çoğunlukla ile cümle
çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğunlukla küçük karakter rollerinde oynadı.Uglavnom je glumila zle likove.
Film çoğunlukla doğaçlama çekilmişti.Film je bio uglavnom hvaljen.
Çoğunlukla bayramlar, nikâhlar ya da büyük toplantılar gibi sıralarda yapılır.Obično se održava prije velikih blagdana poput Božića i Uskrsa ili prije važnih događaja.
Panzer Tugayı çoğunlukla kötü eğitilmiş ve teçhiz edilmişti.Na početku pripadnici brigade bili su slabo prpremljeni i opremljeni.
Elektrik enerjisi ölçü birimi olarak, çoğunlukla kilovatsaat (kWh) kullanılır.Kada plaćamo električnu energiju, plaćamo utrošene kilovat sate (kWh), a ne kilovate.
Pentagram'ın gerçekleştirdiği konserler çoğunlukla kapalı gişe olmuştur.Ostatak Labangon kluba se većinom izgubio.
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Stanovništvo se konstantno smanjuje, uglavnom iz ekonomsko-socijalnih razloga.
Hükûmetler çoğunlukla organize grup lobiciliğini tanımlar ve regüle ederler.Prijedlog su definirali i predložili uglavnom liberalni zastupnici.
Arazisi çoğunlukla düz ve verimlidir.Zemljište je većinom muljevito i nestabilno.
Onlar çoğunlukla Latince, Koine Yunancası ve Kıpti dillerini konuşuyorlardı.Poznavao je većinu europskih jezike te latinski, grčki i orijentalne jezike.
Bu tür eserler çoğunlukla Orta Çağ'da Avrupa'da ortaya çıkmıştır.Ovakvi priručnici poznati su širom Europe još od srednjeg vijeka.
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Često se pojavljuju u osoba koje navode da imaju tipične migrene osobno, ili u obitelji.
Long Beach Arena yazısı, Live After Death albümünün çoğunlukla kaydedildiği Long Beach Arena'ya atıftır.Live After Death Video također je sniman u Long Beach Areni ali u drugoj noći.
Çoğunlukla molibdenit minerali içeren cevherlerden üretilir.Proizvodi se uglavnom od minerala polucita.
Çoğunlukla Avrupai kullanıma sahiptir.Koristi se uglavnom u Europi.
Vrapcici Stadyumunda çoğunlukla Futbol müsbakaları yapılmaktadır.U Haršanju se tradicionalno održava natjecanje konjičkih zaprega.
İkili çoğunlukla bir Çin lokantasında buluşup sohbet eder.Na kraju je domjenak prebačen u jedan kineski restoran.
Çoğunlukla gri ve beyaz olmakla birlikte hem günlük, hem iş elbisesi olarak giyilmişlerdir.Često koriste crvenu, bijelu i crnu boju u svojoj odjeći.
Çoğunlukla saralı kimseler ziyaret ederler.S vremena na vrijeme dolazi posjetiti Smešarike.
Reynolds, her zaman Lightman'ın yöntemlerine katılmasa da çoğunlukla onların arkasında durur.Reynolds nie vždy súhlasí so spôsobmi Lightmana, ale stojí za nimi väčšinu času.
Çoğunlukla ağaç, ağaççık ya da çalı durumunda bulunurlar.Orgovány sú opadavé (zriedkavo vždyzelené) kry či stromčeky.
5 Haziran 2005’te İsviçreliler %55'lik çoğunlukla Schengen antlaşmasına katılmayı kabul etti.5. júna 2005 Švajčiari 55% väčšinou hlasov v referende schválili pristúpenie krajiny k Schengenskej zmluve.
Çoğunlukla uzun yolculuklara çıkardı ve bu yüzden Freya kırmızı altın gözyaşları dökerdi.Jej manželom bol Ódin, ktorý však odišiel na ďalekú cestu a Freya ho oplakávala slzami z červeného zlata.
Çoğunlukla polisiye türünde dedektif romanları yazmıştır.Píše najmä detektívne romány.
HH cisimleri çoğunlukla toplam kütlelerinin %75 ile %25 ini oluşturan helyum ve hidrojen içerir.HH objekty pozostávajú prevažne z vodíka a hélia, ktoré tvoria 75 % a 25 % ich hmotnosti.
Sovyet modellerinde çoğunlukla Ural-375D kamyonu üzerine monte edilmiştir.Najviac vyrábaným modelom sa stal Ural-375D.
Havacılıkta çoğunlukla yer seviyesinden yüksekliği belirtmekte kullanılır.V letectve sa bežne používa na určovanie výšky letu.
Bilinen tüm SIV tipleri ya Influenzavirus A (çoğunlukla) ya da Influenzavirus C (ender) tipindedir.Obsahuje jediný druh s názvom vírus chrípky typu A alebo chrípkový vírus typu A (influenza A virus).
Çoğunlukla Ausf.Väčšinou porfýrická.
Oylama ezici çoğunlukla kabul edildi.Návrh na ich odsun bol prijatý väčšinou hlasov.
Çoğunlukla 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülür.Najčastejšie vzniká u mužov vo veku nad päťdesiat rokov.
Çoğunlukla futbol karşılaşmaları için kullanılır.Najčastejšie je využívaný pre futbal.
Çoğunlukla üçgen biçimindedir.Väčšinou sľubuje aspoň trojlistú podporu.
LSD maddesinin esas riskleri çoğunlukla psikolojiktir.Fyzické účinky LSD sú oproti psychickým v podstate zanedbateľné.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.Do povstania sa zapojilo mnoho roľníckych usadlostí.
Ancak hastalar çoğunlukla genç erişkinlerdir.Postihujú najmä mladých pacientov.
Çoğunlukla avcılara karşı savunma silahları olarak görülürler.Najčastejšie boli použité ako lovecké zbrane pre šľachtu.
Çoğunlukla "C" dilinde yazılmıştır.Väčšinou býva označovaná písmenom c.
Çoğunlukla toprağımsı agregatlar şeklinde görülür.Niekedy sa vyskytuje vo forme celistvých agregátov.
Çoğunlukla bulaşıcı mikrobik değillerdir.Mikrokalcifikáty väčšinou netvorí.
Çoğunlukla balıkla beslenir.Väčšinou imituje malú rybku.
Denizanaları, çoğunlukla yaz sonu ve sonbaharda gözlenebilir.Nad morami sa vyskytujú najmä v neskorom lete alebo na jeseň.
Tavanlar çoğunlukla betonarme olarak uygulanmıştır.Maľované plochy sú prevažne použité ako obklad stien.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.Všeobecne sa používaná napríklad počas tehotenstva.
Fakat bu yöntem de çoğunlukla kullanışsızdır.Takéto použitie však môže byť často zavádzajúce.
Çoğunlukla house, tekno, hi-NRG ve Euro disko tarzlarına ait unsurları içerir.Spája v sebe množstvo prvkov z House, Hi-NRG a predovšetkým Italo disco.
Günümüzde çoğunlukla İslam ülkelerinin bayraklarında kullanılan bir sembol olarak bilinmektedir.Takbír sa často používa ako motto na vlajkách v islamskom svete.
Göldeki balık faunası bol olmakla birlikte çoğunlukla yerli olmayan alabalık türlerinden oluşmaktadır.Väčšina lesov na lokalite je znehodnotená nepôvodnými druhmi.
Bu cihazlar çoğunlukla elektrik ile çalışırlar.Tieto generátory zabezpečujú energiu väčšinu času.
Çoğunlukla Damat Ferit ve Güdük Necmi ile gezer.Väčšinu času a rada cmúľa cumlík.
Grup turu bitirdikten sonra 1999 yılında çoğunlukla tatile girdi.Po skončení dlhého turné z roku 1966 si skupina vybrala voľno počas posledných mesiacov roka.
Hedefler çoğunlukla kâğıt veya plastikten yapılır.Karty sú vyrábané buď ako papierové alebo plastové.
Van ve Jim iyi arkadaş olmuşlardı ve çoğunlukla kardeş olduklarına dair şakalar yapıyorlardı.Joey a Monica sú blízki priatelia, ktorí často vtipkujú.
Millî takım maçları çoğunlukla Berlin Olimpiyat Stadyumu'nda yapmaktadır.Svoje zápasy preto musel hrávať dokonca na Olympijskom štadióne v Berlíne.
Çoğunlukla çok katlıdırlar.Väčšinou sú dravé.
Her evde televizyon ve çoğunlukla uydu anteni vardır.V izbách býva niekedy aj televízor, telefón a väčšinou aj klimatizácia.
Filmin çekimlerine çoğunlukla öğleden sonra başlanıyor bazı bölümler gecenin geç saatlerine kadar sürüyordu.Otvárala o šiestej ráno a záverečná sa niekedy posunula až do neskorých nočných hodín.
Genellikle geceleri aktiftir ve uyanık olduğu saatlerde çoğunlukla beslenir.Najviac sú aktívne v nočných hodinách, kedy trávia čas hľadaním potravy.
Çoğunlukla, semptomlar 4 ila 7 gün sonra görülür.Vzniká najčastejšie 7- 10 dní po infarkte.
Çoğunlukla bayramlar, nikâhlar ya da büyük toplantılar gibi sıralarda yapılır.Konzumuje sa väčšinou ako sviatočné jedlo na Vianoce alebo počas iných významných dní.