çoğunluk ile cümle
çoğunluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dil, Mordovya'nın batısının çoğunluk dilidir.La lingua mokša è parlata principalmente nella parte occidentale della Mordovia.
Çoğunlukla dört mısralı olmakla beraber, bazen mısra sayısı daha fazla olabilir.In genere ve n'erano 4, ma potevano anche essere più numerosi.
Dizel lokomotifler çoğunlukla,dizel elektrik tahrikli lokomotiflerdir.Quasi tutte le linee ad alta velocità usano locomotive elettriche.
Sanatının 1990’lardaki ilk zamanları çoğunlukla sürreal portreler ve çaprazlamanın serilerinden ibaretti.Soprattutto nella prima metà del secolo, i ritratti erano molto formali e rigidi nella composizione.
Az miktarda da olsa mısır (çoğunlukla slajlık) buğday ve sebze ekimi yapılmaktadır.Nei frutti si trovano solo pochi semi (circa una dozzina).
Referandum sonucunda ezici çoğunlukla cumhuriyet ilan edildi.I risultati del referendum furono nettamente a favore della Repubblica.
Öi çoğunluktadır.Votare nel mucchio.
Senaristler çoğunlukla kadın, yönetmenler genelde erkeklerdir.I registi, invece, sono solitamente uomini.
Çoğunlukla balık, özellikle uçan balıklarla ve bazen kalamarla beslenirler.La pesca commerciale li cattura soprattutto con reti da posta o talvolta con palamiti.
Hem Millerci önderler hem de izleyicileri çoğunlukla şaşkınlığa ve hayal kırıklığına uğramıştı.Presentatori e conduttori il più delle volte maldestri e improvvisati.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.È inoltre in genere controindicato in gravidanza.
Diğer av hayvanları ise çoğunlukla geyik türleri ve yaban domuzudur.Di solito animali, in particolare maiali e cavalli.
Çoğunlukla büyük usullerle bestelenmiş saz eserleridir.Ha abitudini prevalentemente stanziali.
Çoğunlukla kanat üstlerinde daha az açık beyaz bir yama vardır.Sulle guance vi sono delle macchie bianche di pelo più folto.
Çoğunlukla hubz ile soğuk yenilir.Diego congela Mac per sbaglio.
Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır.Lo stile era spesso semplice per renderla comprensibile a tutti.
Tüm 6 türe her okyanusta, çoğunlukla kıyı yakınlarında rastlanılabilir.Le focene, suddivise in sei specie, vivono in tutti gli oceani, specialmente nei pressi della costa.
West End Havaalanı ise çoğunlukla kargo uçaklarına hizmet sunmaktadır.Il Terminal 3 è adibito in gran parte ai voli domestici.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Si tratta comunque di prove non accettate dalla maggioranza degli storici.
İzin verdiği duygular ise çoğunlukla öfke patlamalarıdır.I suoi attacchi speciali in genere coinvolgono esplosioni di energia potenti.
Onlar çoğunlukla, böcekler ve suya ait hayvanları yerler.Si nutrono soprattutto di insetti e di animali acquatici.
Çoğunlukla Gök okulunda eğitim uçağı olarak kullanılmıştır.È utilizzato principalmente come scuola di addestramento.
Bu familyadaki türlerin kabukları çoğunlukla küre şeklindedir.Le specie appartenenti a questa famiglia sono generalmente legate agli escrementi.
Ayrıca Meclis komisyonlarının başkanları da çoğunluk partisinden seçilir.Vengono inoltre schierati degli esponenti del partito nella quota maggioritaria.
Bu eylemi yapan kişiye ise çoğunlukla "canlı bomba" veya "intihar bombacısı" denir.Ci si riferisce a lui come "una specie di bomba umana".
Hareket çoğunlukla soldan sağadır.Confonde spesso la destra con la sinistra.
Kürtler ise o tarihte çoğunlukla Zerdüşt inancına mensupturlar.I discepoli forniscono una quantità di ipotesi comuni in quel tempo.
Bu yüzden çok suç işledi, çoğunlukla trafik ihlalleri yaptı ve bu yüzden hapse girdi.Per provvedere alla sorella si macchiò di numerosi crimini e per questo fu incarcerato.
Ülke çoğunlukla Fransa'nın etkisi altında kaldı.La maggior parte vive ancora sotto la soglia di povertà.
Çoğunlukla ben kardeşimle karıştırılırım.Меня часто путают с моим братом.
Sabah kahvaltısı için çoğunlukla meyve yerim.На завтрак я в основном ем фрукты.
Protestanlar çoğunlukta idi.Протестанты были в большинстве.
İklim şartlarına göre dere bazen kurur (yaz aylarında), çoğunlukla dere canlıdır.Мы истину вам дали, но большинство из вас ведь правду ненавидит».
Okulun pedagojik personeli çoğunlukla Rusya konservatuarlarının mezunlarıydı.Педагогический состав училища в основном состоял из выпускников русских консерваторий.
Zerdüştlük bir zamanlar çoğunluk diniydi, oysa bugün Zerdüştler sadece on binlerce kişiden oluşmaktadırlar.Одна сотня тысяч неверных, нечестивых идолопоклонников, была в этот день зарезана.
Spektrometreler çoğunlukla astronomi ve bazı kimya dallarında kullanılmaktadır.Спектроскопы часто используются в астрономии и некоторых направлениях химии.
Günlük konuşma dilinde internet sayfası terimi de çoğunlukla web sitesi anlamında kullanılmaktadır.В повседневной речи, говоря об Интернете, часто имеют в виду именно Всемирную паутину.
İlk-kış kuşları, çoğunlukla kahverengidir.В первую зиму птицы обычно коричневые.
Birçok single, çoğunlukla ballads çıkardı.Она выпустила несколько синглов, в основном баллады.
Etkisi olmamasına karşı Rex çoğunlukla onunla flört eder.Рекс часто бесцельно флиртует с ней.
Âyinlerde çoğunlukla sembollerden ve ilahî kavramlardan faydalanılır.Большинство из них написаны на кумыкском, и на арабском языках.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.Часто подаётся на завтрак.
Frederick M. Schweitzer ve Marvin Perry'e göre bu kaynaklar "çoğunlukla olumsuz"dur.По Фредерику М. Швейцеру и Марвину Перри, эти ссылки «в основном негативные».
Avrupa'da, çoğunlukla Fransa'da yetiştirilir.Выращивают в основном во Франции.
Bu çalışmaların temaları çoğunlukla nükleer savaştı.Темы работ часто были связаны со страхом перед ядерной войной.
Kore edebiyatı, Kore'de çoğunlukla Korece ve bazen Klasik Çince yazılan edebi eserlerdir.Корейская литература — пишется в основном на корейском языке, а также иногда на классическом китайском языке.
Evren çoğunlukla maddeden yapılmıştır.Вселенная состоит по большей части из вещества.
Biyolojik arıtma, çoğunlukla akvaryum filtrelerinde ve atık su arıtma tesislerinde kullanılır.Биологическая очистка применяется в основном в аквариумных фильтрах и в установках очистки сточных вод.
EDGE, 3G standartlarında yer alsa da çoğunlukla 2.75G olarak tanımlanmaktadır.EDGE иногда называют 2.75G.
İkinci turda mutlak çoğunluk aranmaz.Во втором туре требуется простое большинство.
Çoğunlukla kurbağalarla beslenir, ama kertenkeleleri de yiyebilirler.Питается, в основном, лягушками, но может ловить и ящериц.
Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir.Для принятия такого важного решения необходимо две трети голосов парламента.
Çoğunlukla en geç Nisan ayına kadar 3 yumurta bırakılır.Откладывает три яйца, главным образом, в конце апреля.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Вместе с солями жёсткости удаляется и большинство других солей.
Çoğunlukla balık, özellikle uçan balıklarla ve bazen kalamarla beslenirler.Питаются они по большей части рыбой, особенно летучей рыбой, и иногда кальмарами.
Çoğunlukla Mersin'in yerli halkı ve üniversite öğrencileri bulunmaktadır.В основном это индийские студенты и предприниматели.
Bu fotoğrafları çoğunlukla İş Sanat'ta sergiler.Благодаря этому их часто изображают в искусстве.
Çoğunlukla Marina Zoueva ile birlikte çalışmaktadır.Здесь она часто работает с Джимми Ву.
Çoğunlukla diğer kuşların şarkılarının kısa parçalarını taklit eder.В песне они нередко имитируют некоторые звуки других птиц.
Kitap hakkındaki değerlendirmeler çoğunlukla olumludur.Рецензии на книгу были в основном положительные.