çocukları ile cümle
çocukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Geç kalan senin çocukların.It's your children who were late.
Onlar kendi çocuklarını sever.They love their kids.
O, onunla çocuklarının eğitimi hakkında tartıştı.She argued with him about their children's education.
Onun çocukları şımartmasını istemiyordu.She didn't want him to pamper the children.
O, onu ve beyzbol oynayan diğer çocukları izledi.She watched him and the other boys playing baseball.
O her zaman köpeğini beslemeden önce çocuklarını besledi.She always fed her children before she fed her dog.
Sanırım çocuklarımla biraz zaman geçirmemin zamanıdır.I think it's time for me to spend a little time with my children.
Çocuklarınızla izlemek için en sevdiğiniz film türü nedir?What's your favorite kind of movie to watch with your children?
Çocuklarınla yeterli zaman geçiriyor musun?Are you spending enough time with your kids?
Geçen yıl, çocuklarımla istediğim kadar çok zaman geçiremedim.Last year, I couldn't spend as much time with my children as I wanted to.
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
Çok sayıda insan çocukların TV izleyerek çok fazla zaman harcadıklarını düşünüyor.Many people think that children spend too much time watching TV.
Ebeveynler çocukları ile kaliteli zaman geçirmeliler.Parents should spend quality time with their children.
O, çocuklarının para ile alışveriş etmelerine yardım ederek çok zaman harcar.She spends a lot of time helping her children learn to deal with money.
O, zamanının çoğunluğunu çocuklarına bakarak harcar.She spends a majority of her time taking care of her children.
O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.She spends all her time thinking about boys.
Birçok çocukları oldu.They had several children.
Birçok çocukları vardı.They had several children.
Łazarz'nın çocukları, anneleri Felicja'nın dünyadaki en güzel bayan olduğunu düşünüyorlar.Children of Łazarz think their mother Felicja is the most beautiful woman in the world.
Bay Petro ve eşi çocuklarımı çok seviyor; ben de onunkileri çok seviyorum.Mister Petro and his wife love my children a lot; I love theirs a lot, too.
Çocukların dördünün bahaneleri yoktu.All four of the boys didn't have alibis.
Çocuklarınızın ne yediğini biliyor musunuz?Do you know what your kids are eating?
Baktığın her yerde çocukların oynadığını görebilirsin.Everywhere you look you can see children playing.
Çocuklarına sebzeleri nasıl yedirirsin?How do you get your children to eat vegetables?
Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think children should drink beer.
Keşke çocuklarımın dövüşmesini nasıl durduracağımı çözebilsem.I wish I could figure out how to stop my children from fighting.
Çocukların dumanlı restoranlarda yemek yemesi güvenli midir?Is it safe for children to eat in smoky restaurants?
Ne tür insan okuldan sonra çocuklarını almayı unutur.What kind of person would forget to pick their children up after school?
Çocuklarının yeterince yediğinden emin olmalısın.You should make sure your children are eating enough.
Çocukların yolda oynamasına izin vermeyin.Don't let children play in the road.
Çocukların her biri için bir vakıf fonu kuruldu.A trust fund has been set up for each of the children.
Herkes onun çocukları için yapabildiği her şeyi yaptığını bilir.Everyone knows that she has done everything she could for her children.
Benim sevgimi çocuklarına ver.Give my love to your kids.
Tom oğluna çocukları yiyen bir canavar hakkındaki hikayeyi anlattı.Tom told his son the story about a monster that ate children.
Tom çocukları sevmediğini söylüyor.Tom says that he doesn't like children.
Tom çocuklarına çok iyi bakmaz.Tom doesn't take very good care of his children.
Tom o zaman çocukları sevmiyordu ve hâlâ sevmiyor.Tom didn't like children then and he still doesn't.
Tom çocuklarını kontrol edemiyor.Tom can't control his children.
Tom çocuklarını üniversiteye göndermeyi göze alamaz.Tom can't afford to send his children to college.
Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.Tom brings his children with him to work once or twice a year.
Tom ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.Tom and his friends sat on the beach and watched the boys swimming.
Tom'un çocuklarının ondan bir şey miras alması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom's children inherited anything from him.
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.It's amazing how little time Tom spends with his children.
Bence Tom'un çocukların velayetini alması çok zor.I think it's highly unlikely that Tom will get custody of the kids.
Tom Mary ve çocuklarına ilginç bir hikaye anlattı.Tom told Mary and her children an interesting story.
Tom Mary'nin çocukları için kurabiyeler yaptı.Tom made cookies for Mary's children.
Tom Mary'nin çocuklarını seviyor.Tom loves Mary's children.
Tom çocuklarının Mary ile oynamasına izin vermez.Tom doesn't allow his children to play with Mary.
Tom Mary'nin çocukları olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had children.
Tom Mary'ye çocukları izlemesini rica etti.Tom asked Mary to watch the children.
Tom ve Mary ilk çocuklarından sonra bir ev yaptırmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to have a house built after they have their first child.
Tom ve Mary gelecek ay ilk çocuklarını bekliyorlar.Tom and Mary are expecting their first child next month.
Tom ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about how to raise their children.
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Please don't let the children play with knives.
Çocukların oynamasına izin ver.Let the children play.
Tom çocuklarının elektrikli aletlerini kullanmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let his children use his power tools.
Tom Mary'nin çok sayıda üvey çocuklarından sadece biriydi.Tom was only one of Mary's many stepchildren.
Tom, Mary'nin çocuklarına bakıcılık yapmasını istiyor.Tom wants Mary to babysit his children.
Tom çocukları ile yürüme yerine evde kalmayı ve dinlenmeyi istedi.Tom wanted to stay home and relax instead of hiking with his children.