çocuğa ile cümle

çocuğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Her çocuğa iyi davranır.Han är väldigt snäll mot alla.
Böylece hayalet çocuğa dönüşür.Detta skulle göra en pojke till man.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Має характер малої дитини.
Giderken yolda bir çocuğa rastlar.Раптом, на своєму шляху він зустрічає хлопчика.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Законних дітей у нього не було.
Hadiseye saygı gösterecek olan Georges çocuğa Marcel Stanley adını verdi.На честь цієї події, Жорж назвав дитину Марсель Стенлі.
Çocuğa hayatta kalacağını söyler.Не очікувалося, що дитина виживе.
Çileden çıkan hekim küçük çocuğa küfür ederek onu kovar.Розгніваний дід відіслав маленького безбожника додому.
Altı anneden yedi çocuğa sahibim.Була шостою з семи дітей.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.У момент загибелі вона була вагітною четвертою дитиною.
Her çocuğa üç bonbon şekeri verdim.Я дав кожній дитині по три цукерки.
Her çocuğa üç bonbon şekeri verdim.Я дала кожній дитині по три цукерки.
Her çocuğa bir laptop (One Laptop per Child) projesinde yoğun olarak kullanılmıştır.Činnost zastřešuje organizace One Laptop per Child (OLPC).
Altı anneden yedi çocuğa sahibim.Je šestý ze sedmi dětí.
Çocuğa ruh verir.Však způsobné já dítě?
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Hodí se i k malým dětem.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Lokýtka) nezanechal legitimního syna.
Lucy 19 yaşında Garth Lawless'ten bir çocuğa hamile kaldı.Již v devatenácti letech se provdala za Gartha Lawlesse, asi po roce se jim narodila dcera Daisy.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Kvůli prvnímu těhotenství však bylo odloženo.
Kadın, tapu karşılığında kendi gömleğini çocuğa giydirir.Řeholní oděv začíná dívka nosit po obláčce.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Musíme umět být dítěti oporou.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, yılda 6 ila 12 milyon arasında çocuğa bulaşmaktadır.În Statele Unite ale Americii, între 6 și 12 milioane de copii sunt infectați în fiecare an.
Gerekçeleri ise küçük bir çocuğa kim inansın dır.El le-a răspuns: "Din cauza puținei voastre credințe.
Dr. Denys, bir koyunun kanını 15 yaşında bir çocuğa nakletmiş ve çocuk yaşamıştı.El a făcut transuzie de sânge de la o oaie la un băiat de 15 ani, care a supraviețuit..
Üç çocuğa sahiptir: Naike Rivelli (d.Muti are trei copii: Naike Rivelli (n.
New York'la ilgili büyük hayalleri var ve bu hayallerini gerçekleştirmek istiyor.4 çocuğa bakıcılık yapıyor.Ea are visuri mari pentru New York și este hotărâtă să le transforme în realitate.
Küçük kız kardeşimin 2 çocuğa sahip bu benim iki yeğenim olduğu anlamına geliyor.Sora mea cea mică are doi copii, ceea ce înseamnă că am doi nepoți.
Aniden bir çocuğa araba çarpar.Eközben egy fiút elüt egy autó.
Sara uyuşturucu kullandığı için orada o çocuğa yardım edemez.Sara nem tud neki segíteni a kábítószer miatt.
Yabancı girer, anneyle selamlaşır, çocuğa yaklaşır.Belép az idegen, párbeszédet folytat a szülővel, majd megközelíti a csecsemőt.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Kis gyermekek számára.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, yılda 6 ila 12 milyon arasında çocuğa bulaşmaktadır.Az USA-ban évente 6–12 millió embert kezelnek fejtetvességgel, főként gyermekeket.
Her çocuğa bir laptop (One Laptop per Child) projesinde yoğun olarak kullanılmıştır.Részben az OLPC (One Laptop per Child) projektre adott válasznak is tekinthető ez modellsorozat.
Oyun odasında çocuğa yaşatılan deneyim şu şekilde gelişir: Anne ve çocuk gözlem odasına alınır.A gyermek a következő helyzeteket éli meg: A szülőt és a csecsemőt bevezetik a kísérleti szobába.
Dang virüsü hamilelik sırasında ya da çocuk doğduğunda anneden çocuğa da geçebilir.A dengue-vírus a terhesség alatt vagy a szüléskor anyáról a gyermekére is átterjedhet.
Yaşlı çift çocuğa şeftali ("momo") ve oğlan ("taro") adını takar.A pár Momotarónak nevezte el, ami a momo (barack) és taro (a legidősebb fiú gyermek) kifejezésből ered.
Erken çocukluk döneminde çocuğa çeşitli duyusal deneyimler sağlamanın gereği üzerinde önemle durdu.Mint mondja, az események megértéséhez ismernünk kell gyerekkorát.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.Lapsi sai nimensä Mooren äidin mukaan, joka oli kuollut muutama vuosi aiemmin.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Se sopii pienille lapsille.
Bu mektup çocuğa yazılmıştır.Tämä artikkeli käsittelee lasta.
Aniden bir çocuğa araba çarpar.Yllättäen auto törmää johonkin.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.Hoitotyö tehdään lapsen kotona.
Diğer üç çocuğa su çıkar.Kolme lastua lapsille.
Diğer mezar bir kız, bir erkek çocuğa aittir.Eräässä kolmoishaudassa olivat mies, nainen ja lapsi.
Ewing ilk karısından iki çocuğa sahipti.Gouldilla oli ensimmäisestä avioliitostaan kaksi lasta.
Böylece hayalet çocuğa dönüşür.Tämän vuoksi vainajan ajatellaan olevan poika.
Öğretmen her çocuğa her kimseye bilgi vermekle kalmaz onun annesi görevini de üstlenmiş olur.Koska lapset eivät enää tietäisi isiään, vanhempien vastuu jaettaisiin myös kaikille.
O on çocuğa sahiptir.Hän on kymmenen lapsen äiti.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Δεν απέκτησε νόμιμα τέκνα.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Μικρά παιδιά κτυπήθηκαν.
Anlatıcı çocuğa isim vermeyi uzun süre reddeder.Ο Πάπας αρνήθηκε επί χρόνια να επικυρώσει το διορισμό του παιδιού.
Böylece hayalet çocuğa dönüşür.Πνεύμα εκπορεύεται από και δια του Υιού.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Ιδιαίτερη προσοχή απαιτείται με τα μικρά παιδιά.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Σύντομα όμως έμεινε έγκυος και η πρώτη του σύζυγος.
Çocuğa benzer hareketleri vardır.Το παιδί έχει την ίδια φύση με εμάς .
Nechama Rivlin ile evil olup 4 çocuğa sahiptir.Είναι παντρεμένος με την Nechama Rivlin και έχει τέσσερα παιδιά.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.Της δόθηκε το όνομα Κερκίδα του Μπόμπι Μουρ, ο οποίος είχε πεθάνει μερικούς μήνες νωρίτερα.
Oyun odasında çocuğa yaşatılan deneyim şu şekilde gelişir: Anne ve çocuk gözlem odasına alınır.Mere præcist oplever barnet følgende situationer: En forælder og et barn introduceres til forsøgslokalet.
Yabancı girer, anneyle selamlaşır, çocuğa yaklaşır.En fremmed person kommer ind i lokalet, taler med forælderen, og nærmer sig så barnet.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Så tager børnene affære.
İlgili Sayfalar