çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pitezel'in karısını beş çocuğundan üçünü kendi velayetine vermesi için maniple eder.Důvod, proč Kazimír I. dal tři ze svých pěti synů na duchovní cestu byl prostý.
Babalar ise avcılıkta yardımcı olması için oğlan çocuğunu isterler.Zamilovaným mladým lidem však pomůže jejich strýc lesník.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Byla osmá z deseti dětí a nejstarší z tří dívek.
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde bir çocuğun doğumdan itibaren isim hakkına sahip olduğunu belirtilir.Téměř po celém světě se uznává právo dítěte na jméno od narození (Úmluva o právech dítěte).
Önce çocuğun kolları ve bacakları ani olarak kasılır, sonra, çırpınmalar başlar.Dítě pak prsty strčí do úst a začne sát.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.Byl třetím z celkem 6 synů.
Tek isteği iki çocuğuna bakmaktır.Sama bezdětná se věnovala jejich dvěma dětem.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.První mládě se narodilo v roce 2012.
Oğluna birinin arabayla vurup kaçtığını ve çocuğun ameliyatta olduğunu söyler.Jednoho dne Al svého syna při práci udeřil a ten utekl pryč.
Sophie 6 çocuğun 4.sü olarak doğdu.Hitler se narodil jako čtvrté dítě ze šesti.
Yani bu durumda 8.çocuğun da bu savaşa tanık olduğunu söylemek doğru olur muydu?Jak vysvětlit osmiletému klukovi, že má tátu nenávidět?
Çiftin üç erkek çocuğunun en büyüğüdür (diğerleri Mustafa Şefkati, İsmail Kâzım).Žily tam s ním jeho manželky; narodili se mu tehdy tři synové (pátý až sedmý).
Tesla, beş çocuğun dördüncüsüydü.Karel Švenk byl čtvrtým z pěti dětí.
Dominica bu sekiz çocuğunun en büyüğü idi.Quido byl nejstarší z osmi dětí.
Devlet memuru ailenin iki çocuğundan biridir.Dodal, že jeden z těch dvou policistů je otcem velké rodiny.
Tony Jaa, dört çocuğun üçüncüsüdür.Ned Kelly byl třetím dítětem svých rodičů.
Onların altı çocuğunun en küçüğüdür.Je nejmladší ze šesti dětí.
Eğer çocuk 15 yaşına ulaşırsa muafiyet, çocuğun kendi rızasına bırakılır.Pokud tedy dítě nedosáhlo alespoň dvanácti let, dá souhlas s osvojením jménem dítěte opatrovník.
Eğitim çocuğun ilgisine uygun olmalıdır.Rozhodovat se při takovém procesu musí v souladu s nejlepším zájmem dítěte.
Marcos, çocuğun kendisinden olmadığına emindir.Ukáže se ale, že Marc není otcem dítěte.
Ancak şu an çocuğunun hastalığıyla ilgilendiği için geçici bir süreliğine grupta çalmayı bırakmıştır.Nakonec se nepodařilo včas odcestoval z důvodu nemoci syna .
Kısa sürede hâmile kaldı ve ilk çocuğunu 14 Mayıs 1794'te doğurdu.Osobní radost si prožil o týden dříve – 14. května 1969 se mu narodila dcera.
Çocuğun adı da İsa olacaktır.Klidně se může jmenovat třeba Ježíšova.
Gazeteci, çocuğun babası rolü yaptığı konuşmayı kaydettiğini iddia etmiştir.Reportér angažoval svého bratra, aby roli zástupce firmy sehrál.
Tanrı'nın, tek bir çocuğun bile yanlış yola sürüklenmesini arzulamadığını haber verdi.V tom se jeho syn zeptal, zda by se nenašla nějaká střední cesta.
İlk eşinin kocası öldükten sonra onların 3 çocuğunu evlat edinmişti.Jelikož sám byl bezdětný, tři syny své manželky poté adoptoval.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan a subliniat că misiunea lui este să "accelereze învățarea studenților de toate vârstele."
Murat Ülker, Sabri Ülker'in 3 çocuğunun en küçüğüdür.Murat Ülker este cel mai tânăr dintre cei trei copii lui Sabri Ülker.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.El a fost al treilea copil din opt și fiul care a supraviețuit cel mai mult.
11 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti.A îndrăgit-o imediat pe fetița de 11 ani.
2005 - Paris'te iki Müslüman çocuğun ölümüyle birlikte şiddetli protesto hareketleri başladı.2005: La Paris încep revolte de stradă, după moartea a doi adolescenți musulmani.
(Kaç çocuğun var?)Mihai, cîți copii îmi dai?
Tony Jaa, dört çocuğun üçüncüsüdür.Kelly este al treilea din cei patru copii.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Hepatita C se poate transmite de la mama ce poartă infecția la copilul ei în mai puțin de 10% din sarcini.
Kendi çocuğunu yediği söylenir.Se consideră că ei mănâncă copii.
Marta 2002 yılında doğan ve Julen adında bir çocuğun annesidir.Este mama unei fetițe născută în 2002, numită Naomi.
Johann Sebastian Bach'ın 11 çocuğundan en küçük olanıdır.A fost al unsprezecelea și cel mai tânăr fiu al lui Johann Sebastian Bach.
Çocukların biri, gözü bağlı olan çocuğun yanına gidip ona sorar: “Ben kimim?”Acesta îi este adus de un tânăr care-i spune lui Mărgelatu: „Mă scuzați.
Çocuğun eğitilmesi konusunda.Pentru educația copiilor.
Yolculuk şarkısı ise iki çocuğunu kaybeden bir aileden esinlenmiştir.Lamento - este cântecul unei mame care și-a pierdut fiica.
Ailesinin 13 çocuğunun 7.'sidir.A fost al șaptelea dintre cei treisprezece copii ai familiei sale.
Evlenmelerinden 12 yıl sonra 1592'de Çariçe İrina gebe kaldı ve bir kız çocuğuna doğum yaptı.După aproape 12 ani de căsătorie, Țarina Irina a născut o fiică, Feodosia, în 1592.
6 çocuğun beşincisi olan Emily, Charlotte Brontë'nin küçük kız kardeşi idi.Ea a fost sora mai tânără a lui Charlotte Brontë și a cincea din cei șase copii.
Dört çocuğundan biri İsrail'de hahamlık yapmaktadır.Toate cele patru femei sunt socotite ca mame ale semințiilor lui Israel.
Bu hasekilerden en gözdesi genellikle en büyük erkek çocuğun, yani veliahdın annesi oluyordu.Partenerii de joacă ai micuțului erau în special frații săi mai mari, preferata lui fiind sora sa Mărioara.
Bu kız çocuğunu doğurduktan bir süre sonra ölür.Luni de zile mai târziu, ea moare dând naștere unui fiu.
Odysseus, Odisseas Penelope ile evli ve ondan Telemachus adlı bir oğlan çocuğuna sahiptir.Între timp, Ulise se însoară cu Penelopa și are cu ea un copil, pe Telemah.
Babası aynı zamanda müzik yapımcısıydı, Quincy Jones'un iki çocuğunun da vaftiz babasıdır.Tatăl Katerinei Graham, director muzical, a fost nașul a doi dintre copiii lui Quincy Jones.
Kaplan, Yahudi bir ailenin yedi çocuğundan birisidir.Komor se naște intr-o familie de evrei cu șapte copii.
Lombard, ailesinin üç çocuğunun en genç olanıydı.Agnes era cea mai tânără dintre cei trei copii ai tatălui ei.
Frisk: Oynanılan çocuğun adıdır.De-a sarca - Numele unui joc de copii, nedefinit mai îndeaproape.
Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir.Versetul 12: Dacă soțiile voastre nu au avut copii, jumătate din ceea ce v-au lăsat este a voastră.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.El a fost al treilea din cei șase copii.
Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler.Prezicătorii i l-au tălmăcit spunându-i ca fiul care avea să-l nască va atrage ruina cetății sale.
Bu damla çocuğun ruhunu simgeler.Băișoara, locul sufletului nostru.
Kendisi dört çocuğun ikincisidir.Ea este unul dintre cei patru copii.
Ve çocuğunu ezilmiş bir şekilde ölü doğurdu.A înviat un copil sufocat din nebăgarea de seamă a mamei.
(Kaç çocuğun var?)(Hány testvéred van?)
1940 yılında Müttefik bombardımanı ile tehdit edilen şehirde 5 milyon çocuğun tahliyesini düzenledi.1940-ben megszervezte 5 millió gyerek evakuálását a szövetségesek által bombázott városokból.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.A hepatitis C terjedése fertőzött anyáról gyermekre a terhességek kevesebb, mint 10%-ában fordul elő.
İlgili Sayfalar