çocuğa ile cümle

çocuğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
H362 Emzirilen çocuğa zarar verebilir.H362 – Può essere nocivo per i lattanti allattati al seno.
Kadın, tapu karşılığında kendi gömleğini çocuğa giydirir.Lo stesso fa il ragazzo togliendosi la maglia.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Случай с пацаном.
Firavunun kızı, çocuğa Musa (İbranice: Moşe משה, Sudan çıkarttım) ismini koyar ve onu evlat edinir.Дочь фараона находит младенца Моисея.
Her çocuğa okul öncesi yaşlarında difteri aşısı yapmalıdır.В говорит, что детям надо давать мороженое после школы ежедневно.
Demir Baba çocuğa: 'Em!' der.甲本雅裕) — Ёсиро Маэда (отец Маэды) (яп.
Sally döner ve çocuğa anahtar soru sorulur: 'Sally misketi için nereye bakacak? 'Ребёнка спрашивают: «Где Салли будет искать свой шарик»?
Her çocuğa bir laptop (One Laptop per Child) projesinde yoğun olarak kullanılmıştır.Является альтернативой другого похожего проекта One Laptop Per Child.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Законных детей у него не было.
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Из них лишь один взрослый мужчина, а остальные - дети и женщины.
Anne ve babası, Jill ve Gerald Westenra, Sophie ve Isaac Westenra adında iki çocuğa sahipti.У её родителей, Джилл и Джеральда Вестенра, ещё двое детей, София и Исаак.
Doktor, Gallifrey'ye vardığında küçük çocuğa uzun yoldan geldiğini söylemiştir.После возвращения на Галлифрей Доктор говорит маленькому мальчику, что он пришёл «окольным путём».
Diğer mezar bir kız, bir erkek çocuğa aittir.Только одно захоронения принадлежит женщине.
Bu çocuğa yiğitliği ve mertliği dolayısı ile Kerem adı verilir.Дай этому мальчику силу и храбрость.
Witmer psikolojinin bu çocuğa yardımcı olabileceğini düşünmüştü.Он, по мнению волшебницы, смог бы помочь девочке.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.Неожиданно человек в чёрном костюме сказал, что он голоден и собирается съесть мальчика.
Bu nedenle çocuğa Latince ve hukuk öğretti.ومن هنا جعل الصبي يتعلم اللاتينية والقانون.
Dr. Denys, bir koyunun kanını 15 yaşında bir çocuğa nakletmiş ve çocuk yaşamıştı.قام جين بابتيست دينيس بنقل دم خروف إلى فتى في الخامسة عشرة من عمره.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.وقد سُمّيت الطفلة باسم جدتها والدة مور التي ماتت قبل ولادتها بعدة سنوات .
Demir Baba çocuğa: 'Em!' der.وروي عن ابن عباس أنه قال : ( كلاً تفعل ) أي المخاطبة والوسم.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.تحرش فتاة صغيرة.
Diğer mezar bir kız, bir erkek çocuğa aittir.1 الظئر: هي المرأة المُرْضِعة لولد غيرها.
Ewing ilk karısından iki çocuğa sahipti.كان لفيليب ابنان من زوجته الأولى.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, yılda 6 ila 12 milyon arasında çocuğa bulaşmaktadır.Nos Estados Unidos, entre 6 e 12 milhões de crianças são infectadas por ano.
İlk çocuğa Aziz'in duasından hemen sonra gebe kaldı.A concepção de seu primeiro filho seguiu-se imediatamente à oração do santo.
Geleneksel Yahudilikte kişinin Yahudiliği çocuğa annesinden geçer.Portanto, a herança judaica é passada de mãe para filho.
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Um era habitado por humanos, e o outro por demônios.
Anne ve babası, Jill ve Gerald Westenra, Sophie ve Isaac Westenra adında iki çocuğa sahipti.Seus pais, Jill e Gerald Westenra tem mais dois filhos, Isaac e Sophia Westenra.
Hadiseye saygı gösterecek olan Georges çocuğa Marcel Stanley adını verdi.Para homenagear o feito, Georges batizou seu filho de Marcel Stanley.
New York'la ilgili büyük hayalleri var ve bu hayallerini gerçekleştirmek istiyor.4 çocuğa bakıcılık yapıyor.Ela tem grandes sonhos em Nova York e está determinada a realizá-los.
Yabancı girer, anneyle selamlaşır, çocuğa yaklaşır.Estranho entra, conversa com o cuidador, então se aproxima da criança.
Aniden bir çocuğa araba çarpar.Até que um dia ele bate num menino.
Yaşlı çift çocuğa şeftali ("momo") ve oğlan ("taro") adını takar.O casal chamou de Momotaro, Momo (pêssego) e Taro (menino ou filho mais velho na família).
Üç çocuğa sahiptir: Naike Rivelli (d.Com ele teve três crianças: Justino II (r.
Song for a Raggy Boy (Yetim Çocuğa Türkü), Aisling Walsh'ın yönetmenliğini yaptığı 2003 tarihli film.Song For a Raggy Boy is een dramafilm uit 2003, geregisseerd door Aisling Walsh.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Hij liet geen wettige kinderen na.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Op dat moment was ze zwanger van hun eerste kind.
Diğer mezar bir kız, bir erkek çocuğa aittir.Een kleine grafsteen was bedoeld voor het graf van een kind.
Bu yüzden Chucky çocuğa Glen diye hitap ederken, Tiffany ise Glenda diye hitap etmektedir.Glen werd geboren zonder geslachtskenmerken, wat de reden is dat Tiffany hem Glenda noemt.
Giderken yolda bir çocuğa rastlar.Onderweg pikken ze een jongeman op.
2. Baskı: Doğmamış Bir Çocuğa Mektup (İstanbul: Can, 1997).Kammer: Kaddisj voor een niet geboren kind, 1994).
Tüm ailelerin yüzde 46'sı beş veya daha fazla çocuğa sahiptir.Nu is de 456 terug en eist tien procent van alle kinderen.
Çocuğa benzer hareketleri vardır.Ze hebben een vergelijkbare werkzaamheid.
Bu şekeri çocuğa ver.Geef deze snoep aan het kind.
Her çocuğa bir laptop (One Laptop per Child) projesinde yoğun olarak kullanılmıştır.Przedsięwzięciem kieruje organizacja One Laptop Per Child (pl. Laptop dla każdego dziecka, w skrócie OLPC).
Anne ve babası, Jill ve Gerald Westenra, Sophie ve Isaac Westenra adında iki çocuğa sahipti.Jej rodzice, Jill i Gerald Westenra, mają dwójkę innych dzieci - Sophie oraz Isaaca.
Sally döner ve çocuğa anahtar soru sorulur: 'Sally misketi için nereye bakacak? 'Kluczowe pytanie zadawane badanemu brzmi „gdzie Sally będzie szukała swojej piłeczki?”.
Küçük çocuğa bir şeyler olur.Może więc występować u małych dzieci.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Nie miał prawowitych dzieci.
Bu mektup çocuğa yazılmıştır.Pismo było pisane przez dzieci.
Giderken yolda bir çocuğa rastlar.W podróży spotyka dziewczynę.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Była wówczas w ciąży z najmłodszym dzieckiem.
Sadık mezarda 5 – 9 yaşlarında bir çocuğa ait kemikler vardır.W grobowcu nr 9 znaleziono szkielet ułomnej kobiety zmarłej w wieku 50-70 lat.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.Macocha oddała chłopców do domu dziecka.
Çileden çıkan hekim küçük çocuğa küfür ederek onu kovar.Z depresji pomaga wyciągnąć go młody policjant.
Erken çocukluk döneminde çocuğa çeşitli duyusal deneyimler sağlamanın gereği üzerinde önemle durdu.Już w dzieciństwie jego wczesne próby dramatyczne zwróciły uwagę kilku wpływowych osób.
Araçlarıyla yolda ilerlerken dini broşürler dağıtan bisikletli iki çocuğa rastlarlar.På vägen stannar de och pratar med två pojkar som delar ut religiösa broschyrer.
Dadı, evlerde çocuğa bakan kimse.I skolan går en tjej som anställs som barnflicka hemma hos familjen.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Umgänget är i första hand till för barnet.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Han fick ingen legitim avkomma.
İlgili Sayfalar