çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Turman ile evlenerek Franklin, Turman'ın önceki evliliğinden üç çocuğuna üvey anne oldu.Turman előző házasságából három gyerek született, akiknek Franklin lett a mostohaanyja.
Torun, herhangi bir kimsenin çocuğunun çocuğu.Ballada a senki fiáról.
2016 yılında dövmesine dördüncü çocuğunun doğum tarihi olan 10-08-14'ü ekletmiştir.2016-ban ezt kiegészítette a negyedik gyermeke születési dátumával: "10-08-14".
Bern’deki ev satılmış ve 3 küçük erkek çocuğunu başka arkadaşlarının yanına vermişti.Feladták a berni lakást, a gyerekeket pedig barátoknál helyezték el.
Yusuf, ailenin altı çocuğundan dördüncüsüdür.Gramsci a család hét gyermeke közül a negyedik volt.
Brandon, altı çocuğun en küçüğü olarak 21 Haziran 1981 yılında Henderson, Nevada'da doğmuştur.Brandon Flowers a nevadai Hendersonban született 1981. június 21-én hat gyermek közül a legfiatalabbként.
Üç çocuğun en küçüğü olan Logan'ın bir ağabeyi ve bir ablası vardır.Sagan a legkisebb gyermek a családban, három bátyja és egy nővére van.
Çocuğun eğitilmesi konusunda.A gyermek tanulmányozása.
Kitap, Olivier adında bir çocuğun annesini yitirdikten sonra yaşadıklarını anlatıyor.A gyermek, aki anyja után az Eleonóra nevet kapta, fiatalon hunyt el.
Her ikisinin de yani köpeğin ve genç çocuğun favorisidir.Gyerekeknek és fiatalok kedvenc játéka.
15 yaşında hasta bir çocuğun 1915 yılındaki olayları anlattığı bir hatıra defteri şeklinde kaleme alınmıştır.Egy elrabolt fiú 15 évig tartó hazaútjának története.
Ailenin beş çocuğundan ikincisiydi ve en büyük kız çocuğuydu.Öten voltak testvérek, ő volt a második legidősebb közülük.
2005 yılında bu ikili, Andrews'in başka bir kadından çocuğunun olduğu ortaya çıkmasıyla ayrılmıştır.2005-ben összevesztek, és egy időre különváltak, s ez idő alatt Andrewsnak egy másik nő gyereket szült.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.A trón így II. Hurmuz egyik özvegyének még meg sem született fiára szállt.
Borbála, çocuğunu bakıcı bir aileye bırakarak, iş aramak üzere Budapeşte'ye gitti.Szülei azzal a feltétellel engedték a fővárosba, hogy Budapesten dolgozó nővére vigyáz rá.
Bu doğan iki kız çocuğuna annelerinin isimleri verildi.Két lánygyermekük neve nem maradt fenn, ők anyjuk vallását követték.
11 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti.11 éves fiát és barátnőjét hagyta hátra.
Weasley ailesinin 7 çocuğunun en küçüğüdür.Ginny a népes Weasley család legkisebb, hetedik gyermeke és szüleinek egy szem lánya.
22 Şubat 2009'da Sharon ikinci çocuğuna hamile olduğunu açıkladı.Alyssa és David 2011. február 22-én bejelentették, hogy első gyermeküket várják.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Carrie ekkor már első gyermekükkel volt várandós.
Onaylanması üzerine çocuğunuz bilgisayarı kullanmaya devam edebilecektir.Csak Al lányának kérésére tudják folytatni a próbát.
Almanya'da bir çocuğunu kaybetti, daha sonra üç çocuğu daha oldu.Ekkor már egy fiúgyermeke volt, később még három fia született.
Yedi çocuğun beşincisidir.Mindkettő a hét ötödik napját jelenti.
Karısı üçüncü çocuğunu doğurduktan hemen sonra öldü.Felesége a harmadik gyermek születése után néhány nappal meghalt.
Kız çocuğuna bu festivalde isim verilirken erkek çocukları için sünnet beklenir.Ezen fontos események megjelölésére születéskor nevet adnak a gyermeknek.
Dizi, Caillou adlı 4 yaşındaki bir erkek çocuğun insanlarla ilişkilerini ve günlük yaşamını konu alır.A főhős neve, Caillou, aki 4 éves kisfiú, és sok kalandos élménnyel tölti életét.
Joseph Patrick Kennedy ve Rose Elizabeth Fitzgerald'ın dokuz çocuğunun ikincisi olarak dünyaya geldi.Joseph Patrick Kennedy, Sr. és Rose Elizabeth Fitzgerald hetedik gyermeke.
Yeni Zelanda'ya göç etmiş İskoçya'lı bir ailenin 12 çocuğundan dördüncüsüydü.Natasha egy négygyermekes új-zélandi család 2. gyereke.
Dominica bu sekiz çocuğunun en büyüğü idi.Jakab volt szülei legidősebb gyermeke a nyolc közül.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.Hat gyermek közül ő volt a második.
Ailenin hepsi sanatla uğraşan 4 kız çocuğundan biridir.Egy leány- és négy fiútestvére közül mindegyik fiú lelkipásztori pályára került.
11 çocuğun tüm ailesi, kızları müzik kariyerlerini sürdürebilsin diye Güney Kaliforniya'ya taşındılar.Koko 11 lapsen perhe muutti Etelä-Kaliforniaan, missä tytöt voisivat jatkaa uraansa.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan määritteli tehtäväkseen "kaikenikäisten oppilaiden oppimisen nopeuttamisen.
Bruce çıkan çocuğun Bane olduğunu düşünür.Bruce olettaa lapsen olevan Bane.
Film iki çocuğun, babalarının 12 yıl sonra eve aniden dönüşünün hikâyesidir.Elokuva kertoo kahdesta pojasta, joiden isä palaa kotiin 12 vuoden jälkeen.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.Hän sai ensimmäisen lapsensa vuonna 2012.
Film Pennsylvania'da kaçırılan iki kız çocuğunun aranması sürecinde yaşanan olayları anlatmaktadır.Elokuva kertoo kahden kiitospäivänä katoavan pikkutytön etsinnöistä Pennsylvaniassa.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Hän oli perheen kahdeksasta lapsesta toinen.
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.Pojan osuuden asiaan hän tietenkin unohtaa.
Bu olaylar sırasında çocuğun iki davranışı gözlenir: a.A-nuorten maaotteluita hänelle kertyi kaksi kappaletta.
Film, doğmamış çocuğun ölümünden sonra 9 yaşındaki gizemli bir kızı evlat edinen bir çifti konu ediniyor.Elokuva kertoo nuoresta parista, joka lapsen kuoleman jälkeen adoptoi yhdeksänvuotiaan tytön.
Dizi, Endsville'de yaşayan Billy ve Mandy adında iki çocuğun maceralarını anlatır.Sarjassa keskitytään hahmojen Billy ja Mandy seikkailuihin Endsvillessä.
Bu çocuğun ismi Simon'dur.Soittaja sanoo nimekseen Simon.
Çocuğun eğitimini ilk olarak eğitimci Georg Friedrich Daumer üstlendi.Lopulta hänet annettiin yliopiston professori Georg Friedrich Daumerin huostaan.
Hess üç çocuğun en büyüğü ve tek oğluydu.Shaw oli vanhempiensa kolmesta lapsesta nuorin ja ainoa poika.
Rory Kennedy Amerikalı senatör Robert F. Kennedy ve eşi Ethel Kennedy'nin 11 çocuğunun en küçüğüdür.Kathleen Kennedy Townsend on murhatun senaattori Robert F. Kennedyn vanhin lapsi 11-lapsisesta perheestä.
Nitekim terk edilmiş bir maden çukurunda 12-15 kadar çocuğun cesetleri bulunmuştur.Noin 12-vuotiaiden lasten ruumiita on löydetty taistelupaikoilta.
Çocuğun babasının Manet ailesinin bir bireyi olduğu düşünülmektedir.Työläisperheen pojan isä ajatteli pojan olevan hullu.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Kruunu varattiin Hormmizd II:n erään vaimon syntymättömälle lapselle.
Çocuğun gözleri kızarmıştır ve ışığa bakamaz.Ne pelkäävät vettä ja niiden silmät eivät kestä valoa.
Fakat Denise Richards 2. çocuğuna hamile iken eşine boşanma davası açmıştı.Richards haki avioeroa Sheenistä odottaessaan toista lastaan.
Çünkü Charlie hiçbir çocuğun reddedemeyeceği bir teklifi reddedmiştir.Poikien välille syntyy kilpailu, jossa Charlie ei kaihda mitään keinoja.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.Hän sai ensimmäisen lapsensa 20-vuotiaana.
Tony Jaa, dört çocuğun üçüncüsüdür.Tori Amos on vanhempiensa kolmas lapsi.
Ailenin yedi çocuğunun beşincisidir.Hän oli viides perheen seitsemästä lapsesta.
Beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi.Hän oli yksi perheen viidestä tyttärestä.
Ölmeden once polisten eşinin ve yedi çocuğunun tehcir edildiğini öğrendi.Kanervalla oli kuollessaan vaimo ja seitsemän lasta.
Küçük çocuğun vücuduna 18 bıçak darbesi indirdi.Lapsen ruumiissa oli 89 pahoinpitelyn merkkiä hänen kuollessaan.
Çok dindar bir Katolik ailenin on bir çocuğundan en büyüğü idi.Hän oli syvästi uskonnollisen katolilaisen perheen kahdeksasta lapsesta nuorin.
3 çocuğun dedelerinden dövüş sanatlarını öğrenmesini konu eder.Kinnunen on pelannut kolme nuorten maaottelua.
İlgili Sayfalar