çocukların ile cümle

çocukların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca tecavüzden korunma ve çocukların kendilerini savunabilmesi için de kullanılır.Aggression may also occur for self-protection or to protect offspring.
Bunun olumlu yönü ise çocukların anadillerini rahatlıkla önceki kuşaklar gibi konuşmalarıdır.The others are only as the fairy tales which old wives tell to their children.
İstismara uğramada kız çocukların oranı erkek çocukların oranına göre daha yüksektir.The enrollment of boys is higher than that of girls.
Iason geldiğinde, Medea çocuklarından ayrılıyor olmanın üzüntüsü içindeymiş gibi davranır.When Isifile appears, only Medea believes that she is mad.
Aile cinselliğin, kadının ve çocukların baskılanması demektir.Jake feels pressure from family, society and his wife to have a child.
Çocuklarına hep güler yüzle yaklaşır.His eyes are always closed while he smiles.
Fikri, çocuklarına başka bir kadından kardeşleri olduğunu söyler.There is reference to him having at least one sister.
Ancak bu çocukların VIII. Henry'den olduğu da rivayet edilmektedir.Nevertheless, some sources call him Henry VII.
Kibutz, ilke olarak çocukların yetiştirilmesini ve eğitilmesini ortaklaşa yapar.Kibbutz Samar is primarily engaged in growing and exporting organic dates.
Çocukların hepsi de bunu öyle görüyor. ""Los hijos que todos ven".
Ertesi sabah Abraham uyanır ve Ellen ve çocuklarının gittiğini görür.Next morning, Eddie wakes up and sees Toni run away.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Being a woman, she was only allowed to live in a Buddhist monastery for a couple of years.
Modern dönemde her aile, evlerinde çocuklarının portresini bulunduruyordu.Every afternoon, the parents would take their baby home for about an hour.
Böylece ÇÇAH. sahibi bir insanın bu bozukluğu çocuklarına geçirmesi %50 gibi bir olasılığa sahiptir.This means an affected person has a 50% chance of passing the condition on to their child.
Evli çiftler, babalarının yanında çocuklarını sevemezler.Only divorced women have parental authority over their children.
Bir tarafta, Hindistan'daki çocukların durumu var.On the one hand there is the situation of the kids in India.
Ve bu pozu veren çocukların, aslında kurtarılan çocuklar olmadığını da.And it wasn't actually the kids who had been found.
Çocukların yüzde doksanı bilgisayar oyunu oynar.Ninety percent of children do play video games.
Hinna mektubunda demiş ki: "Ben çocuklarını kaybeden ebeveynler için çok üzülüyorum.Hinna (ph) wrote, "I feel terrible for the parents who lost their children.
Aileler çocuklarını bizden kaçırırdı.Parents would shuffle kids away from us.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Have breakfast with my wife and children.
Eşin ve çocuklarınla akşam yemeği için eve git.Drive home for dinner with my wife and kids.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Even in the slums of India more than 50 percent of urban kids are going into private schools.
Ve tabii çocukların fuhuşa zorlanmasına karşı tutkuyla savaşan Kamboçyalı bir aktivist, Somaly Mam.And Somaly Mam, a Cambodian activist who fights passionately against child prostitution.
Mesela çocukların sağır insanlar ile dalga geçme eğilimleri olur.The children have that tendency to make fun of deaf people.
Çocukların %30'u hiçbir zaman liseyi bitirmiyor.Over 30 percent of kids never finish high school.
Çocukların son sınıftan önce ne yaptıkları takip edilmiyordu.Because they weren't tracking where the kids were before that.
Hattâ çocukların her biri yapmıştı biraz kahverengi şeker ile doughcake.She had even made each of the children a doughcake with a bit of brown sugar in it.
Bu boğalara çocuklarından daha iyi bakıyorlar.These bulls are better kept than their own children.
Aşı, çocukların hayatını kurtarmanın en ucuz yolu.Immunization, that's the cheapest way to save a child's life.
Burada çalışmaya başladığım zaman çocukların yalnızca %1'i tamamen aşılanmıştı.Well, when I started working there, about one percent of children were fully immunized.
Kız çocuklarının evliliği anneler için çok özeldir.The daughter's marriage is very special to the mom.
Sonuç olarak çocukların 2/3'i lokumların cazibesine dayanamıyor.What happens is two-thirds of the kids give in to temptation.
Seneler geçtikçe bekleyen çocuklarla, teslim olan çocukların arasında dağlar kadar fark oluşmuştu.There were enormous differences between kids who resisted and kids who yielded, in many ways.
Diğer çocukların varmı ki, neden onun da olsun?Other boys can pick locks, why can't you?
Çocukların hayatta kalması gerekiyor.You need to have children to survive.
Buralarda daha iyi aile planlaması, çocukların hayatta kalması için daha iyi şartlar gerekli.And that's where family planning, better child survival is needed.
Çocukların akşam trenine bileti var, şimdi gitmeleri gerekiyor.The kids have tickets to the evening train, they have to go now.
Bu projede -- halk bize geldi ve dedi ki, problem kız çocuklarının eğitimlerinin olmayışı.The community came to us and said, "The problem is that the girls don't have education."
Çocukların ebeveynleri tarafından inşa edildi.It's built by the parents of the kids.
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"I said, "All I know is, I've been photographing a lot of these children."
Noel tatilinde dahi bazı çocukların çalıştığını izledik.We've even, on Christmas, we saw some of the kids were doing it.
Ve tahminimce internette sörf yapan çocukların hepsi siteye girdi resmin bütününü görmek için.And my guess is that a lot of the surf kids did go to the site to get this entire picture.
Görüyorsunuz çocukların ve yaşlıların ölüm oranları iki ülkede hemen hemen aynıAnd you see they have pretty similar death rates among young kids and old people.
Ve biliyorsunuz, çocuğu olanlarımız çocuklarının müzikle ilgilenmesini isterler.And you know, those of us with kids often want our kids to take music.
Çocukların yüzde 23'ü, daha beş yaşına gelmeden ölüyordu.23 percent of them died before they reached the age of five.
Bu, çocuklarının gelişiminin... ...tehlikede olabileceği demektir.It means that their children's development can be compromised.
Çocukların maruz kaldığı tüm saçmasapan şeyleri düşünün.Imagine all the ridiculous things that children are exposed to.
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.So, here we damage them right away, because they think, so i guess that's the way children are.
Çocukların hafızası fotoğrafikti.There was photographic recall.
Çocukların, ne yapmayı öğrenmek istiyorlarsa onu öğrendiklerini farkettim.I noticed that children will learn to do what they want to learn to do.
"Çocukların ilgisi varsa o zaman eğitim gerçekleşir.""if children have interest then education happens."
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.So dystonia is a disorder affecting children.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.I just took a few photos of the kids, and the next day I came with the posters and we pasted them.
Çocukları severim, çocuklarına da bakabilirim.I love kids, I can be a babysitter too.
İçinde Arkansaslı beyaz çocukların fikirlerinin bolca bulunmadığı bir yarını.We're not leaving Somalia till we find him. And we will find him.
-Öyle. Çocukların ödünü koparmamak gerekir. Burası öyküde şövalyenin ejderi öldürdüğü yer.Is that a hot weapon?
Buraları, insanların en sinirli zamanlarında, çocukların alındığı saatte incelediler.They studied those daycare centers at the time of highest tension, which is pick-up time.
Çocukların neyle etkileştiklerini an be an görebiliyoruz.We can see, moment by moment, what children are engaging with.
Ve genellikle süper-anneleri tanıyabilirsiniz, çünkü kendi çocuklarından daha zayıftırlar.And you can usually tell the uber-moms because they actually weigh less than their own children.

İlgili Sayfalar