Ana içeriğe geç
Sözlük

çoğunluk ile cümle

çoğunluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Ein Großteil der Sprecher ist zweisprachig, spricht also ebenso gut eine dieser beiden benachbarten Sprachen.
Hayvanlar ökaryotiktir ve çoğunlukla çok hücrelidirler.Dieser ist in jedem Fall ein Tier und sehr häufig eine Schildkröte.
Buna çoğunluk karar verir.Die meisten haben davon abgesehen .
Çoğunlukla dağlar ve tepeler, doğu ve güney-doğuda yerleşiyor.Die meisten Berge und Hügel sind im Südosten des Landes zu finden.
Bu gemiler çoğunlukla kürekli olmayıp yelkenliydi.Diese Schiffe führten meist auch Segel.
Ağ örümü çoğunlukla gece olur.Die Eiablage erfolgt meist nachts.
Taşın rengi çoğunlukla kararsızdır ve güneş ışığında rengini kaybedebilir.Die Farbe ist allerdings unbeständig und bleicht im Sonnenlicht mit der Zeit aus.
Bununla birlikte, aynı dönemde Çoğunluk kadrolarının önemli bir bölümü İran hapishanelerinde tutuluyordu.Allerdings schafften sie es zumindest einen Teil ihres irischen Grundbesitzes zu behalten.
Yunanlar büyük çoğunlukla Ortodoks'tur.Die Bevölkerung ist großteils orthodox.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Die Infektion erfolgt zumeist über verunreinigtes Trinkwasser oder infizierte Nahrung.
Çoğunluk sistemi, çok partili siyasi düzenlerde uygulanan bir seçim sistemidir.Die Wahl erfolgt nach einem im Wesentlichen von der Verhältniswahl geprägten Wahlsystem.
Hem Millerci önderler hem de izleyicileri çoğunlukla şaşkınlığa ve hayal kırıklığına uğramıştı.Tausende Pilger und Zuschauer waren paff und begeistert.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.Auch im Kongress konnten sich die Demokraten in beiden Kammern klare Mehrheiten sichern.
1970'lerin sonundan 2000'lere kadar olan dönemde ise çoğunlukla televizyon ekranı için çalıştı.Bis Ende der 1990er Jahre war sie dann meist für den Bildschirm tätig.
Ama çoğunlukla onun yardımına ihtiyaç duyar.Jedoch hilft ihm seine Schwester oft.
Araç, başlangıçta GAZ tarafından, daha sonra çoğunlukla UAZ tarafından üretilmiştir.Dieses wurde zunächst mit Dampf, später mit Gas betrieben.
Cambridge dünyanın çoğunlukla en iyi ve en saygın üniversiteleri arasında sayılır.Die University of Cambridge gilt als eine der angesehensten und prestigeträchtigsten Universitäten der Welt.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Wegen seines Übergewichts machen seine Kinder oft Witze über ihn.
Bu familyadaki türlerin kabukları çoğunlukla küre şeklindedir.Die Arten dieser Unterfamilie sind meist dunkel gefärbt.
Çoğunlukla nesneleri taşımak ya da muhafaza etmek için kullanılır.Darin können Sachen transportiert oder verwahrt werden.
Çoğunlukla kukla oyunu, dresaj, bale ve fişek eğlenceleri arasında bir sirk eğlencesine araç olmaktadır.Oft dienen sie als Vorwand zu einem Zirkus-Spektakel zwischen Puppenspiel, Dressur, Ballett und Feuerwerk.
Bir sebebe bağlı olarak ve çoğunlukla bir defa yaptıkları göçlerdir.Er ist aus mehreren, meist zweitaktigen und einmal wiederholten Motiven aufgebaut.
Kokteyl bardakları çoğunlukla kokteyl servisinde kullanılmak için tasarlanmıştır.Crèmes werden hauptsächlich zur Zubereitung von Cocktails verwendet.
Büyünün nasıl yapıldığı da çoğunlukla merak konusudur.Oft ist die Wunscherfüllung mit Zauberei verbunden.
Güney yarımkürede çoğunlukla Avustralya ve Güney Amerika ülkelerinde görülür.Die Pflanzen im Garten stammen zum großen Teil aus Australien und Südamerika.
Fakat Komünist adının değiştirilmesi büyük çoğunluk tarafından reddedildi.Der gemeinsame Name Medlingen wurde von einer großen Mehrheit befürwortet.
Geriye çoğunlukla genç bireylerden oluşan sürüler kalmıştır.Bei den meisten handelt es sich um die Überreste von jungen Männern.
İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz.Außerhalb des Krankenhauses kommt es häufig nicht zur Reanimation.
Kitapları çoğunlukla elde kaldı.Jedoch fehlte es oft an Büchern.
Arazi çoğunlukla yüksektir.Das Terrain ist größtenteils eben.
Vadi duvarındaki evler çoğunlukla sığ mağaraların kapatılması ile inşa edilmiştir.Verbliebene Baulücken auf der Ostseite wurden größtenteils mit villenartigen Wohnhäusern geschlossen.
Çoğunlukla futbol karşılaşmaları için kullanılır, kapasitesi 1,500'dür.Es wird hauptsächlich für Fußballspiele genutzt und hat eine Kapazität von 2.000 Stehplätzen.
Bu nedenle çoğunlukla yerel en iyi çözümde sıkışıp kalmazlar.Oftmals kann daher nicht direkt in den leistungsfähigsten Gang geschaltet werden.
Çoğunluk için ise 238 sandalye gerekmektedir.Die neue Version sollte nur noch 234 Sitze haben.
Gösteriler, çoğunlukla çember olan bir seyirciye yapılır.Meisterschaften werden deshalb meist von einer Fiesta begleitet, die näher am Zuschauer stattfinden.
MCLOS sistemi büyük çoğunlukla sistemi kullanan kişinin becerisine ihtiyaç duymaktadır.In den häufigsten Fällen ist Multivac ein von der Regierung betriebener Computer.
Eylisli çoğunlukla sol görüşü savunmaktadır.Er belegt meistens die Position des linken Verteidigers.
Diğer av hayvanları ise çoğunlukla geyik türleri ve yaban domuzudur.Weitere Tierarten sind Wildschweine und Rehe.
Çoğunlukla POSIX uyumlu, ve aralarında GCC'ın da bulunduğu GNU araçlarının çoğunu içerir.Debattiert wird nach den VIMUN-Regeln, die größtenteils mit denen des UNSC übereinstimmen.
Kitaplarında çoğunlukla gazete haberleri kullanarak örneklendirmeler yapılmaktadır.Häufig werden sie in Lehrbüchern zur Hervorhebung von Merksätzen verwendet.
Petrol, doğal gaz ve diğer kaynaklar, çoğunlukla diğer ülkelerden ithal edilmektedir.Erdöl, Erdgas und Kohle müssen vollständig (meist aus Russland) importiert werden.
Çoğunlukla saralı kimseler ziyaret ederler.Die Zuschauer klatschen meist mit.
Çoğunluk ise Kur'an anlatımlarının evrimi desteklemediği görüşünü benimsemişlerdir.Da die meisten von ihnen nicht schreiben konnten, hinterließen sie fast keine Aufzeichnungen.
Çoğunlukla evcil hayvan olarak tanınır.Die Art wird häufig als Haustier gehalten.
Karada yaşayanlar çoğunlukla nemli bölgelerde barınır.Die Straßen in der Umgebung sind meist in mäßigem Zustand.
Çoğunluk raporu Ekonomik olarak bağlı bir Ayrılma Planı sundu.Dieser Haushalt besteht aus mehreren Personen, die einen gemeinsamen Wirtschaftsplan aufstellen.
Çil keklik-boyutlarındaki erkek, çoğunlukla siyahtır, arkada ve böğürlerde beyaz lekeler vardır.Drei (bis neun) bis viele freie, oberständige Fruchtblätter sind in den weiblichen Blüten vorhanden.
Çoğunlukla Roma Senatosu tarafından yetkilendirilirler ve görevleri sona erince terhis edilirlerdi.Sie waren meist Beauftragte der Herrschaften und konnten jederzeit des Amtes enthoben werden.
Kışın, çoğunlukla baştankara sürüleriyle bulunurlar.Im Winter fahren sie überwiegend mit Schneeräumzügen.
Çoğunlukla gözlerinin ve kulaklarının arkasında beyaz bir benek bulunur.Über den Augen und hinter den Ohren befinden sich deutliche weiße Flecken.
Dolayısıyla çoğunluk kuralı gereği kazanan bir adaydan söz edilemez.Ein von der Verfassung garantierter Anspruch auf mehr als eine Instanz besteht nicht.
Adalardaki ana geçim kaynakları tarım (çoğunlukla üzümcülük ve zeytincilik), balıkçılık ve turizmdir.Haupterwerbszweige der Stadt sind Fischfang (hauptsächlich Sardinen und Seeaal) und der Fremdenverkehr.
Oturanlarda çoğunlukla ortayaş üstü emekli çiftlerdir.Die Alterseinkommen setzen sich meist aus verschiedenen Teilen zusammen.
Türkiye'deki Çinliler, çoğunlukla geçici gurbetçilerden oluşan küçük bir topluluktur.Die wenigen chinesischen Familien verfügen zumeist über einen eigenen Hausaltar.
Çoğunlukla aydınlatmada kullanılır.Sie kommt meist im Bereich des sichtbaren Lichts zur Anwendung.
Grup turu bitirdikten sonra 1999 yılında çoğunlukla tatile girdi.Der Betrieb wurde aber nach vielen Betriebsstörungen im Jahre 1999 endgültig eingestellt.
Gajayana Stadyumunda çoğunlukla futbol müsabakaları yapılmaktadır.Vor allem im Fußball finden Stadionverbote häufig Anwendung.
Bu terim çoğunlukla insan soy biliminde kullanılır.Speziell wird der Begriff innerhalb der Sexualwissenschaften gebraucht.
Açık yerde çoğunlukla küçük gruplarla yuva yaparlar.Meist leben sie in kleinen Gruppen zusammen.
Çoğunlukla aileler kendi ekmeğini (köy ekmeği) yapmaktadır.La plupart des oiseaux incubent leur(s) œuf(s) en le(s) couvant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod