çocukları ile cümle

çocukları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Benim çocuklarım ayakkabılarını çabucak eskitiyorlar.My children wear out their shoes quickly.
Benim için çocuklarıma bakar mısın?Will you look after my children for me?
Benim erkek çocuklarımla gurur duyuyorum.I'm so proud of my boys.
Ben şımarık çocukları sevmem.I don't like spoiled children.
Bence çocukların bu havuzda yüzmeleri tehlikeli.I think it dangerous for children to swim in this lake.
Çocukları severim. Öğretmen olmamın nedeni budur.I like children. That's why I became a teacher.
Çocukların beraberce şarkı söylediklerini duydum.I heard the children singing together.
Çocukları caddeden karşıya geçerken gördüm.I saw the children walk across the street.
Çocuklarımı düşünmek zorundayım.I have to think of my children.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.I heard the boys singing.
Tüm çocukların en uzunuyum.I am the tallest of all the boys.
Ben onu diğer çocukların herhangi birinden daha çok seviyorum.I love him more than any of the other boys.
Biz çocuklarımızı seviyoruz.We love our children.
Çocuklarını başkalarıyla kıyaslama.Don't compare your children with others.
Genç ebeveynler sık sık çocuklarını şımartırlar.Young parents often indulge their children.
Küçük çocukların hayatları korku dolu.The lives of little children are full of fears.
İlkokul çocukları, altı yıllık bir dönem için okula giderler.Elementary school children go to school for a term of six years.
O, çocukları derede oynarken izledi.She watched the children playing in the brook.
Ebeveynler çocuklarını severler.Parents love their children.
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
Ebeveynler, okulda başarılı olduklarında çocuklarıyla gurur duyuyorlar.Parents are proud of their children when they do well in school.
Ebeveynler en kısa sürede çocuklarının bağımsız olacaklarını umuyorlar.Parents hope their children will become independent as soon as possible.
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Anne ve babalar, çocukları için koruma sağlarlar.Parents provide protection for their children.
Ebeveynler çocuklarının eğitiminden sorumludurlar.Parents are responsible for their children's education.
Ebeveynler, çocuklarının refahı için bakım yapmalıdır.Parents must look after the well-being of the their children.
Bakacak çocuklarım var.I have kids to take care of.
Öğretmen çocukların oyunlarında yer aldı.The teacher took part in the children's games.
Öğretmen boy sırasına göre çocukları sıraya dizdi.The teacher lined the children up in order of height.
Şiddetli yağmur çocukları bütün gün evde tuttu.The heavy rain kept the children in all day.
Küçük çocukları kaçıran insanlar hakkında duymak kanımı kaynatıyor.Hearing about people kidnapping little children just makes my blood boil.
Onun kocası da çocukların velayetini istedi.Her husband also wanted custody of the children.
Onlar erkek çocukları arasında çok popüler.They are very popular among boys.
Bazı erkek çocukları düzenli olarak yıkanmaktan hoşlanmazlar.Some boys don't like to bathe regularly.
Erkek çocuklarından her biri yarışa katılmaya istekliydi.Each of the boys was eager to join in the race.
Adam küçük çocukları çok korkuttu.The man terrified the little children.
Japonya'da ebeveynler yaşlandıklarında geleneklere göre çocukları tarafından bakılırlar.When parents get old in Japan, they are customarily looked after by their children.
Japon çocukları İngiliz çocuklarından daha çok televizyon izler.Japanese children watch television more than English children.
O, çocuklarım için bazı hediyeler getirmeden asla bizi ziyaret etmez.He never visits us without bringing some presents for my children.
Çocukları ile birlikte geçirecek zamanı yoktu.He didn't have time to spend with his children.
Onun çocukları büyüdü.His children have grown up.
Onun çocuklarına davranma tarzı bir suçtur.It's a crime the way he treats his children.
Onun bütün çocukları doğum günlerinde hediye istiyor.All his children want presents on their birthdays.
Komşusu, o uzakta iken çocukların bakımını üslenecek.His neighbor will care for the children while she is away.
O, tüm erkek çocuklarının en uzunudur.He is the tallest of all boys.
Hikaye ile çocukları eğlendirdi.He amused the children with the story.
Çocuklarını sık sık hayvanat bahçesine götürür.He often takes his children to the zoo.
Şarkı söyleyerek çocukları eğlendirdi.He amused the children by singing.
Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
Karısı ve çocukları onun sigarayı bırakmasını istedikleri için o sigarayı bıraktı.He stopped smoking because his wife and children asked him to.
Onun eşi, çocukları ve arkadaşları yok.He has no wife, no children and no friends.
O, çocukların yüzüşünü izledi.He watched the boys swimming.
Çocuklarına o kadar çok gürültü yapmamalarını söyledi.He told his children not to make so much noise.
Çocukları tarafından çevrili vaziyette oturdu.He sat surrounded by his children.
Çocuklarına iyi bir eğitim verdi.He gave his children a good education.
Çocuklarına dikkat etmez.He does not take care of his children.
Çocuklarına bakmıyor.He does not take care of his children.
O çocuklarına bakmıyor.He doesn't take care of his children.
Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.He left an immense fortune to his children.
O, karısıyla çocukları hakkında tartıştı.He quarreled with his wife about their children.

İlgili Sayfalar