çocuğa ile cümle

çocuğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dr. Denys, bir koyunun kanını 15 yaşında bir çocuğa nakletmiş ve çocuk yaşamıştı.Prelio je krv ovce u krvožilni sustav petnaestogodišnjeg dječaka, koji se kasnije oporavio.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Iskušenja kod dječaka.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Fajčiť však prestala, len čo zistila, že je prvýkrát tehotná.
Çocuğa ruh verir.Pretože im rozumie dieťa.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, yılda 6 ila 12 milyon arasında çocuğa bulaşmaktadır.V ZDA se letno okuži 6 do 12 milijonov otrok.
Giderken yolda bir çocuğa rastlar.Na poti najde mrtvega človeka.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.To lahko vidimo na primeru majhnega otroka.
Altı anneden yedi çocuğa sahibim.Bil je šesti izmed sedmih otrok.
Renesmee bir çocuğa göre çok hızlı büyümektedir ayrıca zihin gelişimi fiziksel gelişimden daha hızlıdır.Belli povejo samo za Renesmeeinino nenavadno hitro rast in tako fizično kot psihično razvijanje.
Hadiseye saygı gösterecek olan Georges çocuğa Marcel Stanley adını verdi.Georges je bil obeh dogodkov tako vesel, da je drugega sina imenoval Marcel Stanley.
Düşük ilk 40 gün içinde olursa ikinci hamilelikte doğan erkek çocuğa Pidyon yapılır.Prvih 24 ur v novem domovanju bo hrček najbrž precej zbegan.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Teisėtų vaikų neturėjo.
Erken çocukluk döneminde çocuğa çeşitli duyusal deneyimler sağlamanın gereği üzerinde önemle durdu.Per pirmus metus, kūdikiai greitai sužino, kad kitų elgesys perduoda reikšmingą informaciją.
Çocuğa annesinden geçen antikorlar onu bir süre hastalıklardan korur.Motinos antikūnai pereina per placentą naujagimiui ir apsaugo jį nuo ligos maždaug vienerius metus.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Spręsdamas jis privalo vadovautis vaiko interesais.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Vyrauja mažoji šeima.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Tal ei olnud seaduslikke lapsi.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Sarnane lugu on väga väikeste lastega.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.Preester viis lapse lastekodusse.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti.1997년도에는 한 소년을 진찰하게 되었습니다.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.1997 ombads jag träffa en ung pojke, helt normal.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.1997 sollte ich mir diesen Jungen ansehen, vollkommen normal.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.En 1997, on m'a demandé de voir ce jeune garçon, parfaitement normal.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.Hãy quay lại năm 1997 khi tôi được yêu cầu khám cho cậu bé hoàn toàn bình thường này.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.Již v roce 1997 jsem byl požádán, abych prohlédl malého chlapce, který byl úplně normální.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.Nel 1997, mi hanno portato questo bambino, perfettamente normale.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.Tilbage i 1997, blev jeg bedt om at kigge på denne unge dreng, helt normal.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.В 1997 году меня попросили осмотреть этого маленького мальчика, абсолютно нормального.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.През далечната 1997 ме извикаха да видя едно момче, съвършено нормално.
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.בשנת 1997, נתבקשתי לאבחן ילד זה,
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti.ففي عام 1997، طلب مني أن أرى هذا الطفل
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti.彼は他に問題はなかったのですが 遺伝的ジストニアがありました
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.20분 후 도착한 우리는 아이에게 심폐 소생술을 시작했어요.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Als wir 20 Minuten später ankamen, begannen wir sofort mit der Reanimation.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Amikor 20 perccel később odaértünk, elkezdtük újraéleszteni a gyereket.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Când am ajuns acolo, 20 de minute mai târziu, am început resuscitarea cardio-respiratorie a copilului.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Chúng tôi đến đó sau 20 phút, bắt đầu hô hấp nhân tạo cho đứa trẻ.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Cuando llegamos, 20 minutos después, comenzamos la RCP (Reanimación Cardiopulmonar) en el niño.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Dojechaliśmy w 20 minut i rozpoczęliśmy resuscytację dziecka.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Když jsme tam přijeli o 20 minut později, začali jsme s resuscitací.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Ketika tiba di sana, 20 menit kemudian, kami mulai melakukan CPR pada si anak.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Quando chegámos lá, passados 20 minutos, fizemos a reanimação cardiorrespiratória.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Quando siamo arrivati, 20 minuti dopo, abbiamo iniziato la rianimazione sul bambino.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Toen we 20 minuten later arriveerden, begonnen we het kind te reanimeren.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Όταν φτάσαμε εκεί, 20 λεπτά αργότερα, αρχίσαμε να κάνουμε ΚΑΡΠΑ στο παιδί.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Когато пристигнахме, 20 минути по-късно, започнахме със сърдечен масаж.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Мы добрались туда двадцать минут спустя, и начали процедуру сердечно-лёгочной реанимации ребёнка.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Приїхавши через 20 хвилин, ми почали робити дитині штучне дихання.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.כשהגענו לשם, 20 דקות אחר כך, התחלנו החייאה על הילד.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.عندما وصلنا إلى هناك بعد 20 دقيقة لقد بدأنا بتطبيق الإنعاش القلبي مباشرة على الطفلة
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.その子供に心肺蘇生を始めました 1ブロック先から医者が来て
3 yaşından küçük çocuğa evde bakıyorsanız evde bakım desteği (kotihoidon tuki) alabilirsiniz.Jos hoidat alle 3-vuotiasta lasta kotona, voit saada kotihoidon tukea.
3 yaşından küçük çocuğa evde bakıyorsanız evde bakım desteği (kotihoidon tuki) alabilirsiniz.Om du tar hand om ett under treårigt barn, kan du få hemvårdsstöd (kotihoidon tuki).
3 yaşından küçük çocuğa evde bakıyorsanız evde bakım desteği (kotihoidon tuki) alabilirsiniz.إذا كنت ترعى طفلاً يقل عمره عن 3 سنوات في البيت، فبإمكانك الحصول على دعم الرعاية المنزلية (kotihoidon tuki).
3 yaşından küçük çocuğa evde bakıyorsanız evde bakım desteği (kotihoidon tuki) alabilirsiniz.如果你在家里抚育未三岁的幼儿,你将可以得到家庭育儿补助(kotihoidon tuki)。请向KELA申请这项补贴。
500 milyon çocuğa ulaşmanın bedeli bu.5억명 정도의 어린이를 위해 드는 돈입니다.
500 milyon çocuğa ulaşmanın bedeli bu.Atat costa sa ajungi la 500 de milioane de copii.
500 milyon çocuğa ulaşmanın bedeli bu.C'est le prix pour atteindre 500 millions d'enfants.
500 milyon çocuğa ulaşmanın bedeli bu.Das kostet es, um 500 Millionen Kinder zu erreichen.
500 milyon çocuğa ulaşmanın bedeli bu.Dat is wat het kost om 500 miljoen kinderen te bereiken.
İlgili Sayfalar