çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kucağında çocuğunu emzirmektedir.Elle tient l'Enfant sur son bras droit.
Yusuf, ailenin altı çocuğundan dördüncüsüdür.Il est le quatrième enfant parmi les six de ses parents.
Ailenin dört çocuğundan en genç olanıydı.Il était le plus jeune des quatre enfants de la famille.
Annenin çocuğuna duyduğu koşulsuz sevgidir.Il est important de mentionner l’insécurité affective dont la mère fait preuve par rapport à son fils.
Onların altı çocuğunun en küçüğüdür.C'est le plus petit avec ses six habitants.
Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür.Petite, elle est la plus timide des trois filles de la famille.
Bunun üzerine Doktor, çocuğun evine ziyarete gelmiştir.C’est pourquoi il est venu visiter l’appartement.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Elle est l'un de ses huit enfants.
3 çocuğunun neslinden şu an 80 haneye sahip bir köy halina gelmiştir.Il fait alors construire à côté de sa maison un bâtiment qui pouvait recevoir quatre-vingts enfants.
Aileler çocuğunun gelişimin her aşamasını yakından takip eder.Le rôle des parents est déterminant à chaque étape de ce processus de développement.
Pɑrɑsızdır, eşi onu çocuğunu dɑ ɑlıp terk etmiştir.De nature calme et posée, sa petite-amie vient tout juste de le quitter.
Ortalama bir 9 yaşındaki Amerikan çocuğunun özelliklerine sahiptir.L'intelligence moyenne d'un nègre est à peu près égale à celle d'un enfant européen de dix ans...
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Il faut mentionner aussi le flash-forward du suicide du père.
Çocuğunuz var mı?¿Tiene hijos?
Onların erkek çocuğunun adı John.Su hijo se llama John.
Problemi bir çocuğun bakış açısıyla düşünmeliyiz.Deberíamos considerar el problema desde la perspectiva de un niño.
Ben bir çocuğun süpermarkette hırsızlık yaptığını görsem, ben onu yöneticiye rapor ederim.Si viera a un chico robar en un supermercado, lo denunciaría al director.
Her annenin çocuğuna şefkati vardır.Cada madre tiene cariño para su hijo.
Buradaki her erkek çocuğunun bir kız arkadaşı var.Todos los chicos de aquí tienen novia.
Çocuğun kolunun altında bir beyzbol sopası var.El niño lleva un bat de béisbol bajo el brazo.
Çocuğunu mutlu etmek için çok çalıştı.Trabajó duro para hacer feliz a su hijo.
Çocuğun Tokyo'ya yalnız geldiğine inanmıyorum.No me creo que el niño haya venido solo a Tokio.
Sen yokken çocuğuna bakacağım.Cuidaré de tu hijo durante tu ausencia.
Yedi çocuğun var.Tienes siete hijos.
Cüzdanında çocuğunun fotoğrafı var.Llevaba una fotografía de su hijo en la cartera.
Babası aynı zamanda müzik yapımcısıydı, Quincy Jones'un iki çocuğunun da vaftiz babasıdır.Su padre era un ejecutivo de la música y también el padrino de dos de los hijos de Quincy Jones.
Marta 2002 yılında doğan ve Julen adında bir çocuğun annesidir.Marta es la madre de un niño nacido en 2002 y llamado Julen.
Robert Solow, 23 Ağustos 1924’te New York Brooklyn'de, üç çocuğun en büyüğü olarak doğdu.Robert Solow nació en Brooklyn, Nueva York, el 23 de agosto de 1924, siendo el mayor de tres hermanos.
Kız çocuğunu olaydan 18 saat sonra Bayswater Yüksek Okulu'nda serbest bıraktı.Fue liberada 18 horas más tarde en los terrenos de la Escuela Secundaria Bayswater.
Kızı Tsehai, 1942 yılında kurtuluştan hemen sonra çocuğunu doğururken öldü.Su hija Tsehai murió durante el parto poco después de la restauración en 1942.
10 çocuğun en büyüğüydü.Fue el mayor de diez hijos.
Bruce çıkan çocuğun Bane olduğunu düşünür.Bruce asume que dicho hijo es Bane.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.El trono se reservó para el hijo no nacido de una de las viudas de Ormuz II.
Reklam, Atatürk ile küçük bir çocuğun bir gül bahçesindeki diyaloğu üzerine kuruludur.El spot publicitario presenta un diálogo entre un chico y Atatürk trabajando en un jardín de rosas.
Torun, herhangi bir kimsenin çocuğunun çocuğu.¿Este niño es hijo de alguna de vosotras?
Weasley ailesinin 7 çocuğunun en küçüğüdür.Es el sexto de los siete hijos de los Weasley.
Bu bir çocuğun alabileceği en kötü isim.Creo que es el mejor padre que pudiera tener.
"Bu çocuğun çonu yok belinde pantolon durmuyor!"«Un bebé crece, sus pañales no».
Adamı kaçırıken problem çıkar James 5 yaşındaki çocuğunu kalkan olarak kullanırken çocuğu ölür.El intento de secuestro se complica resultando muerto tanto James como su hijo pequeño de cinco años.
Blair kurtulur; fakat çocuğunu düşürür.Ella sobrevive, pero pierde a su bebé.
(Kaç çocuğun var?)¿Dónde están los niños?.
Film, iyiyle kötünün mücadelesini; doğayı katledenlere karşı dik durabilen üç çocuğun hikâyesini konu almakta.O Brother, Where Art Thou? cuenta la historia de tres convictos recién escapados.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Elizaveta estaba embarazada de su segundo niño.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Llegó a quedarse embarazada, sin conocerse el nombre del padre.
Odysseus, Odisseas Penelope ile evli ve ondan Telemachus adlı bir oğlan çocuğuna sahiptir.Odiseo estaba casado con Penélope y tenía un hijo, Telémaco.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Fue el cuarto de ocho hijos y el segundo de seis que sobrevivió la infancia.
David ve Beila Bielski çiftinin 10'u erkek olan 12 çocuğunun üçüncüsü olarak dünyaya geldi.Fue el tercer hijo de David y Beila Bielski, quienes tuvieron doce hijos: diez hijos y dos hijas.
On iki çocuğun sekizincisi ve sekiz erkek kardeşten beşinciydi.Fue la octava de once niños con ocho hermanos y dos hermanas.
Nisan 2014'te çift, ilk çocuğunu beklediklerini açıkladı.En noviembre de 2014 la pareja anuncio que estaban esperando su primer hijo.
Hanna'ya göre bir çocuğun babaya ihtiyacı yoktur.No creemos que el niño necesite un padre.
1819 yılında ağabeyi Moritz ölünce dokuz çocuğun üçüncüsü olarak ailenin en büyük oğlu oldu.Al morir su hermano, Moritz, en 1819, se convirtió en el mayor.
11 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti.Un afligido niño de 11 años de edad.
Kadın çocuğunu kilisede çalışması için verir.Ella, enseña a amar a la Iglesia.
Yedi çocuğun beşincisidir.Es la quinta de siete hijos.
Bu da çocuğun isim verilecek kadar yaşadığını gösterir.En este punto se nos da a conocer el nombre de la niña.
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde bir çocuğun doğumdan itibaren isim hakkına sahip olduğunu belirtilir.Principio 3 El niño tiene derecho desde su nacimiento a un nombre y a una nacionalidad.
Karısı üçüncü çocuğunu doğurduktan hemen sonra öldü.Murió después del nacimiento de su último hijo.
Bir süre memurluk yaptı, yedi yaşındaki çocuğunu kanser nedeniyle kaybettikten sonra yaşa dışı işlere yöneldi.Su madre viajó allí después de perder once niños anteriores por enfermedades evitables.
Çok yoksul bir aileye sahip olarak, yedi çocuğun en büyüğü idi.Tuvieron siete hijos, que eran ocultados dejándolos en casas de parientes, para ser cuidados.
İki Yahudi çocuğunu evlerine götürdüler .Mujeres y niños judíos son expulsados de sus hogares.
İlgili Sayfalar