çocukları ile cümle

çocukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Çocuklarını yetiştirmede otoriterdi.He was strict in disciplining his children.
Çocukları tarafından çevrili olarak orada oturdu.He sat there surrounded by his children.
O, çocuklarına karşı sertti.He was severe with his children.
O, çocukları sokakta oynamaya karşı uyardı.He warned the children against playing in the street.
O, çocuklarını kendi etrafına topladı.He gathered his children around him.
O, çocukları güldürdü.He made the children laugh.
Onlara biraz büyü göstererek çocukları eğlendirdi.He amused the children by showing them some magic.
Kendi çocuklarını nasıl yetiştirdiklerinin ne önemi var?What does it matter how they bring up their own children?
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Onların, geçimini sağlayacak bir sürü çocukları vardı.They had a lot of children to provide for.
Çocuklarını yetiştirme tarzları oldukça farklı.Their manner of bringing up their children is extremely unusual.
Onların çocuklarına Edward adı verildi.Their boy was named Edward.
Genellikle çocuklarıyla birlikte yaşamazlar.They do not usually live with their children.
Artık üç çocukları var.Now they have three children.
Onlar o zaman okul çocuklarıydılar.They were school children then.
Onlar çocuklarına Thomas adını verdiler.They named their child Thomas.
Çocukların o nehirde yüzmesine izin vermemeliler.They shouldn't let children swim in that river.
Onlar sadece kendi çocuklarının hatırı için birlikte kaldılar.They only stayed together for the sake of their children.
Çocuklarının hatırına çok çalıştılar.They worked hard for the sake of their children.
Onlar çocukların bakım ve yetiştirilmesinde birbirleriyle farklıydı.They differed with each other on the care and upbringing of their children.
Çocuklarımı aldattığı için kızgındım.I was angry that she had deceived my children.
Onun işi çocukların caddeyi güvenli bir şekilde karşıdan karşıya geçtiklerini görmekti.Her job was to see the children safely across the street.
O, benim çocuklarıma bakar.She takes care of my children.
O, çocuklarını asla tekrar görmeyecekti.She was never to see her children again.
O, her zaman çocuklarına istediklerini yapmalarına izin verir.She always lets her children do what they want to.
Her zaman çocuklarına özen gösterir.She always takes care of her children.
Çocukların her birine iki elma verdi.She gave the children two apples each.
Yağmurda çocuklarını dışarıya göndermedi.She didn't let her children go out in the rain.
Okula dönen çocukları izledi.She watched the children going back to school.
Çocuklarını okula yolcu etti.She sent her children off to school.
O, çocukların havuzda yüzüşünü izledi.She watched the children swimming in the pool.
Bir yürüyüş için çocukları hazırladı.She got the children ready for a walk.
Çocuklarını odaya çağırdı.She called her children into the room.
O, çocukların oyunlarına katıldı.She participated in the children's games.
Çocuklarını etrafında topladı.She gathered her children about her.
O, kendini çocuklarına adamıştır.She is devoted to her children.
Kendisini çocuklarına adadı.She devoted herself to her children.
Çocukları için her şeyden vazgeçti.She gave up everything for her children.
Çocuklarının sağlığı hakkında endişeliydi.She was anxious about her children's health.
Çocuklarının davranışından utandı.She was ashamed of her children's behavior.
O, çocuklarının bakımı ile meşgul.She is busy with the care of her children.
O, çocuklarını teyzesinin bakımında bıraktı.She left her children in her aunt's care.
O, çocuklarını eğitmek için saçını süpürge etti.She took pains to educate her children.
O, çocukları yatağa koydu.She put the children to bed.
Çocuklarını dürüst yetiştirdi.She brought up her children to be truthful.
Çocukları tarafından çevrili şekilde oturdu.She sat surrounded by her children.
O, çocukları caddede oyun oynamaya karşı uyardı.She warned the children against playing in the street.
O, çocuklarını sever.She loves her children.
O çocuklarıma çok nazik bir şekilde baktı.She cared for my children very kindly.
O, çocuklarıyla gurur duyar.She is proud of her children.
O çocuklarını terk etti.She abandoned her children.
O, çocuklarını terk etti.She abandoned her children.
O çocuklarına karşı çok sertti.She was very strict with her children.
O çocuklarını boğulmaktan kurtardı.She saved her children from drowning.
Oynayan diğer çocukları seyreder ama asla kendisi katılmaz.She watches the other kids playing, but she never joins in.
O, kocasına çocukları arabayla evlerine gönderdi.She had her husband drive the children to their homes.
Anne bebek-bakıcısından çocukları gözlemesini rica etti.Mother asked the babysitter to watch the children.
Anne parayı çocukları arasında bölüştürdü.The mother divided the money among her children.
Anneler çocuklarını caddelerde oynamaktan korumalı.Mothers should keep their children from playing in the streets.
Anneler çoğunlukla çocuklarını şımartırlar.Mothers often pamper their children.

İlgili Sayfalar