çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.Les dejó una enorme fortuna a sus hijos.
Çocukların hepsi iyiydi ve mutlu görünüyordu.Todos los niños estaban bien y parecían ser felices.
Çocukların burada oynamasına izin vermemelisin.No deberías dejar que los niños jueguen aquí.
Bu ilacı çocukların alamayacağı bir yere koy.Pon este medicamento en un lugar adonde los niños no puedan llegar.
O çocuklarına bakmıyor.No cuida de sus hijos.
Çocukların Fransızca bilir mi?¿Tus niños saben francés?
Çocukların ikisi de ağlamaya başladı.Los dos niños empezaron a llorar.
Bunlar senin çocukların mı?¿Son estos tus hijos?
Çocukların nerede?¿Dónde están tus niños?
Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.La principal razón de que los niños digan mentiras es evitar oír reprimendas.
Çocukların sevgiye ihtiyacı var.Los niños tienen necesidad de amor.
Çocukların kahkahası uzaktan duyulabiliyordu.La risa de los niños se podía oír desde la lejanía.
Çocuklarını terk ediyorlar.Abandonan a sus hijos.
Öğleden sonra Goebbels çocuklarını zehirledi.A última hora de la tarde, Goebbels había envenenado a sus hijos.
Kızlarından biri bir okul müdürüdür ve diğer çocuklarının üçü tıp veya eczacılık öğrencileridir.Una de sus hijas es directora de escuela, y otros tres de sus hijos son alumnos de medicina o farmacia.
20. Bölgede okul çocuklarına bedava giysi ve yiyecek verildi.En el XXe arrondissement, se proporcionó a los escolares ropa y comida gratuita.
Stonewall, bu çocukların evi oldu.El Stonewall se convirtió en casa para estos chicos.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.El padre de Angela murió en 1903 y su madrastra murió en 1907, dejando una pequeña herencia.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Ninguno fue dejado con vida; no hubo piedad ni de mujeres ni de niños.
İlletyus, bunun üzerine Nacarlardan yeni doğan tüm çocukların öldürülmesini emreder.Así que Nemrod ordenó matar a todos los niños recién nacidos.
2006 yılında Philippe ölünce, şirket eşi Marie-Odile ve çocuklarına kaldı.Con la muerte de Philippe en el 2006, L'Équipe pasó a nombre de su viuda, Marie-Odile, y sus hijos.
Çocukların erişiminden uzak tutun.Mantener alejado de los niños.
O kahrolasıca namusu için beni ve çocuklarını satabilir.Me vendería junto con mis hijos por su maldita pureza.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Ha querido siempre muchísimo sus hijos y nietos.
Ünlü bir bilim adamıdır ve çocukların maceralarında birkaç kez kaçırır veya rehin tutulur.Es secuestrado o tomado como rehén en numerosas aventuras de los chicos.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Solamente las familias adineradas podían contratar un maestro.
Çocuklarından hiçbiri evlenmedi.Ninguno de los niños se casó nunca.
David ve Amy çifti tek çocuklarını kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşamaktadır.David y Amy sienten que ellos serán las próximas víctimas.
Norma uyuyan çocuklarına bakmaktadır.Gaia da energías a sus hijos dormidos.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.Llegó al Perú en 1932 para educar a los hijos del cónsul alemán en la ciudad de Cusco.
Vedia ile çocukların hatırına yeniden birleşirler; ancak geçinememektedirler.La totalidad de la herencia en propiedad, si no hubiera ni hijos ni descendientes ni ascendientes.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.Goebbels y su mujer se suicidaron.
Ve bu çocukların büyük kısmı hayatını kaybetmektedir.Existe la certeza de que la mayoría de esos niños siguen con vida.
Umay : Lohusaların ve çocukların tanrıçası.Umai: la diosa de lo nacimientos y los niños.
Burada çocuklarına dinlerinin yanı sıra kültürlerini, dillerini, örf ve adetlerini de öğretmişlerdir.También, les enseñaron a sus hijos sus costumbres, religión e idioma.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Los hombres, en cambio, han dejado el cuidado de los hijos a sus mujeres.
Böylece, hem kendi çocuklarını, hem de akıncı köyün gençlerini engellerlermiş.Sus hijos, y los hijos de sus hijos corrieron la misma suerte.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Para sí y para sus hijos y sucesores.
Çocuklarını da onlar zarar görmesin diye bırakmışlardır.Tuvieron descendencia pero no les sobrevivió ningún hijo.
Özellikle, çocukların yaşamlarını ve mutluluğunu amaçlayan kurumlara destekte bulundu.Ella ha contribuido a organizaciones destinadas a mejorar las vidas y el bienestar de los niños en particular.
Yunanistan'ın, Rusya'nın, çocukların ve denizcilerin azizidir.Se ha convertido en el patrón de Grecia y Rusia, de los marineros, de los niños e investigadores.
Karısını ve çocuklarını Norveç'te bırakmıştır.Ella y sus hijos permanecieron en Rusia.
Bu görevi sırasında “Çocukların dostu olan bir toplum” oluşturulması kampanyası başlattı.De esta relación surgió la idea de fundar una asociación de niños dedicados a las misiones.
Mart 2008'de Cook ve Andersen ilk çocuklarını beklediklerini bildirdiler.En marzo de 2015, Cook y Andersen anunciaron que esperaban un segundo hijo.
Doğan çocuklarından sadece üç tanesi hayatta kalmıştır.Sólo tres de sus hijos siguen vivos.
Genç kızlar çocuklarını büyüklerin yanında kucağına almazdı.Debían levantarse ante sus menores.
İdamları izlemeleri için ebeveynler, çocuklarını da getirir.Luego los hijos, cuando tienen a los suyos, también los llevan.
Şimdi ulusların övgülerini karşıla, Ve ayrıca çocuklarının da övgülerini al, Tüm evrende namınız duyulsun.Por lo tanto, recibir el elogio de las naciones, Aprobar el homenaje de sus hijos.
Kadın cinsel olgunluğa ulaştığında, enerjisini çocuklarına adar.Ella dedica sus energías a los niños una vez que alcanza la madurez sexual.
Çocukların sevdiği bir yemektir.Este producto lo adoran los niños.
Hatta zamanla Müslüman Türkler dahi çocuklarını bu okullara göndermişlerdir.Para ese año había cada vez más familias japonesas enviando a sus hijos a escuelas chinas.
En son çocuklarının velayetini de kaybeder.Finalmente, recupera la custodia de sus hijos.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Casad a aquéllos de vosotros que no estén casados y a vuestros esclavos y esclavas honestos.
Çocukların kör karanlıktan korktuğu gibi biz de aydınlıktan korkarız.De niño yo tenía miedo de las sombras, ¿recordáis?
2011 yılında doğan çocukların %16'sı göçmen kökenli idi.En junio de 2004 un 21% de los prisioneros eran indígenas.
Boşanmayla gelen değişiklikler, çoğu zaman çocukların davranış bozukluklarına yol açar.A veces, cambios de conducta —cuando aparecen, afectan principalmente a los niños.
Zwieback çocukların beslenmesi için kullanılır.¿Se dispone la serpiente a alimentarse?
Hatta bazı kişiler kız çocuklarını öldürmekteydi.Incluso intenta matar a sus propios hijos.
Ailelerinin çocuklarının gerçek durumlarını öğrenmesi üzerine olaylar gelişir.Ustedes probablemente sabrán las circunstancias en las que nuestros hijos crecen.
Çıplaklık sadece kölelerin ve çocukların heykellerinde kullanılırdı.Las alegorías se representan bajo la forma de muchachos y muchachas desnudos.

İlgili Sayfalar