çoğunlukla ile cümle
çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğunlukla, ürünü geliştiremediğimizden dolayı iflas etmiyoruz.We go out of business typically not because we didn't deliver a product.
Bu yüzden çoğunlukla tanımsız olarak alıyoruz.So thats why for the most part we like to keep this undefined.
Evet, sigara öldürür, ama çoğunlukla diğer adamı.Yes, smoking kills, but mostly it kills the other guy.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.But you know you'd never know it a lot of the time, that this was so central to the religious life.
İnsanlar çoğunlukla şefkatli olmak istemez.Often people don't really want to be compassionate.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.People often think it simply means feeling sorry for somebody.
Çoğunlukla Japonya'da oynanan bir PlayStation oyunuydu.It was a PlayStation game, but mostly for Japan.
Ben bir çevre bilimciyim, çoğunlukla mercan resifleri alanında bir çevre bilimci.I'm an ecologist, mostly a coral reef ecologist.
Ve bunlar çoğunlukla Omega-3 yağ asitleri dediğimiz yağlardır.And these are predominantly what are called the Omega-3 fatty acids.
"Şimdi bir tefeci iş çoğunlukla, özellikle bir akşam, Bay Holmes yapılır"Now a pawnbroker's business is mostly done of an evening, Mr. Holmes, especially
Çoğunlukla, bunlar toprağın altına konur.Typically, these things are put in the ground.
En ucuz ürünler de çoğunlukla en tehlikeli olanlardır.The cheapest products are often the most dangerous.
Çoğunlukla, şu şekildeki sorulardan kaçınıyoruzWe mostly avoid questions
Çoğunlukla emniyet teşkilatı ve suçlular hakkındaydı.It was mostly law enforcement and criminal.
Çoğunlukla yanlarında taşıyabilecekleri bitkisel besinleri tüketiyorlar.Their diet is mostly plant-based, accentuated with foods that they can carry into the fields.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.Often, speech and thinking become disorganized to the point of incoherence.
Çoğunlukla da "Acaba kurtulacak mıyım?" sorusu.Mostly you think about, Am I going to survive?
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Differences in some phenotypes, like height, are determined mostly by genes.
Daha az bariz durumlarda, çoğunlukla devam eden bir uzlaşma şekli vardır.In less blatant cases, there's still a kind of negotiation that often goes on.
Zaten çözmüş de olursunuz. Aslında, ÇOĞUNLUKLA çözmüş olursunuz.Well, usually we'd be done.
Bizdeki eğitim sistemi çoğunlukla zorlamaya dayanır.Most of our education system is push.
Ve fungi çoğunlukla su olduğu için Pando bunu kazanıyor.And since fungi are mostly water Pando wins.
Bu kurbanların çoğunlukla yaptıkları tek hata, yanlış yerde, yanlış zamanda bulunmaktı.Victims whose—much of the time—their only fault was being in the wrong place at the wrong time.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.They make a midden, a pile of refuse -- mostly the husks of the seeds that they eat.
Çünkü çoğunlukla askeriyede eksik olan şey "sıcağı sıcağına" dedikleri şeydir.Because the thing that very often is missing is, in the military what they call "hot wash."
Çoğunluklar ilk sorular şöyle olur,And usually, the first questions are,
Çoğunlukla katı iticiler kullanıyorlar.They use solid propellant most frequently.
Ama çoğunlukla bununla büyülenmiş haldeyim.But mostly I'm entranced by it.
Ve çoğunlukla çıkmaza giriyorduk yeniden başlamamız gerekiyordu.And we often went into just a dead end and had to recover.
Çoğunlukla sorulan soruları düşünüyorum da oldukça fazlalar.So, I'm trying to think of some of the questions that are commonly asked; there are so many.
Sonraki misafir, çoğunlukla Kings ve Queens geldi ve aralarında Alice tanınanNext came the guests, mostly Kings and Queens, and among them Alice recognised the
'Biber, çoğunlukla' dedi pişirin.'Pepper, mostly,' said the cook.
Çoğunlukla gürültülüdür.It's commonly noisy.
Ama çoğunlukla brokoli yemediler.But mostly they didn't eat broccoli.
Ancak medya bu haberler konusunda çoğunlukla sessiz kalıyor.Yet the media remains mostly silent on these stories.
Önceden Zhongstan caddesinde çoğunlukla trafik vardı.We often had traffic jams at Zhongshan Avenue.
NASA çoğunlukla robotik araştırma yapıyor ve yukarıda çok sayıda uzay aracımız var.Well, a lot of what NASA does is robotic exploration, and we have a lot of spacecraft out there.
O mücadele, mücadele oldu - çoğunlukla nefesini gibi görünüyordu.He was fighting, he was fighting--mostly for his breath, as it seemed.
Fakat çoğunlukla bunlar sadece faiz kredileridir.But for the most part they're interest only loans.
Dünya çoğunlukla mavi.The world is mostly blue.
Insanlar cogunlukla bana teoriniz kabul edildi mi diye soruyorlar.And people often ask me, is your theory accepted?
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırMost often, ID gripping jaws are used to hold parts
Simgelere, çoğunlukla damgalarda rastlanıyor.The symbols are most commonly found on seals.
Bu Kademe XIII bir tanktır ve bu nedenle çoğunlukla en üst kademe tanklarla karşılaşır.This is a tier 8 tank, and therefore it usually faces top tier tanks.
Doğa hakkında konuşurken çoğunlukla hep rekabet olarak düşünülmektedir.And when you think about nature, often you think about it as being all about competition.
Ve çoğunlukla dizayn toplantılarında oturup böyle harika fikirler keşfederiz.And quite often we sit in a design meeting and we discover that there is this great idea.
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?The moment the lights go down is often the best part, you know?
Ancak çoğunlukla büyük bir zorlukla karşılaşmadık.But for the most part there's been no major challenges.
Bugün çoğunlukla iş konuşacağız.Next introductory remark: A lot of today's talk is going to be devoted to business.
Çoğunlukla esnek bir organ.Most of the time it's a flexible organ.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.When they're born, babies continue to smile -- initially, mostly in their sleep.
Fakat grafik tasarım dünyası çoğunlukla öyle değil.But the world of graphic design, for the most part, is not.
Çoğunlukla da ben, çünkü bu noktadan sonra yapıalcakların çoğu mekanikti.Mostly me, because it was all mechanics at this point.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.But mostly they evoke a feeling of caring.
Bilimi kullanmak güzel, ama hala çoğunlukla insanlara dayalı, sizin eğitiminize dayalı.And it's nice to have the science, but it still depends mostly upon the people, on your education.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.We didn't have any money, but we were outdoors most of the time.
Araştırmamız çoğunlukla çok kolay bir soruyla başlar.Our research often starts with a very simple question.
- Politikacıları biz seçmiyoruz, seçme işini çoğunlukla nüfuzlu gruplar yapıyor- We don't choose them, mostly the establishment does the choosing.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.You probably need a calculator most of the time to do these.
Çoğunlukla,sınıfta öğretmen veya bir yetişkin yok.Probably something like this: no quizzes, no grades, not even classes.