çocuğun ile cümle

çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Üçüncü çocuğun, Tiberius'un Sezar'lığa yükseltilmesinden önce öldüğü düşünülmektedir.Acredita-se que tenha havido uma terceira, que morreu antes da elevação de Tibério a césar.
Babası aynı zamanda müzik yapımcısıydı, Quincy Jones'un iki çocuğunun da vaftiz babasıdır.O pai de Katerina era um executivo de música e também o padrinho de dois dos filhos de Quincy Jones.
Aristokrat bir baba ile işçi sınıfından dindar bir annenin yedi çocuğundan üçüncüsü idi.Seu pai, chamado Orfito, foi um dos sete filhos (de seis maridos diferentes) da famigerada Vistília.
Böcklin'in toplam on dört çocuğundan sekizi küçük yaşta öldü.(No total, Böcklin perdeu 8 de seus 14 filhos).
Theofanis, çocuğun ölü doğduğunu ve isimsiz olduğunu kaydeder.Teófanes considera o filho natimorto e sem nome.
Söylence ile çocuğun iç dünyası arasındaki bağlantılar Sigmund Freud ve Carl Jung tarafından ele alınmıştır.A fábula e a sua relação com o mundo das crianças foi discutida por Sigmund Freud e Carl Jung.
Claudia'nın doğumunda Nero, anne ve çocuğunu Augusta unvanıyla onore etmiştir.No nascimento de Cláudia, Nero concedeu à mãe e filha o título de augusta.
Marty, Lorraine ve George McFly'ın üç çocuğunun en küçükleridir.Ele é o mais novo dos três filhos de George e Lorraine McFly.
Şarkıcı, daha sonra çocuğun biyolojik babasının kendisi olmadığını öğrendi.Mais tarde é revelado que ele não é de fato pai biológico dos dois.
Ayrıca filmde Sangster'ın (çocuğun) kılıçla mücadele ettiği bir sahne yer alıyor.Entre outras coisas, Sangster participa de uma luta de espadas (infantil) no filme.
Vézina'nın ölümünün ardından, 22 çocuğun babası olduğu resmen bildirildi.Após sua morte, surgiu o rumor de que ele era pai de 22 crianças.
Tek başına bu çocuğun cesareti herkesin umutsuzluğa kapılmasını önlemişti.A coragem deste menino impediu uma inundação de total desespero.
İki çocuğunun isimleri günümüze ulaşmıştır: Manuil Komnenos, 1059 yılından önce ölmüştür.Tiveram pelo menos dois filhos: Manuel Comneno, que morreu antes de 1059.
10 çocuğun en büyüğüydü.Ele era o mais velho de dez filhos.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.Era a terceira de seis filhos.
Gravina, çocuğun Trapassi olan ismini Yunanca bir isim olan Metastasio ismiyle değiştirdi.Foi Gravina quem helenizou o nome Trapassi, trocando-o por Metastasio.
Bunun üzerine Doktor, çocuğun evine ziyarete gelmiştir.Ela aceita e vai visitar o rapaz ao quarto.
Onların altı çocuğunun en küçüğüdür.É a mais nova de seis filhos.
(Kaç çocuğun var?)«Eles são quantos?».
Babası Bergofçalı Ömer Lütfi Efendi ve annesi Zübeyde Hanım'ın sekiz çocuğundan altıncısıdır.Os principais beneficiários de seu testamento eram seus oito filhos bastardos com a sra. Jordan.
Bu 3 çocuğun nesli yani Keşoğlu oymağı bu topraklarda filizlenmiştir.As três garotas, atônitas, desmaiam no chão.
(Çocuğun var mı?)Tem filhos?».
Kaplan, Yahudi bir ailenin yedi çocuğundan birisidir.Kaplan nasceu em uma família judia, como uma de sete filhos.
Ayrıca pek çok çocuğun daha bakımını üstlenmiştir.Também permitiu que muita gente tivesse um maior número de filhos.
Beş kişilik bir ailenin, üç kız çocuğunun en küçüğü olarak dünyaya geldi.Kim nasceu de pais coreanos, como a mais nova de três filhas.
"Moment 4 Life: iki çocuğun da aynı yerde büyümesi ile ilgili.O clipe segue a vida de dois garotos que crescem na pobreza das cidades.
Mark Fiennes ve eşi Jennifer Lash'in altı çocuğundan en büyüğüdür.Filho do fotógrafo Mark Fiennes e da romancista Jennifer Lash, é o mais novo de seis irmãos.
Film Pennsylvania'da kaçırılan iki kız çocuğunun aranması sürecinde yaşanan olayları anlatmaktadır.O enredo centra-se no rapto de duas garotas na Pensilvânia e o resultado da busca para encontrá-las.
Çoğu çocuğun aksine şapka takmaz.Muitas crianças e escravos não usavam nenhuma roupa.
Adam çocuğun adını Faik olarak değiştirir ve ona eczacılığı öğretir.Ele finge ser amigo do filho, ensinando-lhe a caçar.
Birkaç ay sonra boşanan Aslıtürk, ikinci evliliğini iki çocuğunun babası Sadrettin Atığ ile yaptı.Depois de meses de disputas judiciais, a guarda total da filha foi, finalmente, concedida ao casal.
Son saatlerinde karısı Magda Goebbels önce altı çocuğunu zehirleyerek öldürdü.No fim da guerra, Magda matou seus seis filhos com Goebbels.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.O corpo do garoto ficou totalmente irreconhecível.
Maç esnasında, Jarque'nin kız arkadaşı da çiftin çocuğunu dünyaya getirdi.Ainda em Veneza, o jogador teve sua segunda filha.
Çocuğun annesi her iki olasılığın da geçerli olabileceğini söyledi .As vidas das duas mulheres eventualmente se encaixam.
Çocuğun anne ya da babası çocuklarına isim koyamazlardı.O que mais um pai ou uma mãe poderia pedir de um filho?
Çift; Lily adında bir kız çocuğuna sahiptir.Seu segundo filho é uma linda garotinha que recebe o nome de Lily.
Ancak bu kızı Leon'un ilk doğan erkek çocuğunun gerçek annesidir.Acontece que Anna não é a verdadeira mãe dos filhos do general morto.
Bazı kabileler ise çocugun doğum sırasında kesilmemiş klitorise değmesi durumunda öleceğine inanırlar.Na Nigéria, alguns grupos acreditam que um bebê morrerá se sua cabeça tocar o clitóris durante o parto.
Ancak çocuğun büyükannesi Rhea onu kurtarır ve parçalarını birleştirir.Se une a esposa de Rafael para separá-los e assim ela poder reconquistá-lo.
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde bir çocuğun doğumdan itibaren isim hakkına sahip olduğunu belirtilir.A criança tem direito, desde o seu nascimento, a um nome e a uma nacionalidade.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Era pai de oito filhos.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.Em 2010 teve seu primeiro filho.
Şarkı, bir çocuğun anlayışından sevgiyi vatansever sevgiyle kıyaslar.Ela compara o amor em que resulta a concepção de uma criança com este seu amor patriótico.
Eğitimin amacının çocuğun kendi kabiliyetlerini anlayacak duruma getirmektir.Numéria dá à criança a capacidade de contar.
Babalar ise avcılıkta yardımcı olması için oğlan çocuğunu isterler.As crianças costumam ajudar os pais na pecuária.
Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir.Foi socorrido pela sua esposa e dois filhos.
Çocuğun erkek olması gerekir.Mas o dono quer um homem.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicídio é o ato deliberado de uma mãe ou pai a matar o seu próprio filho ou filha.
Çocuğun adı da İsa olacaktır.Seu nome é Jesus Cristo.
Kadın çocuğunu kilisede çalışması için verir.Ainda quando criança ia à igreja para rezar.
Bir köy papazının dört çocuğundan en küçüğüydü.Ele era o mais novo dos quatro filhos nascidos a um sacerdote.
Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir.Cabelo foi muitas vezes balançado, dando uma aparência de menino.
Tom senin çocuğun mu?Tom é seu filho?
10 Ocak 2004 tarihindeki radyo programında, ilk çocuğuna hamile olduğunu açıkladı.Op 10 januari 2004 kondigde ze tijdens haar radioprogramma aan dat ze zwanger was van haar eerste kind.
Çok yoksul bir aileye sahip olarak, yedi çocuğun en büyüğü idi.Hieruit kwamen zeven volwassen geworden kinderen voort, waarvan vier zonen.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicide is het opzettelijk doden van een eigen kind door een van de ouders .
1993 yılında Bu Çocuğun Hayatı filminde başrolde oynadı.In 1993 deed hij auditie voor de hoofdrol in This Boy's Life.
Ness, Şikago'da Norveçli fırıncı Peter ve Emma Ness’in beş çocuğundan en genci olarak doğdu.Ness werd geboren in Chicago, als jongste van 5 kinderen van Noorse ouders Peter en Emma Ness.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.Verder zette hij 44 Joodse kinderen uit het weeshuis in Izieu op transport naar Auschwitz.
İlgili Sayfalar