çocuğun ile cümle

çocuğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ailesinin 14 çocuğundan sekizi çocukken hayatını kaybetti.Von seinen vierzehn Kindern starben acht vor ihm.
Hatta her iki çocuğuna bir ayakkabı tahsis etmişti.Beide tragen auf ihren Armen jeweils ein Kind.
Çocuğun "Anladım" cevabı üzerine Atatürk, "Aferin sana!Der Rekrut erwacht und denkt sich: „Es wär’ so schön gewesen!“.
Kısa sürede hâmile kaldı ve ilk çocuğunu 14 Mayıs 1794'te doğurdu.Sein Testament erstellte er zuhanden seiner vier Kinder am 1. Juni 1594.
Cemal Bardakçı ve Fatma Nuriye Bardakçı'nın üç çocuğundan biri olarak doğdu.Der Sohn eines Bankkaufmanns und einer Bankkauffrau wurde als erstes von zwei Kindern geboren.
Mary Lee Woods ve Conway Berners-Lee'nin dört çocuğundan biridir.Sir Tim Berners-Lee ist eines ihrer Kinder.
Büyümekte olan enerjisi olmayan bir çocuğun belki de ilaçlara ihtiyacı vardır.Un enfant en pleine croissance qui n'a pas beaucoup d'énergie a peut-être besoin de soins médicaux.
Bu masayı herhangi bir çocuğun boyuna göre ayarlayabilirsiniz.Vous pouvez ajuster ce bureau à la taille de n'importe quel enfant.
Siz yokken çocuğunuza bakacağım.Je surveillerai votre enfant pendant que vous êtes partie.
Siz yokken çocuğunuzla ilgileneceğim.Je prendrai soin de votre enfant pendant que vous êtes partie.
Bu katmanlar birbiriyle etkileşir ve çocuğun gelişimini etkiler.Ces couches interagissent entre elles et influencent le développement de l’enfant.
(Kaç çocuğun var?)(Combien de chevaux as-tu ?)
Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir.Et à elles un quart de ce que vous laissez, si vous n'avez pas d'enfant.
11 çocuğun tüm ailesi, kızları müzik kariyerlerini sürdürebilsin diye Güney Kaliforniya'ya taşındılar.Toute la famille déménage en Californie du Sud pour que les filles puissent poursuivre leur carrière musicale.
Bu bir çocuğun alabileceği en kötü isim.C'était le pire des noms à porter étant enfant.
Babası aynı zamanda müzik yapımcısıydı, Quincy Jones'un iki çocuğunun da vaftiz babasıdır.Il est aussi le parrain de deux des enfants de Quincy Jones.
Eşini ve çocuğunu öldürdüğü kesin olarak anlaşılınca WWE tarafından bir daha anılmamıştır.Il lui révéla alors la vérité : il n'a pas pu se résoudre à tuer leur enfant.
Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler.Un policier lui dit qu'un homme et un enfant ont été tués dans l'explosion d'une bombe artisanale.
Mora/Morgana: Kötü bir kızdır ve 10 yaşındaki bir çocuğun hayal gücüne sahiptir.Mora / Morgana : Cette petite fille de dix ans pourrait tromper avec son air innocent.
Düşmanların kralı, çocuğun hala yaşadığını öğrendi ve öldürtmek için tekrar adamlarını gönderdi.Le roi ennemi, ayant entendu dire qu'il vivait encore, envoya ses hommes pour le tuer.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Le filicide est l'acte délibéré du parent qui tue son propre enfant.
Büyücünün, varlıklarından haberdar olursa karısını ve çocuğunu öldüreceğinden korkmaktadır.Pris de peur, il décide de tuer son épouse et leur enfant.
Claudia'nın doğumunda Nero, anne ve çocuğunu Augusta unvanıyla onore etmiştir.À l'anniversaire de Claudia, Néron honore la mère et la fille du titre d'Augusta.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Il était le quatrième de huit enfants et le deuxième de six qui a survécu à l'enfance.
Üçüncü çocuğun, Tiberius'un Sezar'lığa yükseltilmesinden önce öldüğü düşünülmektedir.Le troisième enfant semble être mort avant l’accession au trône de Tibère.
Kadın çocuğunu kilisede çalışması için verir.Elle donne naissance à leur fils dans une église.
O sırada Kevin, aktris Shar Jackson'dan ikinci çocuğunu bekliyordu.À cette époque, l'ex-compagne de Kevin, Shar Jackson, était enceinte de leur deuxième enfant.
Çocuğun doğumunda ise sıra dışı olaylar yaşanmış.Lors de la mort de sa mère, des choses étranges se passent.
Çocuğun elinde Kral'a hitaben bir mektup bulunmaktaydı.Il reçoit à nouveau une lettre bienvaillante du roi.
Emmy Noether dört çocuğun ilki olarak 23 Mart 1882’de doğmuştur.Emmy Noether naît le 23 mars 1882.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Le trône est réservé pour le fils encore à naître d'une des femmes de Hormizd II.
Otuz dört yaşında ilk çocuğunu doğurdu.Elle donne naissance à sa première fille à l'âge de 14 ans.
11 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti.C'est le fils de 11 ans qui a prévenu la police.
Şarkıcı, daha sonra çocuğun biyolojik babasının kendisi olmadığını öğrendi.Il s'avère finalement qu'il n'est pas le père biologique de cet enfant.
Torun, herhangi bir kimsenin çocuğunun çocuğu.Enfant d'autrui, fille de personne.
Devlet memuru ailenin iki çocuğundan biridir.Il est le cadet des deux enfants de la famille.
Çocuğun babasını ziyaret ederler ama o para vermekten acizdir.Cette petite fille est exploitée par son père, qui la battra si elle ne rapporte pas d'argent.
10 çocuğun en büyüğüydü.Il est l'aîné de 10 enfants.
Kaip auklėsime šitą berniuką? : Bu erkek çocuğunu nasıl yetiştireceğiz?Je ferai de mon mieux pour élever ce bébé.
Eğitimin amacının çocuğun kendi kabiliyetlerini anlayacak duruma getirmektir.L'objectif principal ici est encore d'apprendre à l'enfant à assurer sa sécurité.
Bir soybilim kuramı çocuk listesini bir kız çocuğunu da ekler.La poupée contient un enregistrement de la voix d'une enfant.
Bakımhanedeki kız çocuğuna kendisine Nicholas'ta bulunan dövmelerin aynısından yaptırır.Même sa fille au niveau de son testament sera encore possessionnée à Nice.
Kendisi dört çocuğun ikincisidir.Elle est la seconde de quatre enfants.
Ancak bir çocuğunun olmadığı kesindir.Il est donc peu probable qu'elle ait un enfant.
Kutsal bilge Narada Mayavati'ye Rati olduğunu, çocuğun Kama olduğunu ve ona bakması gerektiğini açıklar.Le sage divin Narada révèle alors à Mayavati qu'elle est Rati et l'enfant Kâma, et qu'elle doit l'élever.
Eğitim çocuğun ilgisine uygun olmalıdır.Adapter l'attitude éducative au caractère de l'enfant.
Kısa sürede hâmile kaldı ve ilk çocuğunu 14 Mayıs 1794'te doğurdu.Sa nièce est enceinte et accouche le 7 mai 1594.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Hélène prête pour un deuxième bébé ?
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.En 2014 elle donne naissance à son premier enfant.
Bebek ölümü, bir yaşın altındaki bir çocuğun ölümü olarak tanımlanır.L'esprit a tenu compte d'un enfant mort à trois ans.
Karısının ve çocuğunun başında olmamasının sonunun böyle olmamasına şaşırmaz.Dans ce dernier cas, il n'arriverait rien à sa femme et à son fils.
Tek çocuğunun adı Lucius Domitius Ahenobarbus'tur.Son enfant unique était son fils Lucius Domitius Ahenobarbus.
Hubert ve Joan Ottey çiftinin 7 çocuğundan 4.sü olarak Cold Spring, Hanover'da dünyaya gelmiştir.Ottey est la quatrième des enfants d'Hubert et Joan Ottey de Cold Spring, Hanover.
Ayrıca ebeveynin ikinci isminin çocuğun ismine daha uygun olması nedeniyle de olabilir.Toutefois, il est permis, à titre d'usage, d'ajouter le nom du second parent.
Ancak onlar çoktan ölmüştür ve babası bunu bilmektedir ama çocuğundan kurtulmak için bunu yapmıştır.Quand son fils mourut, elle voulut se suicider mais P'pa la sauva.
Çocuğun başı ve sol kolu yenmiştir.La tête et un bras de l'enfant manquent.
Bir köy papazının dört çocuğundan en küçüğüydü.C'est le plus jeune des quatre enfants d'un pasteur anglican.
Çocuğun adı da İsa olacaktır.Il s'appelle Jésus.
Yolculuk şarkısı ise iki çocuğunu kaybeden bir aileden esinlenmiştir.La no 8 est conçue pour un couple dont les enfants sont partis.
Çocuğun sağlık durumu iyiye gitmeye başladı ve 3 ay sonra olumlu sonuç alındı.L'état du garçon s'améliora immédiatement et la guérison fut complète en l'espace de quelques jours.
İlgili Sayfalar