çocuğun ile cümle
çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuğun anne karnındaki duruşu ve uyku sırasındaki yatış pozisyonu ile hiçbir ilgisi yoktur.Además es recomendable no dormirse con el bebé en el sillón o el sofá.
Daha sonra Marie, Ruth'un beş çocuğunun elinden geçer.Russell deja a los Chicos del mañana.
Cemile çocuğun velayetini de almıştır.Julia ganó la custodia del niño.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.Fue la segunda de seis hijos.
Sonunda dikenli dallardan yarı baygın çocuğun kafasına taç yapılır ve bağlanır veya çarmıha çivilenir.Al final, la víctima medio muerta será coronada con espinos y atada o clavada a una cruz de madera.
Pyotr, babasının ikinci evliliğinden olan altı çocuğunun ikincisiydi.Pedro fue el segundo de los seis hijos del matrimonio.
Tony Jaa, dört çocuğun üçüncüsüdür.José Antonio es el tercer hijo de sus padres.
Tesla, beş çocuğun dördüncüsüydü.Patricia era la tercera de cinco niños.
Evlendikten altı yıl sonra, Aydın isimli ikinci çocuğunu dünyaya getirdi.Tres años después daría a luz a su segundo hijo.
Eğitimin amacının çocuğun kendi kabiliyetlerini anlayacak duruma getirmektir.Otro objectivo del proyecto es el de enseñarle a los niños a ser responsables.
Bu çocuğun babasının Manet olduğu kabul edilir.Se establece que el marido de la madre será considerado como padre del hijo de ésta.
Şevket Feyzullah kızı Alekberova, kamança virtüözü bir anne ile işçi bir babanın dört çocuğundan üçüncüsüdür.Hijo de un carpintero y una artista plástica, es el tercero de cuatro hermanos.
Kendisi dört çocuğun ikincisidir.Es el segundo de cuatro hijos.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.El bebé está inconsciente.
Unvan genellikle en büyük erkek çocuğuna verilmiştir.Habitualmente es transportado a mi♭ mayor.
"Kaç çocuğun var?" "İki oğlum ve bir kızım var.""Quanti figli hai?" "Ho due figli e una figlia".
Çocuğun vajinal yolla doğması (Sezaryen ile doğmaması) gerekir.La Căpcăuna (la femmina del Zmeu) è invece quella che ha dei figli sotto diverse sembianze (ragazze o zmei).
Riveria'nın çalışması üç dilenci çocuğun üzerine düşen şeytani bir yüz görüntüsünü öne çıkarmaktaydı.La locandina di Riveria mostrava una faccia demoniaca che compariva sulle sagome di tre ragazzi.
Çok yoksul bir aileye sahip olarak, yedi çocuğun en büyüğü idi.Sunifredo da Ermessinda ebbe sette (o otto) figli: Goffredo il Villoso (ca.
Üç kız çocuğunun en küçüğü Wojcicki, Kaliforniya, San Mateo County'de dünyaya geldi.Wojcicki, la più giovane di tre figlie, è nata nella contea di San Mateo in California.
Kahin ona kızı Danae'nin bir erkek çocuğu olacağını ve bu çocuğun onu öldüreceğini söyler.Il dio gli rispose che sua figlia Danae avrebbe avuto un figlio che lo avrebbe ucciso.
Kraliyet çiftinin dokuz çocuğunun ilki 21 Kasım 1840'ta doğdu ve Viktorya olarak isimlendirildi.La prima figlia della coppia reale venne battezzata Vittoria, nacque il 21 novembre 1840.
Agrippina çocuğun adı konusunda kararsızdı.Agrippina si schierò decisamente contro il figlio.
David ve Beila Bielski çiftinin 10'u erkek olan 12 çocuğunun üçüncüsü olarak dünyaya geldi.Era figlio di David e Beila Bielski che ebbero dodici figli: dieci maschi e due femmine.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.Nel 2014 rimane incinta del loro secondo figlio.
Küçük çocuğun vücuduna 18 bıçak darbesi indirdi.Sul corpo del giovane vennero rinvenuti i segni di 20 coltellate.
Çocuğun adı da İsa olacaktır.Il bambino si chiamerà Joseph.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Un giorno resta incinta ma rifiuta di dire il nome del padre.
Çocuğun eğitilmesi konusunda.Per la formazione di mio figlio.
O gece, çocuğun dileği kabul olur.Will accetta quindi felice il regalo del suo ragazzo.
Yıllar sonra Anna, çocuğuna babasının yani Artyom'un efsanesini anlatır.Più tardi, Anna viene mostrata a dire al figlio del coraggio di Artyom.
Çocuğun hayati tehlike altına girdiğini düşünen bir hayvanat bahçesi çalışanı Harambe'yi vurarak öldürdü.Temendo per la vita del bambino, un lavoratore dello zoo ha sparato e ucciso Harambe.
Gravina, çocuğun şairlik yeteneğinden ve kişisel tatlılığından etkilendi.Gravina fu attratto dal talento poetico e dal fascino del ragazzo e dunque ne fece il suo protetto.
10 çocuğun en büyüğüydü.Fu il maggiore di 10 figli.
İlk eşinin kocası öldükten sonra onların 3 çocuğunu evlat edinmişti.Alla morte della sorella ne adottò i tre figli rimasti orfani.
Yolculuk şarkısı ise iki çocuğunu kaybeden bir aileden esinlenmiştir.Le canzoni fanno riferimento a una donna che viene impiccata assieme ai suoi due figli.
John Keats, dört çocuğun en büyüğü olarak 31 Ekim 1795'te Londra'da dünyaya geldi.John Keats nacque a Londra il 31 ottobre 1795.
Pɑrɑsızdır, eşi onu çocuğunu dɑ ɑlıp terk etmiştir.Lo cresce da sola, dato che il suo compagno l'ha abbandonata.
Makül davranmaya çalışan Joker, en sonunda karısının ve çocuğunun ölümü ile delirir.Maledizione che, alla fine, darà luogo alla morte del marito e dei figli.
Önce çocuğun kolları ve bacakları ani olarak kasılır, sonra, çırpınmalar başlar.È consigliabile amputargli prima le gambe, poi la testa.
Çift; Lily adında bir kız çocuğuna sahiptir.I due hanno una figlia di nome Lillian.
Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir.Gli sopravvissero sua moglie e due figli.
Kocası ve iki çocuğunu da Avrupa'da turnelere çıkartmıştır.Lei e suo marito viaggiarono in tutta Europa.
2016 yılında dövmesine dördüncü çocuğunun doğum tarihi olan 10-08-14'ü ekletmiştir.Nel 1984 venne trasmesso lo special televisivo Birth of the 10th!
Bu sırada çocuğun öz babası da olayların içine karışır.Le colpe dei padri coinvolge nelle sue conseguenze anche i figli.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.La vediamo preparare un vestitino per il figlio che non nascerà.
İki Yahudi çocuğunu evlerine götürdüler .Vi furono accolti almeno 3 bambini ebrei.
On yaşında bir çocuğun haricinde bütün kavimleri katliama kurban gitmişti.In vecchiaia fu colpito dalla perdita di tutti i suoi figli tranne una figlia.
Bu çocuğun akıbeti bilinmemektedir.Il fato di questa bambina è sconosciuto.
Ayrıca pek çok çocuğun daha bakımını üstlenmiştir.Inoltre ricevette altri benefici per conto dei figli.
Çiftin altı çocuğundan üçüncüsü idi.Era la terza di sei figli.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Salì al trono il figlio non ancora nato di una delle mogli di Ormisda II, Sapore II.
Daha sonra o kişi çocuğun eğitimini sağlar. namaz kılıp, oruç tutmasına özen göstermesi istenir.Dopo la spiegazione gli altri lo lodano ma poi gli chiedono a che cosa serva.
Burada önce Astarte’nin çocuğunun dadısı olur.Sarà la levatrice di Midori al momento del parto.
Marko eşini ve çocuğunu görmek için hapisten kaçar.Marco deve partire per Francoforte con suo figlio e la sua ex moglie.
Kendi çocuğunu yediği söylenir.Si crede che li abbia divorati lei stessa.
Evlâda âit olan bu kavram, çocuğun – önceleri oğlun – ebeveynine karşı göstereceği saygıya işâret eder.La fase del no, nella quale il bambino prova il piacere di opporsi ai genitori.
Çocuğun ayaklarını kesip, onu bir bataklığa attılar.Infine gli legarono delle pietre ai piedi e lo gettarono in mare.
Ancak bir çocuğunun olmadığı kesindir.Ma non è nulla senza un figlio.
Anne, çocuğunu kucağına aldı.Мать взяла своего ребёнка на руки.
İlgili Sayfalar