çoğunlukla ile cümle

çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Pişirme sıvısı olarak çoğunlukla su kullanılsa da, şarap, et suyu ve bira kullanımı da yaygındır.Trong khi nước có thể được dùng để nấu món hầm, rượu vang, nước lèo, và bia cũng phổ biến.
Şimdiki toplumumuz çoğunlukla kafatasını ölüm ve kötülükte bağdaştırıyor.Các cộng đồng người từ xưa tới nay nói chung thường gắn sọ người với sự chết chóc hay những điều ma quái.
Bu durum çoğunlukla Harry'nin alındaki yara izinin acımasıyla beraber gerçekleşirdi.Việc nhìn thấu vào bên trong này thường đi kèm với việc cái sẹo trên trán Harry nổi cơn đau.
Eleştirmenlerden çoğunlukla iyi yorum alan ikinci albümü Halcyon Ekim 2012'de yayınlandı.Album phòng thu thứ hai, Halcyon, được phát hành vào tháng 10 năm 2012.
Çoğunlukla bu dünyada kimsesiz ve yalnızdır.Còn phụ nữ thì đa phần cảm thấy cô đơn và trống rỗng.
Çünkü, yapılan hata çoğunlukla ölümle sonuçlanabilmektedir.Cuộc đối đầu thường xuyên gây ra với kết quả chết người.
Bu sesler, çoğunlukla insanlar tarafından duyulmaz.Bài phát biểu hôm đó không có nhiều người lắng nghe.
Çoğunlukla akasyalarla bir arada bulunur.Nhiều lần làm việc trong Cao đẳng với các diễn viên.
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.Cá hoạt động về đêm và thường ẩn nấp vào ban ngày.
Geri alınması muhtemel bilgiler, kullanılan program tarafından çoğunlukla RAM üzerinde depolanır.Sách đã qua sử dụng thường được bán lại thông qua hiệu sách đã qua sử dụng.
Ormanın zeminini çoğunlukla volkanik kayalar oluşturur ve kürek gibi el aletleriyle kazmak zordur.Tầng rừng cấu tạo chủ yếu từ đá núi lửa, khá khó để đâm thủng bằng những dụng cụ cầm tay như xẻng hoặc cuốc.
Köy halkı çoğunlukla birbiriyle akrabadır.Người trong dòng họ thường cộng cư với nhau thành một làng.
EDGE, 3G standartlarında yer alsa da çoğunlukla 2.75G olarak tanımlanmaktadır.Trên đường tiến đến 3G, EDGE được biết đến như một công nghệ 2.75G.
Dünya nüfusundaki artış çoğunlukla büyük şehirlerde gerçekleşmektedir.Hầu hết sự gia tăng dân số của thành phố diễn ra ở các khu ngoại ô.
Diyalogların çoğu Kürtçe olan filmde çoğunlukla profesyonel olmayan oyuncular rol aldı.Phần lớn những diễn viên mà ông sử dụng trong phim là những diễn viên không chuyên nghiệp.
Tedavi çoğunlukla antibiyotikler ile yapılır.Thuốc điều trị thường dùng là các kháng sinh.
Genelde avlanan kadın aslan grupları, çoğunlukla büyük toynaklıları hedef alır.Các nhóm sư tử cái thường đi săn cùng nhau, chủ yếu săn những loài động vật móng guốc lớn.
Günümüzde video klipler, çoğunlukla müzik kayıtlarının satışını artırmak için hazırlanan ticari ürünlerdir.Video trình diễn sản phẩm ngày càng trở nên quan trọng đối với việc bán thiết bị âm nhạc.
Çoğunlukla yerleşik yaşayan kuşlardır.Chủ yếu là chim thường trú.
Grup turu bitirdikten sonra 1999 yılında çoğunlukla tatile girdi.Cuối cùng, nghỉ ngơi sau chuyến lưu diễn, 1999 là một năm nghỉ hoàn toàn của nhóm.
Çoğunlukla iyi huylu bir tümördür.Thường là một nhóm hạch bị sưng to.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.Có thai nhiều lần.
Bunlar biraz değişiktir, ancak çoğunlukla aynı şeyi ifade eder.Điều này thường chỉ thay đổi một chút về nghĩa, nhưng đôi khi cũng tạo ra cái gì đó hoàn toàn khác.
Otel büyüklüğü çoğunlukla oda sayısına göre yapılan bir nitelemedir.Xếp hạng khách sạn thường được sử dụng để phân loại chất lượng khách sạn.
Çoğunlukla Katolik olan Portekiz toplumu eşcinsel evlilik konusunda farklı görüşlere sahiptir.Các tôn giáo chính trên thế giới có quan điểm khác nhau về hôn nhân đồng giới.
Yetiştiği alanlar çoğunlukla kireçten zengin topraklı, nemli ve loş yerlerdir.Người trong nước nhiều lần cho Tôn ruộng, nô, thành ra giàu có.
5.Sınıf çoğunlukla acil durumları kapsadığından bu sınıf kodlaması genellikle 5E olarak yapılır.Trước đây bản giao hưởng này thường được đánh số 5.
Dersleri çoğunlukla Hilbert’in adı altında duyuruluyordu ve Noether çoğu zaman “yardım” da bulunuyordu.彼女の講義はしばしばヒルベルトの名前で通知され、ネーターは「手伝い」だった。
Cocker sözcüğü çoğunlukla çulluk (woodcock) avlamak için kullanılmalarından kaynaklanmaktadır.名前の「コッカー (cocker) 」は、もともとヤマシギ (woodcock) を狩っていたことに由来する。
Yavrular çoğunlukla, kendilerini beslerler ve 20 gün içinde uçabilirler.雛は自ら餌を取ることが多く、孵化後20日以内に飛翔できるようになる。
Rastgele 3B gövdeler çoğunlukla direk analiz için fazla karmaşıktır.任意の3D立体は、たいてい直接に分析するには複雑すぎる。
Onların soyundan gelenler çoğunlukla LDS toplumuna entegre olmuşlardır.また當田流の伝書類はその多くが現存している。
Feyruz, günümüzde çoğunlukla bestekar oğlu Ziad ile çalışmaktadır.現在は藤琴に子孫が残る。
21064 çoğunlukla iş istasyonları ve sunucular gibi üst düzey bilgisayarlarda kullanıldı.21064は、主にワークステーションやサーバに採用された。
Türkiye'de kokoreç genelde sokakta satılan bir yiyecektir ve restoran menülerinde çoğunlukla bulunmaz.トルコではココレッチは、たいてい路上で売られている食べ物でレストランのメニューにはあまりない。
Kimi zaman onlardan iyi, çoğunlukla onlardan beterdir.「彼の最良の作品の多くは(中略)無視されている。
Çoğunlukla "C" dilinde yazılmıştır.その大半はC言語で書かれたものである。
Belirtiler ve semptomlar, çoğunlukla bulaşıcı ajana yakalandıktan sonraki 12-72 saat içinde başlar.症状および徴候は通常、感染から12〜72時間で発現しはじめる。
Çoğunlukla RF ile simgeleştirilir.しばしばRFと略される。
Orta Çağ'da çoğunlukla kötü/düşmanca resmedilmiş ve en çok Dante'nin şiirinin illüstrasyonlarında görünmüştür.中世においては、敵意をもって描かれることが多く、ほとんどがダンテの詩の挿絵に描かれるものであった。
Âyinlerde çoğunlukla sembollerden ve ilahî kavramlardan faydalanılır.ほとんどの仲間は間鰓蓋骨と鰓条骨をもつ。
Ancak buna rağmen Bonnard günümüzde çoğunlukla bilinmemekte.それにも拘わらず、バンダは今日では殆ど読まれていない。
Bu birim çoğunlukla bu süre içinde saldırı görevleri yere uçtu.この期間、部隊はほとんどを地上攻撃任務のために飛行した。
Anti-mikrobik spektrumu pensiline benzediği için, çoğunlukla penisilin alerjisi olan bireylerde kullanılır.抗菌スペクトルはペニシリンと類似するが若干幅広く、ペニシリンにアレルギーを持つ人に対してしばしば使用される。
Bölgenin yerleşik halkı çoğunlukla Traklar ve İlliryalılardan oluşurdu.この地域の住民は主にトラキア人とイリュリア人であった。
Çoğunlukla, hastaneye yatış gerekmez.一般的に入院は不要である。
Çoğunlukla süt ürünlerinde bulunan tagatozun sertlik derecesi sükroza (çay şekeri) çok yakındır.紅州(こうしゅう) 農作物の産地で貴陽に集まるほとんどは紅州産である。
Çoğunlukla her dalında altı adet çiçeği bulunmaktadır.各節にそれぞれ普通は3個の花をつける。
Çoğunlukla saçmalıyor.よく嘘をつく。
Bakanın özel sekreteri Bernard Woolley (Derek Fowlds) ise çoğunlukla iki tarafın arasında kalır.彼の第一個人秘書官であるバーナード・ウーリー(英語版)(デレク・フォールズ(英語版))は往々にしてこの2人の板ばさみに陥る。
Bu yüzden alkol çok popülerdi: "Çoğunlukla" (elma şarabı) suyla karıştırılır ve bebeklere bile verilirdi.それにより糖分がかなりアルコールに転化され、ワインをストレートで飲む「大酒飲み」が増えていった。
Polise, çözemediği vakalarda (çoğunlukla cinayet vakaları) yardım eder.一般警察が手を出せない巨大な事件に対応する。
Kitap hakkındaki değerlendirmeler çoğunlukla olumludur.本作の評価は一般的に肯定的である。
Çoğunlukla, semptomlar 4 ila 7 gün sonra görülür.症状は一般に4-7日の潜伏期の後に現れる。
Bu dönemde edebiyatla ilgilenmeye başladı ve çoğunlukla şiir yazdı.この頃から文学に関心を持ち始め詩を書き始める。
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.この説は、ふつうの歴史学者からはまったく受け入れられていない。
EDGE, 3G standartlarında yer alsa da çoğunlukla 2.75G olarak tanımlanmaktadır.EDGEシステムは2.75Gシステムとも呼ばれる。
Çoğunlukla gözlerinin ve kulaklarının arkasında beyaz bir benek bulunur.眼の後方に、大きく白い斑がありよく目立つ。
Çoğunlukla bütün memelilerde en büyük dişlerdir.大抵は各マストにおいて最も大きい。
Bununla birlikte, kontrol çoğunlukla bilgi kontrolü yoluyla daha büyük grupların üzerinde sürdürülür.しかし、それはしばしば大きな集団による情報操作によって管理、維持されている。
İlgili Sayfalar