çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Film bir sokak çocuğunun hikâyesini anlatmaktadır.Varje vers beskriver ett barns lidande.
Bergamalı yoksul bir ailenin dokuz çocuğundan biri idi.Andy var ett av tre syskon i en fattig familj.
Bir başka öyküde bir oğlan çocuğunun kalbini çıkarır ve yer.En extra plats i hjärtat: att ta hand om någon annans barn.
Söylence ile çocuğun iç dünyası arasındaki bağlantılar Sigmund Freud ve Carl Jung tarafından ele alınmıştır.Under denna period umgicks han i studentkretsar som diskuterade Sigmund Freud och Carl Gustav Jung.
Hathaway, ağabeyi Michael ve erkek kardeşi Thomas ile üç çocuğun ortancasıdır.Hathaway har en äldre bror, Michael, och en yngre, Thomas.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.Передача гепатиту C від інфікованої матері до дитини відбувається менше, ніж у 10 % випадків вагітності.
Babasının onay vermediği erken dönemde çocuğun müzik eğilimi ortaya çıktı.Рання схильність хлопчика до музики не викликала схвалення у його батька.
15 Aralık 37 tarihinde sabah erken saatlerde, Agrippina Antium'da bir oğlan olan ilk çocuğunu doğurdu.Рано вранці в Антигумі 15 грудня Агриппіна народила сина.
Yusuf, ailenin altı çocuğundan dördüncüsüdür.Вона — четверта з шести дітей у своїй сім'ї.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Феріда в той час була вагітна другою дитиною.
Żegota direniş örgütünün üyesiydi ve 2.500 Yahudi çocuğun hayatını kurtarmıştır.Під час Голокосту врятувала понад 2500 єврейських дітей.
Bir kişinin etnikliği 16 yaşındayken çocuğun ailesi tarafından seçilirdi.Можна прийняти душ в тілі 16-річної дівчини.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.У 2010 році вона народила свою першу дитину.
Köşeye sıkışmış çocuğun arkası dönüktür.«Я бачила, як хлопчик лежав на спині.
Küçük çocuğun boğazı kesilmişti.Фараону перерізали горло.
Charlotte Brontë, çiftin 6 çocuğundan 3. olanıydı.Пенелопа була третьою із шести дитиною.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.Була третьою з шести дитиною в сім'ї.
Borbála, çocuğunu bakıcı bir aileye bırakarak, iş aramak üzere Budapeşte'ye gitti.Вже потім, у пошуках кращого життя з дочками вона вирушила до Белграду шукати роботу.
Hastanede babasından çocuğun hayatını kaybettiğini öğrenir.Там, у лікарні, він дізнається, що його брат помер.
Tony Jaa, dört çocuğun üçüncüsüdür.Джон був третьою дитиною з чотирьох.
Ayrıca pek çok çocuğun daha bakımını üstlenmiştir.Завдяки цьому виживає більше дитинчат.
İki Yahudi çocuğunu evlerine götürdüler .Бягство) про двох єврейських дітей.
Çocuğun anne ya da babası çocuklarına isim koyamazlardı.Ім'я хлопчика і його батька не розголошуються.
Marcos, çocuğun kendisinden olmadığına emindir.Дехто із сучасників Руссо вірили, що діти не його.
James Yancey, ailesinin dört çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi.Жак Рене був другим з чотирьох дітей в сім'ї.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Була однією з восьми дітей в родині.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Був третім з ліку із восьми дітей і найстаршим серед синів.
Carrie ise ona kız bir çocuğunun olacağını söyler ve evden dışarı atar.Конні переконує його, що з її дитиною все буде гаразд, й він її відпускає.
Kürt bir çiftçinin beş çocuğundan biriydi.Він був п'ятим із вісьмох дітей селянської родини.
Çocuğunu çok sever ve hayatına sürekli karışır.Проте, любить свого сина і постійно турбується про нього.
Bir başka öyküde bir oğlan çocuğunun kalbini çıkarır ve yer.Він знову розбиває серце молодої красуні і їде.
Johann Sebastian Bach'ın 11 çocuğundan en küçük olanıdır.Одиннадцятий і наймолодший з синів Йоганна Себастьяна Баха.
Dört çocuğun en büyüğüdür.Найстаріший з чотирьох дітей.
Oidipus ormana bırakılan çocuğun kendisi olduğunu anlar.Це лишається для Перця єдиною можливістю побачити Ліс зсередини.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Жінка залишає тіла обох на ліжку і покидає село.
Babası çocuğun yanına gidip daireye taşıyarak götürür, ama çocuk çığlık atar.Хлопця хотіли забрати до дитячого будинку, але він утік.
(Kaç çocuğun var?)(Де мої діти?).
Kendi çocuğunuz var mı?У вас є власні діти?
Bir kişinin etnikliği 16 yaşındayken çocuğun ailesi tarafından seçilirdi.Etnická příslušnost osoby byla zvolena rodiči dítěte ve věku šestnácti let.
Ailenin hepsi sanatla uğraşan 4 kız çocuğundan biridir.Je jednou ze čtyř sester, které se všechny věnují umění.
22 Şubat 2009'da Sharon ikinci çocuğuna hamile olduğunu açıkladı.Dne 22. února 2009 Sharon oznámila, že je podruhé těhotná.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Byl jedním z osmi jejich dětí.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicida či filicidia je úmyslný čin rodiče zabíjení svého vlastního dítě.
Tören sırasında çocuğun ismini soran rahibe anlatıcı "Morella" cevabını verir.Během obřadu se kněz ptá, jaké je dceřino jméno, na což vypravěč odpoví „Morella“.
Marty, Lorraine ve George McFly'ın üç çocuğunun en küçükleridir.Marty je nejmladší syn George McFlye a Lorraine McFlyové.
Hepatit C’nin enfekte olmuş bir anneden çocuğuna bulaşması, hamileliklerin %10’undan daha azında görülür.K přenosu hepatitidy C z nakažené matky na dítě dochází v méně než 10 % těhotenství.
Araştırılabilir bilgilerden biri de iki çocuğunun olduğudur.Rád bych ti představil tvý dva synky.
Popplewell, Andrew Popplewell ve Dr. Debra Lomas’ın üç çocuğundan en büyüğüdür.Anna Popplewell je nejstarší ze tří dětí Andrewa a Debry Popplewellových.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.Zjistíme, zda je dítě v bezvědomí.
(Kaç çocuğun var?)Kolik jich znáte?.
Törensel elbiseler çocuğun ilk doğum günü (doljanchi), bir düğün veya bir cenazeyi içeren günlerde giyilir.Slavnostní šaty se nosí na slavnostních příležitostech jako jsou první narozeniny dítěte, svatba nebo pohřeb.
Çocuğun eğitilmesi konusunda.O výchově dětí?
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.V dubnu 1944 nařídil deportaci 44 židovských dětí do koncentračního tábora Osvětim ze sirotčince v Izieu.
Bu olaylar sırasında çocuğun iki davranışı gözlenir: a.Možností jak se tomuto pocitu vyhnout je několik: a.
İrlanda kökenli bir baba ve Litvanya kökenli bir annenin altı çocuğundan beşincisi olarak dünyaya geldi.Dnes každé páté nebo šesté novorozené maďarské dítě patří k romské menšině.
15 çocuğun 11'si olarak Pensilvanya'da doğdu.Narodil se v Ehrenfeldu v Pensylvánii jako jedenácté z 15 dětí.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.Při porodu svého prvního dítěte ve věku pouhých čtrnácti let zemřela.
"Bu çocuğun çonu yok belinde pantolon durmuyor!"Zrovna přichází pan Pantalon, i když bez syna.
10 çocuğun en büyüğüydü.Byl poslední z deseti dětí.
Dört çocuğundan biri İsrail'de hahamlık yapmaktadır.Jeden z jeho synů se stal rabínem v Izraeli.
İlgili Sayfalar