çocukları ile cümle

çocukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bir anne onun çocuklarının davranışından sorumludur.A mother is responsible for the conduct of her children.
Anneler çocuklarını doyurmak için kendileri açlıktan öldü.Mothers starved themselves to feed their children.
Çizgi roman okuma genellikle çocukların eğlencesi olarak görülüyor.Reading comics is usually viewed as the pastime of children.
Ağacın altında bazı erkek çocukları var.There are some boys under the tree.
Ama çocukların velayeti bir sorundu.But custody of the children was a problem.
Şu genç çocukların polislerden daha hızlı koşabileceğine inanmak saçmadır.It is absurd to believe that young children can run faster than policemen.
Anaokulu çocukları parkta el ele yürüyordu.The kindergarten children were walking hand in hand in the park.
Fırtınanın hiddeti çocukları korkuttu.The fury of the storm frightened the children.
Çocuklarının anne babaları tarafından eğitilmesi önemlidir.Education by the parents of their children is important.
Anne babalar, çocuklarının güvenliğinden sorumludurlar.Parents are responsible for the safety of their children.
Çocuklarını iyi yiyeceklerle beslemen önemlidir.It's important to nourish your children with good food.
Yaşlı adam çocukları tarafından çevrilmiş vaziyette oturdu.The old man sat surrounded by the children.
Çocuklarımın yakında bahar tatilleri var.My kids have their spring break soon.
Açık havada daha fazla zaman harcayan çocukların miyop riski daha düşüktür.Children who spend more time outdoors have a lower risk of myopia.
Erkek çocukları küçük kız kardeşlerine tepeden bakma eğilimindedir.Boys tend to look down on their younger sisters.
Onlar Kate'e çocuklarına bebek bakıcılığı yapmasını rica ettiler.They asked Kate to babysit their child.
Biz erkek çocuklarız.We are boys.
Ebeveynlerin çocuklarından daha önemli olduğunu düşünmek istiyorum.I want to think that parents are more important than their children.
Çocukları çok güzel olan adam bu.That's the man whose kids are so nice.
Çocukların hepsi oturuyor.All of the children are sitting.
Çocukların var mı?Do you have children?
Çocuklarım için minnettarım.I am thankful for my children.
Çocukları, sokakta oynamamaları için uyardı.She warned the children not to play on the street.
Çocuklarım birer nimet.My children are a blessing.
Anne baba, çocuklarıyla oyun oynuyor.The parents are playing a game with their children.
Çocukları düşünün.Think about the children!
O, çocukları sever.She loves children.
Her sabah işe gitmeden önce çocuklarımı okula bırakırım.I drop off my children at school every morning before going to work.
Çocukların mutlu seslerini duydum.I heard the children's happy voices.
Anne, çocukları için endişeliydi.The mother worried about her children.
Ben kötü çocukları sevmem.I don't like bad children.
Biz, onun çocuklarıyız.We are his children.
Kendi çocuklarından birine sahip olmak yerine bir çocuk evlat edinmeye karar verdiler.They decided to adopt a child rather than having one of their own.
Çocukların çok uykuya ihtiyaçları vardır.Children need a lot of sleep.
Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen yetişkin sitelerine girmeyin.For our children to be safe, please do not enter adult sites.
Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen porno sitelerine girmeyin.For the safety of our children, please do not enter porn sites.
Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.Parents try to impress upon their children the importance of honesty and hard work.
Korkutucu filmler çocukları korkutur.Scary movies will frighten the children.
Çocukların için genleri seçebilseydin, seçer miydin?If you could choose the genes for your children, would you?
Çocukların çoğu ip atlamayı sever.Most children like to jump rope.
Mary çocuklarına hayvanlara karşı nazik olmayı öğretti.Mary taught her children to be kind to animals.
Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.The family mourned the tragic death of their young child.
Bazen çocukları yemek yemek için ikna etmek zordur.Sometimes it's hard to persuade children to eat.
Tom'un karısı ikinci çocuklarına hamile.Tom's wife is pregnant with their second child.
Anne dövüşen çocukları ayırdı.The mother separated the fighting children.
Çocukların gülme sesini seviyorum.I love the sound of children laughing.
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
Çocukların bölümü nerede?Where's the children's section?
Çocukları çantaya koymayın.Don't put children into the bag.
Bir babanın, çocuklarına karşı olan sorumluluklarını ihmal etmemesi gerekir.A father shouldn't shirk his responsibilities to his children.
Çocukların çalışkan olmaları iyidir.It is good that children are industrious.
Ben ölürsem çocuklarıma kim bakar?Who would look after my children if I died?
Birçok anne-baba çocuklarıyla gurur duyuyor.Many parents take pride in their children.
Çoğu ebeveyn, kendi çocuklarını, dünyada en iyi olarak görüyor.Most parents see their own children as the best in the world.
O çocuklarına çok kızdı.She got very angry with her children.
O, onun çocuklarına çok öfkelidir.She is very angry with her children.
Onlar çocuklarının oynaması için daha fazla alana sahip olmayı severlerdi.They liked having more space for their children to play.
Çocukların tümü güneş batmadan önce yatağa gitmek zorundaydılar.All of the children had to go to bed before dark.
O kadar yoğun yandı ki çocukları onu artık tanımadı.She was burned so extensively that her children no longer recognized her.
Onlar kilisenin çocukları.They are the boys of the parish.

İlgili Sayfalar