorunludur.La educación entre las edades de seis y dieciséis años es obligatoria.
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.Asimismo, los padres también pueden ver qué tipo de trabajo han estado haciendo sus hijos.
Ve, bu kişi de, orta boyluluk genlerini kendi çocuklarına aktaracaktır.Así que la deuda la heredarán también a sus hijos.
Lois ve Peter daha sonra çocuklarını bu uyuşturucu probleminden korumak için bir şeyler yapmaya karar verir.A la noche, Peter y Lois buscan la manera de proteger y alejar a sus hijos de las drogas.
İşlerini çocuklarına devretti ve çeşitli sosyal çalışma ve araştırmalarla uğraşmaya başladı.Fracasó en ambas y decidió dedicarse a los estudios de humanidades.
Temmuz 2017'de çift, ikinci çocuklarını beklediklerini açıkladı.En julio de 2018, confirmaron que esperaban su segundo hijo.
Amcası ve halası onu büyüttü; kendileri genç yaşta çocuklarını kaybetmişlerdi.El y su hermana, Minori, perdieron a su madre cuando eran jóvenes y a su padre cuando eran más grandes.
Çocukların kullandığı makasların uçları köreltilerek kullanan kişiye zarar vermesi engellenmiştir.El volantín cortado es perseguido por niños, ya que pertenecerá al que lo capture.
Diğer çocukların hepsi büyüdüklerinde resimle ilgilendiler.Como todos ustedes saben, eran muy jóvenes cuando se tomó la foto.
Marge ve Homer, çocuklarına "iyi uykular" diler fakat çocuklar, plâna ayak uydurmaz.Marge y Homer les dan las buenas noches a sus hijos pero todo no está planeado.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.En tales casos las manos deben rematarse rápidamente.
Çocuklarının adını Samet koyarlar.Reciben el nombre de nanos.
Çocukların hepsi de bunu öyle görüyor. "Por supuesto, el otro también lo cree así.”
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.El menaje de casa del deudor, y la ropa suya, de su mujer y de sus hijos.
Evinde Norma arkadaşı Clotilde'ye Pollione'nin kendini ve çocuklarını bırakıp kaçacağındna korktuğunu anlatır.Norma le advierte que Polión le hará lo mismo, abandonarla a ella y a sus hijos.
Hupasiyas, İnara eve döndüğünde ondan karısına ve çocuklarına geri dönmesine izin vermesini diler.House le pide que vuelva a traer a su esposa.
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.Ninguno de sus tres hijos vivió hasta la edad adulta.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Tener experiencia al cuidado de niños.
Babası bir bankacıydı, annesi ise kendini çocuklarına ve onların eğitimlerine adayan bir kadındı.Su padre era un banquero y diplomático, su madre era quien se encargaba de cuidar a los niños.
Kadınlığın ve çocukların koruyucusu.El trabajo de la mujer y los niños.
Çocuklarını kontrol etmekte, onlar üzerinde otorite sağlamakta zorlanıyor.Sólo sobre mi cadáver van a obtener la tenencia de esos niños.
Çocuklarını seninle birlikte getir.Porta con te i tuoi figli.
Bu gece çocuklarına bakacağım.Baderò io ai tuoi bambini stasera.
Anlamadığım şey böylesine güzel bir günde çocukların dışarıda oynamasına niçin izin verilmediğidir.La cosa che non capisco è perché in una giornata così bella non venga permesso ai bambini di giocare fuori.
Hata insana mahsus tabi ki ama çocuklarınıza sevgiyi öğretin.Certo che errare è umano, ma insegnate l'amore ai vostri figli.
Çocuklarına Esperanto öğretmek istiyor musun?Vuoi insegnare l'esperanto ai tuoi bambini?
Çocukların nerede okula gider?Dove vanno a scuola i tuoi figli?
Yanında çocuklarının resimleri var mı?Hai con te delle foto dei tuoi figli?
Çocukların caddede oynamalarına izin verme.Non lasciare che i bambini giochino per strada.
Harald, Magda'nın hayatta kalan çocuklarından sadece biriydi.Harald è l'unico dei figli di Magda a sopravvivere.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Permettevano quindi ai bambini di crescere e rimanere sani.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.O, mio Paese, che Dio ti protegga Possano i tuoi vicini ammirare i tuoi figli.
Çocukların erişiminden uzak tutun.Tenere fuori dalla portata dei bambini.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.Il complesso è eretto su di un livello, "in modo da facilitare la deambulazione di malati, anziani e bambini".
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Mosè poi rimandò sua moglie e i suoi figli dal padre.
Çocuklarından hiçbiri evlenmedi.Nessuno dei figli si sposò.
Tesadüfi olarak ikilin babaları da çocuklarını bulmuştur: onlar da deyişlerinden çocuklarını tanırlar.In entrambi i casi i genitori rimarranno delusi (anche se comprensivi) nel conoscere la verità.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Nel 1932 andò in Perù per lavorare come governante e precettrice per i figli del console tedesco a Cusco.
Pfeiffer sendromlu çocukların yarısında işitme kaybı ve daha sıklıkla dental problemler görülmektedir.Circa il 50% dei bambini con sindrome di Pfeiffer ha perdita dell'udito, e sono comuni anche problemi dentali.
P102 Çocukların erişemeyeceği yerde saklayın.P102 – Tenere fuori dalla portata dei bambini.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Nessuno di loro fu lasciato in vita, né le donne né i bambini furono risparmiati."
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.I ragazzi vanno a scuola.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.I bambini con croup sono generalmente mantenuti calmi il più possibile.
Yahudilerin, ebeveyn, kardeş, eş ve çocuklarının ölümünü anma zorunluluğu bulunur.Gli ebrei sono tenuti a commemorare la morte dei genitori, fratelli e sorelle, coniugi e figli.
Babası felsefe ve astronomiyle ilgilenen biriydi ve çocuklarını kütüphanelere götürüyordu.Suo padre coltivava interessi in filosofia e astronomia e lasciò in eredità ai figli una vasta biblioteca.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Inoltre, è aumentata la percentuale di figli da genitori stranieri.
Görümcesi Fincan (çocuklarının halası) en yakın arkadaşıdır.È considerato il più stretto parente (e uno dei possibili antenati) dei plesiosauri.
Çok sayıda kanıt, AS’li çocukların suç işlemekten çok mağdur olduklarını göstermektedir.Non ci vuole molto tempo per capire che i ragazzi hanno commesso un crimine.
Hamilelik sırasında tütün kullanan kadınlar çocuklarındaki KOAH riskini arttırabilirler.Le donne che fumano durante la gravidanza possono causare un aumento del rischio di BPCO nel loro bambino.

İlgili Sayfalar