çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukların dördünün bahaneleri yoktu.Alle vier Jungen hatten kein Alibi.
O çocukların kendilerine bakacak kimsesi yok.Diese Kinder haben niemanden, der sich um sie kümmert.
Çocukların ulaşamayacağı yerde saklayınız!Außer Reichweite von Kindern aufbewahren!
Çocukların ulaşamayacağı yerde muhafaza ediniz!Außer Reichweite von Kindern aufbewahren!
Tom çocuklarına daha iyi bakmalı.Tom sollte sich besser um seine Kinder kümmern.
Çocuklarının nerede olduğunu biliyor musun?Weißt du, wo deine Kinder sind?
Anne ve babanın çocuklarına vermesi gereken iki şey: Kökler ve kanatlar!Zwei Dinge sollten Kinder von ihren Eltern bekommen: Wurzeln und Flügel!
Çocuklarınla ne yapıyorsun insan?Mensch, was machst du mit deinen Kindern?
O, kendini ve çocuklarını tehlikeye attı.Er hat sich und seine Kinder in Gefahr gebracht.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.O mein Land, wie Gott dich behütet, Dass deine Nachbarn deine Kinder bewundern.
P102 Çocukların erişemeyeceği yerde saklayın.P102 Darf nicht in die Hände von Kindern gelangen.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Nun will er von den Kindern gefürchtet werden.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Ich will für euch und eure Kinder sorgen.
Çocuklarının beşi hâlâ Çin'de tutulmakta ve gizli servis tarafından izlenmektedir.Fünf ihrer Kinder werden weiterhin in China festgehalten und verfolgt.
Ona hayret verici gelen, çocukların dil öğrenme hızıdır.Ihn erstaunte zunächst das Tempo, mit dem Kinder Sprachen lernen.
Devamında, Dünya'nın her yerinde çocukların benzer bir şekilde dil öğrendiğini fark etmiştir.Weiterhin stellte er fest, dass Kinder auf der ganzen Welt auf eine ähnliche Weise sprechen lernen.
Becker çocuklarının eğitiminde sanat, edebiyat ve müzik çok önemli bir yer tutmaktaydı.Bei der Erziehung der Kinder der Familie Becker spielten Kunst, Literatur und Musik eine große Rolle.
Bu bilgilerin algılanması çocukların dil edinimi ile açıklanabilir.Nur bei der Annahme von einem solchen Wissen könne man den Spracherwerb von Kindern erklären.
Çocukların erişiminden uzak tutun.Nicht in Reichweite von Kindern aufbewahren.
Çocuklarından hiçbiri evlenmedi.Keine seiner Töchter heiratete.
Ağaçta bulunan düğümler altlarındaki kendi ilgili çocuklarının özet değerleri alınmış halidir.Knoten weiter oben im Baum sind Hash-Werte ihrer Kinder.
İlkokula giden çocukların %54'ü aynı sınıfa bir veya birden fazla yıl tekrar gitmektedir.In den Grundschulen wiederholen 54 % der Kinder eine oder mehrere Klassen.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Musa nahm sich daraufhin ihrer an und zog sie an Kindes statt auf.
İçinde çocukların bulunduğu eve direkt olarak saldırdı.Er hat sich das Haus, in dem du wohnst, genau gemerkt.
Bazı çocukların şikayeti üzerine birkaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.Mehrere Personen wurden des Mordes angeklagt, aber freigesprochen.
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.Das Kind sollte gerne in die Schule gehen.
Çocuklarına papoose adı verilir.Ihren Sohn nannten sie wieder Poppo.
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.Ferner wurde ein Gesetz verabschiedet, das Kindern unter 14 Jahren die Arbeit untersagte.
2013 yılı itibarıyla dünyadaki çocukların yaklaşık % 85'i bu aşıyı vurulmuştur.Im Jahr 2013 hatten circa 85 % der Kinder weltweit einen Masernimpfstoff erhalten.
Mozambik'te 5 yaşın altındaki çocukların sadece %6'sının doğum belgesi bulunmaktadır.Nur 6 % der unter Fünfjährigen haben eine Geburtsurkunde.
1932'de Peru, Cusco'daki Alman konsolosunun çocuklarına dadılık ve öğretmenlik yapmaya başlamıştır.1932 nahm sie eine Stelle als Hauslehrerin beim deutschen Konsul in Cusco, Peru, an.
Çocuğun anne ya da babası çocuklarına isim koyamazlardı.Daher führten Mutter und Kinder nicht den Familiennamen des Vaters.
Bu çocukların on tanesi yaşayabildi (üç erkek ve yedi kız).Dort wurden die Überreste von mindestens sieben Individuen (drei Erwachsene und vier Kinder) gefunden.
İlk doğan çocuklarına babanın adı olan Frédéric ismi konulur.Vermutlich der Älteste dieser Söhne hieß wie der Vater Friedrich.
Son bölümde ise ikiz çocuklarının olacağını öğrenip sevindiler.In der neunten Staffel erfährt man, dass sie noch zwei weitere Kinder bekommen.
Ocak 2012'de ilk cocuklarina hamile kalmistir.Im Februar 2012 gab Klug ihre Schwangerschaft bekannt.
Bazı çocukların intihar saldırılarında yer aldıkları da iddia edilmektedir.Kinder scheinen bei den Bestattungen unterrepräsentiert zu sein.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Auch betreute sie die Kinder von Müttern, die arbeiten mussten.
Modern dönemde her aile, evlerinde çocuklarının portresini bulunduruyordu.Auch jede Familie sollte zu Hause ein Bild von ihm haben.
Children’s Corner (Çocukların Köşesi) adlı eserini kızına adadı.Ihr widmete er die Children’s Corner.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.Mit Kindern Technik entdecken.
Zenginlerin çocuklarına özel ders verir (s.Er unterrichtet nach Schulschluss die Kinder reicher Leute privat.
Ted'in karısı, çocukların annesidir.Adele ist die Mutter seiner Kinder.
Ailesi idamı ancak infazdan 3 gün sonra çocuklarını ziyarete geldiklerinde öğrenebildi.Von der Hinrichtung ihres Sohnes erfuhren die Eltern erst zwei Monate nach dem Vollzug.
Doğan çocuklarından sadece üç tanesi hayatta kalmıştır.Von mehreren geborenen Kindern überlebten ihn nur drei Töchter.
Reşit olmayan çocukların evlendirilmesi yasa dışı olarak sayıldı.Unverheiratete Frauen würden verachtet.
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.Beide Väter glauben zu wissen, was für ihre Kinder das Beste sei.
Mendil kapmaca'da çocukların ve gençlerin oynadığı eğlenceli bir oyundur.Ein Jugendsozialbetreuer ist am Kinder- und Jugendzentrum Krokotreff in Behringen tätig.
Jones 70'li yılların başında Alaska Anchorage'de yaşayan çocuklarına yakın olmak için oraya taşınır.Jones zog Anfang der 1970er Jahre nach Anchorage, um ihren Kindern, die dort lebten, näher zu sein.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.SSES kommt bei Jungen dreimal so oft vor wie bei Mädchen.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Hervorgehoben wird auch seine Fürsorge für die Jungen.
Geniş anlamda aile (velayet ailesi), dar anlamda aileye çocukların dahil olması ile meydana gelen ailedir.Beispiel: Familie – Familienmitglieder: die Tochter ist ein Familienmitglied, nicht aber eine Familie.
Çocukların küçük yaşta okula başlaması.Manche Kinder beginnen bereits im Vorschulalter damit.
Jacen, amcası Luke Skywalker'ın çocuklarına yol göstericilik yaptı.Die Jawas verkaufen die beiden Droiden an Luke Skywalkers Onkel.
Çocuklarını da onlar zarar görmesin diye bırakmışlardır.Und er hat eure Adoptivsöhne nicht wirklich zu euren Söhnen gemacht.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Wie belastete Kinder stark und gesund aufwachsen.
Çocukların velayet hakkını Usher kazandı.Nach langem Streit bekam Usher das Sorgerecht für die Kinder.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Die beiden halten sich kurz bei den Händen.
Öğleden sonra Goebbels çocuklarını zehirledi.Zudem wurde die Szene, in der Magda Goebbels ihre Kinder vergiftet, herausgeschnitten.
Bu oyunda çocukların yağmur duası benzeri (yağmur yağsın) gibi istekleri olur.Kleinbürger - wie Zacharias (siehe unten) - treten auf.

İlgili Sayfalar