çocukların ile cümle
çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Evini havada kurar ve çocuklarını orada doğurur.Sie lebt in Båstad und trainiert dort die Kinder.
Çocuklarını kontrol etmekte, onlar üzerinde otorite sağlamakta zorlanıyor.Sie sind stolz, wenn ihre Töchter im Büro arbeiten können.
Michelle kız çocuklarına konulan bir önaddır.Rachel weint um ihre Kinder.
Çocuk pornosu ise çocukların pornografi aracı olarak kullanıldığı yayınlardır.Bei Minderjährigen stellt eine Veröffentlichung zudem Kinderpornografie dar.
Erişim tarihi: 8 Kasım 2015. ^ "Reha Muhtar çocuklarının annesinden NEDEN ayrıldı!!!".Am 8. Februar 2010 erschien die Ep Adults!!!: Smart!!!
Bunun nedeni ise çocukların bağışıklık sisteminin daha az gelişmiş olmasıdır.Der Grund dafür liegt hauptsächlich im nicht abgeschlossenen Wachstum des Kindes.
Kendisine, karısına ve çocuklarına elbise alır.Dort trifft sie auf seine Frau und seine Kinder.
Bunun üzerine Leto'nun çocukları Artemis ve Apollon Niobe'nin çocuklarını oklarla öldürmüşlerdir.Leto ließ daraufhin alle Kinder der Niobe durch Artemis und Apollon töten.
Angela'nın babası 1903'te öldü ve üvey annesi, 1907'de çocuklarına küçük bir miras bırakarak öldü.1709 starb seine Mutter und hinterließ ihm ein beträchtliches Vermögen.
Çocuklarının ismi Cengiz ve Cenan'dır.Ihre zwei Söhne heißen Zenko und Taku.
Kasabadaki çocukların bayıldığı Terrance and Philip Show adlı bir dizileri vardır.Sie schleichen sich in die Show ein, bei der Terrance und Phillip exekutiert werden sollen.
Anna Maria Mozart çocuklarına birkaç kez bu turnelerde de eşlik etmiştir.Auch Anna Maria Mozart fand dort ihre letzte Ruhe.
Erkekler babalarının yanında kendi çocuklarını kucaklarına alıp sevemezler.Die Söhne knüpfen während der Abwesenheit ihrer Väter Liebesbande.
Ernie: Çocukların babalarını hipnoz ederek çılgın boğalara dönüştürür.Zur Psychopathologie der Kinder gefallener Nationalsozialisten.
Eğitim hakkı, çocukların en önemli haklarından biridir.Wichtigstes Recht ist das Erziehungsrecht der Eltern.
Çocuklarını teknede büyütürler.Knaben singen es im Boot.
Kadınlığın ve çocukların koruyucusu.Patronin Europas und Frauenrechtlerin.
Çiftin on dört çocuğu oldu ve bu çocukların altı tanesi yetişkinliğe kadar yaşayabildiler.Das Ehepaar hatte 14 Kinder, von denen vier Töchter und sechs Söhne das Erwachsenenalter erreichten.
Çocukların yapabildiği büyüler yetişkinlerinkine göre oldukça farklıdır.Das Denken des Kindes unterscheidet sich qualitativ von dem der Erwachsenen.
Çocukluğu, diğer çocukların hayatlarından farksız geçmiştir.In seiner Kindheit ist er stets anders als die anderen Kinder.
Oyun boyunca aileler çocuklarını korumaya çalışıyorlar.Staaten statt Familien wollten ihre Kinder behalten.
Güncel olarak çocukların %80'i beş yıllık ilkokul eğitimini almak için okullara gitmektedir.85 % der Schüler kommen täglich mit dem Bus zur Schule.
İşlerini çocuklarına devretti ve çeşitli sosyal çalışma ve araştırmalarla uğraşmaya başladı.Bald gab er aber diese Karriere auf und widmete sich politischen und sozialen Studien.
Çocuklarından biri, Théoden'di.Einer seiner Professoren war Theodor Curtius.
Yerli çocukların köleleştirilmesi de savaşı kışkırtan diğer bir sebeptir.Ihr Nazihunde, Ihr seid schuld an diesem Krieg.
Annesi çocuklarına karşı sevecen değildi.Ihre Mutter ist nicht stolz über ihre Berufswahl.
Çocukların defter-kalem ihtiyaçlarını karşılamayı kendisi üstlenir.Straßenkinder fotografieren sich selbst.
Çocukların daha çok uykuya ihtiyacı vardır.Les enfants ont besoin de beaucoup de sommeil.
Çocukların televizyon yüzünden yazmayı ihmal etme eğilimi var.Les enfants ont tendance à négliger la lecture à cause de la télévision.
Karısını ve çocuklarını asla bir daha görmesi gerekmedi.Il ne devait jamais revoir sa femme et ses enfants.
Bu hikayeyi çocukların anlaması zor.C'est difficile d'adapter cette histoire pour les enfants.
O, çocuklarını sever.Elle aime ses enfants.
Çocuklarına iyi örnek göstermelisin.Tu devrais montrer le bon exemple à tes enfants.
Çocukların ihtiyacı olan bu kitabı satın aldım.J'ai acheté le livre dont les enfants ont besoin.
O çocuklarına karşı çok sertti.Elle était très dure avec ses enfants.
Tom çocuklarını üniversiteye göndermeyi göze alamaz.Tom ne peut pas se permettre d'envoyer ses enfants à l'université.
Çocukların dördünün bahaneleri yoktu.Aucun des quatre garçons n'avait d'alibi.
Çocuklarını bırakmadı.Il n'a pas abandonné ses enfants.
Mary, çocuklarına Rusça öğretiyordu.Marie apprenait le russe à ses enfants.
Çocuklarını aradı ama hiçbir yerde onları bulamadı.Elle chercha ses enfants mais ne put les trouver nulle part.
Öğleden sonra Goebbels çocuklarını zehirledi.Tard dans l'après-midi du 1er mai, les parents Goebbels empoisonnèrent leurs enfants.
Bu yüzden çocukların çoğu onu hiç sevmez.C'est pour ça que la plupart des autres enfants ne l'aiment pas.
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağını söylerler.Et tout comme eux, ils ont un point faible : le feu, qui annule leurs pouvoirs.
Bazı Yahudiler zorla din değiştirmektense çocuklarını öldürüp intihar etmeyi yeğlemişlerdir.Certains Juifs préfèrent tuer leurs enfants et se suicider.
Çocuklarını da onlar zarar görmesin diye bırakmışlardır.Ils élèvent donc des enfants qui en vérité ne sont pas leurs propres fils.
Ksenia'nın, çocukların şarkı müsabakalarında yer alan bir ablası var.Kseniya a une sœur aînée qui participe aussi à des concours de chanson d'enfants.
Anvers Yahudi çocuklarının %95'i Yahudi eğitimi almaktadır.De plus, une large majorité (95 %) des enfants juifs d'Anvers reçoivent une éducation juive.
Dizi, 2030 yılında, Ted Mosby'nin çocuklarına anneleri (kendi eşi) ile nasıl tanıştığını anlatmasıyla başlar.La série débute en 2030, lorsque Ted Mosby raconte à ses deux enfants comment il a rencontré leur mère.
Marge ve Homer, çocuklarına "iyi uykular" diler fakat çocuklar, plâna ayak uydurmaz.Marge et Homer disent bonne nuit à leurs enfants, mais chacun est effrayé par quelque chose de différent.
Çocukların %59'u en az bir spor dalıyla ilgilenmektedir.59 % des enfants font partie d'un club de sports.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Il faut des filles au plus tôt.
Iason geldiğinde, Medea çocuklarından ayrılıyor olmanın üzüntüsü içindeymiş gibi davranır.Lorsque notre héros arrive, Médée prétend être très triste de la séparation d'avec ses enfants.
Bir sonraki gün, çocukların televizyonda idollerini izledikleri bir tanıtım klibi yayınlandı.Le lendemain, un vidéoclip a été mis en ligne, présentant des enfants regardant leurs idoles à la télévision.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Il adore ses petits-fils et petites-filles.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Les enfants atteints de croup sont généralement gardés le plus calme possible.
Onu en çok üzen şey çocuklarından ayrı kalmak olmuştur.Le pire, pour Catherine, est d’être séparée de ses enfants.
Doğan çocuklarından sadece üç tanesi hayatta kalmıştır.Seuls trois de ses sept enfants lui survivent.
Kasabadaki çocukların bayıldığı Terrance and Philip Show adlı bir dizileri vardır.Les enfants de South Park aiment regarder un cartoon appelé Le Terrance et Philip Show.
Çift ikinci çocuklarına 'Saint West' adını vermiştir.Sur quoi le père offre les deux vases à saint Nicolas.
Satürn bunu engellemek için bütün çocuklarını doğar doğmaz yiyordu.Saturne, ne devant pas avoir de descendance, mangeait ses enfants dès leur naissance.