çocukların ile cümle
çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.Aucun de leurs trois fils ne survit.
Onun döneminde Afganistan'da kadınların çalışması yasaklandı, kız çocuklarının eğitim görmesi engellendi.Durant son enfance, l'éducation des femmes était interdite et elle ne put étudier.
O kahrolasıca namusu için beni ve çocuklarını satabilir.Mes fils et leurs fils devront en faire de-même ».
Reşit olmayan çocukların evlendirilmesi yasa dışı olarak sayıldı.En revanche, les gens mariés le sont irrévocablement.
George Weasley Angelina Johnson ile evlenip ilk çocuklarının adını Fred koymuşlardır.George s'est marié avec Angelina Johnson et a appelé son fils ainé Fred.
Yapılan DNA testinde, sanığın çocuklarından birinin babasının öldürdüğü Fesih Çelebi olduğu belirtildi.Les test ADN ont révélé que l'un des accusés était le père,.
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.Il écrit à ses enfants et son épouse.
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.Ces discussions permettent ainsi aux familles de mieux connaître ce que leur enfant souhaite ou souhaitait.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Reste en vie pour les enfants ! ».
Mahalleye son zamanlarda çocukların oynaması için bir park yapılmıştır.Dans le nord-est du parc, un espace de jeu est réservé aux enfants.
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.Le code du travail interdit le travail des enfants de moins de 14 ans.
Öyle ki çocukların bile oyun oynamalarına izin vermiyorlardı.Les enfants choisissent de jouer, ils ne peuvent pas être conduits à jouer.
Bir de Kabak borusuyla közde kızaran mısırlara üfleme yaz mevsimi köy çocuklarının en önemli aktivesiydi.En été, se reposer près de ces chutes est une des principales activités des jeunes du village.
Becker çocuklarının eğitiminde sanat, edebiyat ve müzik çok önemli bir yer tutmaktaydı.L’art, la littérature et la musique occupaient une place essentielle dans l’éducation des enfants Becker.
Bunun yanında küçük kız çocuklarını deslekleyerek onlara giyim yardımında bulundu.Encore aujourd'hui, certains viennent y accrocher des vêtements d'enfants,.
Bebeklerin ve çocukların koruyuculuğunu yapar.Elle protège à la fois les mères et les enfants.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Ces symptômes sont souvent détectés par les parents durant les premières années de vie de l'enfant.
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Mis en prison plusieurs fois par les protestants, il est libéré contre rançon.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Il terrifie ses enfants, les violente.
Çocukların kör karanlıktan korktuğu gibi biz de aydınlıktan korkarız.Victime d’une inflammation des yeux, il redoute la lumière.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Le congé de paternité est un droit accordé aux pères d’un nouveau-né.
Modern dönemde her aile, evlerinde çocuklarının portresini bulunduruyordu.Chaque père de famille accomplissait les rites dans son foyer.
Baba olarak çocuklarına karşı ters cevaplar verir ve duygusal olarak sömürür.Contrairement à leur fils, les parents semblent extrêmement nerveux et stressés.
Bu da sonraki erkek çocuklarında eşcinsel yönelim görülme ihtimalini arttırmaktadır.Il est également important de traiter les éventuels partenaires sexuels.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Le croup touche environ 15 % des enfants et se déclare habituellement entre 6 mois et 5-6 ans.
Iriġauraq: çocukların oynadığı saklambaç oyunudur.Am-Stram-Gram : jeux avec les enfants invités.
Doğal ki, taşlaşma töreni, iki köyün çocuklarının taşlaşmasıyla açılırmış.L'unité du BAU doit se dépêcher quand deux enfants sont enlevés.
Amcası ve halası onu büyüttü; kendileri genç yaşta çocuklarını kaybetmişlerdi.Son frère, sa sœur et lui ont été abandonnés par leur père dans leur jeunesse.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.Elle est trois fois plus fréquente chez les garçons que chez les filles.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Felì n'oublie pas les enfants.
Emma ise, çocuklarını da alarak annesinin yanına yerleşmiştir.Abby revient aux urgences en compagnie de sa mère.
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.Tous mes enfants ont été à l'école.
Bu tarihlerde çocukların 7 yıl eğitim alma hakkı vardı.L'étude dans ces écoles dure 7 ans.
Ayrıca, genç erkek çocukların sevdikleri kadınlara olan söylemidir.Parmi les trois amis, il est celui qui mentionne le fait qu'il aime les petites filles.
Çocukların tanımadıkları kişilerle konuşmaması gerektiği şeklinde bir ders verilir.Je ne crois pas qu’on apprenne à l’enfant à parler.
Zaman zaman pişmanlık duysa da çocuklarını sevmektedir ve onlar için büyük fedakarlıklar yapmaktadır.C'est aussi par amour pour les âmes qu'elle prie pour elles et fait quotidiennement de petits sacrifices.
Annesi çocuklarına karşı sevecen değildi.Ses parents manifestaient peu d'affection pour leurs enfants.
Okul bahçesi çocukların oyunları için uygun büyüklükte değildir.Pour lui, l'école des masses n'est pas adaptée aux enfants.
Bazı vakalarda da "çocuksu" anne ya da baba baskın olan diğerinin çocuklarını istismar etmelerine izin verir.Dans certains cas, un parent « enfantin » laissera le parent dominant abuser leurs enfants.
Geyler ve lezbiyenler yasal olarak eşlerinin biyolojik çocuklarını evlat edinebilir (Üvey çocuk olarak).La maternité de substitution a permis aux « gays » d'avoir des enfants biologiques.
Aileler çocuklarını okutmak için çok uğraş vermektedirler.Les parents tentent quotidiennement de comprendre leur fille.
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.En novembre 2015, Jasmine annonce qu'elle est enceinte de six mois de leur premier enfant.
Erişim tarihi: 14 Mayıs 2014. ^ "Somalı Çocukların Eğitimlerini Üstleniyoruz".Consulté le 14 mai 2014. ↑ "Our Students."
Temmuz 2017'de çift, ikinci çocuklarını beklediklerini açıkladı.En juillet 2017, ils annoncent attendre leur second enfant.
Alınan çocukların büyük kısmı ise 14-15 yaş civarında kızlardan oluşuyor.Les jeunes filles sont la part importante de la main d’œuvre à domicile dès 14-15 ans.
Çocuklarını teknede büyütürler.Des enfants sont invités à bord.
Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır.Dans le tableau suivant, l'enfant devient le père ou la mère.
Acil servise başvuran çocukların % 85'inin hastalığı hafiftir.85 % des enfants examinés aux urgences pour croup présentent la forme légère.
Çocuklarına yeterli bakımı sağlayamayacağını düşünen aileler, çocuklarını yetimhanelere terk ediyorlardı.La mère ne peut subvenir aux besoins des enfants, qui sont confiés à des orphelinats.
Erkek çocukların çok az bir kısmı çocukluktan sonra da eğitimlerine devam etmişlerdir.Les filles ont très peu d'opportunités de poursuivre leur éducation après leurs quatorze ans.
Çocukların daha çok uykuya ihtiyacı vardır.Los niños necesitan dormir más.
Çocuklarınız kaç yaşında?¿Cuántos años tienen vuestros hijos?
O, çocuklarını sever.Ella ama a sus niños.
Çocuklarına bakmıyor.No se preocupa de sus hijos.
Kendisini çocuklarına adadı.Ella se dedicaba a sus hijos.
O, çocuklarını asla tekrar görmeyecekti.Nunca volvería a ver a sus hijos.
Gözyaşları çocukların silahlarıdır.Las lágrimas son el arma de los niños.
Çocukların dördünün bahaneleri yoktu.Todos los cuatro muchachos no tenían coartadas.
Çocukların var mı?¿Tienes hijos?
Çocuklarınız uzakta olduğu için, bir sürü boş zamanınız olmalı.Como vuestros hijos están lejos de aquí, debéis de tener bastante tiempo libre.