çoğunluğu ile cümle
çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bağımsızlıktan yana olan etnik Arnavutlar Kosova nüfusunun ezici bir çoğunluğunu oluşturuyorlar.Ethnic Albanians, who favour independence, make up the overwhelming majority of Kosovo's population.
Yerel yönetim süreci, Sırpların çoğunluğu oluşturduğu yerlere maksimum güç veriyor.The process of decentralisation gives maximum power to areas where Serbs are the majority.
SETimes: Kurbanların çoğunluğu 18 yaşından küçük mü?SETimes: Are most of the victims under age?
Günümüzde cemaat, çoğunluğu İstanbul'da olmak üzere 20 bin ila 25 bin kişiden oluşuyor.Today, the community numbers between 20,000 and 25,000 people, mainly in Istanbul.
Değişiklikleri, BH Temsilciler Meclisi'nin net bir çoğunluğu -26 delege- destekledi.A clear majority -- 26 delegates -- in the BiH House of Representatives supported the amendments.
İktidar koalisyonu parlamentodaki salt çoğunluğunu koruyabilecek mi?Will the ruling coalition hang on to its absolute majority in parliament?
Bumci ayrıca, halkın çoğunluğunun özgür ve adil seçimler istediğinin altını çizdi.Bumci also underscored the will of the majority for free and fair elections.
Romanya'nın Merkezci İttifakı Meclis Çoğunluğunu KazandıRomania's Centrist Alliance Secures Parliamentary Majority
Merkezde, çoğunluğu bilgisayar ve bilgi uzmanından oluşan 1.000'in üzerinde genç Bulgar çalışacak.The centre will employ over 1,000 young Bulgarians -- mostly computer and information specialists.
Anket: Sırp halkının çoğunluğu SAA'yı destekliyorPoll: majority of Serbs support SAA
Kosova ve Arnavutluk'taki öğrencilerin çoğunluğu devlet üniversitelerine gidiyor. [UNDP]The majority of students in Kosovo and Albania go to public universities. [UNDP]
Novi Pazar Sırbistan'ın Boşnak çoğunluğun yaşadığı kasabalarından biri.Novi Pazar is a Serbian town with a Bosniak majority.
Bunların çoğunluğunu 1995 yılında Hırvatistan'dan kaçan etnik Sırplar oluşuruyor.Many are ethnic Serbs who fled Croatia in 1995.
"Kosova'nın çoğunluğu kendi çıkarı için çalışıyor.""The majority in Kosovo is working for their interests," he said.
Girişimi başlatanlar çoğunluğu elde edemeyeceklerini en başından beri biliyorlardı.The submitters of the initiative knew at the very beginning that they would not have the majority.
SDP'nin yeni geel başkanının kongrede oyların çoğunluğunu elde etmesi gerekiyor.The new president of SDP must get a majority of votes at the convention.
Anayasal değişiklikler meclisin üçte ikilik çoğunluğu ile yapılabiliyor.Constitutional amendments require a two-thirds majority.
Seçim zaferi ND'ye parlamentoda mutlak çoğunluğu kazandırdı.The margin of victory gives ND an absolute majority in parliament.
Parti, 140 sandalyelik mecliste 78 sandalye kazanarak salt çoğunluğu elde etti.It garnered 78 seats in the 140-seat house -- an absolute majority.
Kamuoyu anketleri, halkın çoğunluğunun Türkiye'nin AB'ye katılımına karşı olduğunu gösteriyor.Opinion polls suggest that a majority of the public opposes Turkey's entry into the Union.
Bu seçimlerde alınan sonuçlar, dört partiye toplam 147 sandalyelik meclis çoğunluğu sağladı.The results of that vote give the four parties a combined 147-seat parliamentary majority.
Makedonya’da yaşayan etnik Arnavutların çoğunluğu Kosova’nın bağımsızlığından yana. [Getty Images]The majority of ethnic Albanians in Macedonia support Kosovo's independence. [Getty Images]
Muzar, "Çoğunluğu Katolik olan cemaatimizde Müslüman ve Ortodokslar da var.''We have Muslims and Orthodox people in the community, which is primarily made up of Catholics.
Değişiklikler yüzünden, Romanya iktidar koalisyonu Senato çoğunluğunu kısa süreyle kaybettiShifts cause Romania's ruling coalition to briefly lose Senate majority
Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'de karara tepki gösterdi.Turkey, whose population is predominantly Muslim, reacted as well.
Oyların çoğunluğu Zukorliç liderliğindeki Konseye gitti.The majority of votes went to the the Council, led by Zukorlic.
Polonya ve AB ülkelerinin çoğunluğu da aynı şeyi yaptı.Poland and the majority of EU nations have done so as well.
AB üyelerinin çoğunluğunu aksine, Belgrad Kosova'yı kendi yetki alanı dahilinde görüyor.Unlike the majority of the EU members, Belgrade considers Kosovo under its jurisdiction.
Karadağ’ın en güneyindeki kent olan Ulcinj’de ise tatilcilerin çoğunluğu Kosova’dan geliyordu.In Ulcinj, the southernmost Montenegrin municipality, the majority of vacationers were from Kosovo.
Çoğunluğu kaçak olmak üzere yapılaşma, son birkaç yazdır oldukça gelişti.Building, much of it unauthorised, has burgeoned during the past several summers.
Belgede ayrıca MSK'da, salt çoğunluk beşe dört, mevsuf çoğunluğuksa altıya üç olarak belirtiliyor.It also says that in the CEC, a simple majority is five-four and qualified majority is six-three.
Kutlamaların merkezi, Ortodoks Sırpların çoğunluğunun yaşadığı Sırp Cumhuriyeti idi.The celebrations centered in Republika Srpska, where the majority of Orthodox Serbs live.
Ancak bunların çok azı, Sırpların nüfus çoğunluğunu oluşturduğu kuzey Kosova'dan geliyor.However, there few are from Kosovo's north -- where Serbs make up the majority of the population.
Anket: Sırp halkının çoğunluğu AB üyeliğini destekliyorPoll: majority of Serbs back EU membership
AKP'nin hem meclis çoğunluğu hem de cumhurbaşkanlığını ele geçirmesinden de endişe ediliyor.There is also concern that the AKP could hold both the presidency and a majority in parliament.
Kıbrıs Türklerinin çoğunluğu planı onayladı.The majority of the Turkish Cypriots approved it.
Turistlerin çoğunluğunu Almanya, Slovenya, Avusturya ve Fransa'dan gelenler oluşturuyor.The majority of tourists came from Germany, Slovenia, Austria and France.
Bu arada Struga da, çoğunluğu etnik Arnavut nüfusundan oluşan bir belediye haline gelecek.Struga, meanwhile, will become a municipality with a majority ethnic Albanian population.
Gül'ün büyük oranda, salt çoğunluğun yeterli olacağı üçüncü turda seçilmesi bekleniyor.Gul is widely expected to be elected in the third round, when a simple majority will suffice.
Bu da, vatandaşların çoğunluğunu mutlu ve saygın kılabilecek türde bir kapitalizm anlayışı değil.This is not the type of capitalism that can make the majority of citizens happy and dignified.
Çoğunluğu Müslüman fakat laik bir ülke olan Türkiye dini hoşgörüsüyle gurur duyuyor.A majority Muslim but secular country, Turkey prides itself on religious tolerance.
Standların çoğunluğu Gana'nın 1-0'lık galibiyetinden memnundu.The majority of the stands were delighted with the 1-0 Ghana win.
Türklerin büyük çoğunluğu endişelerine yeteri kadar ilgi gösterilmediğine inanıyor.A majority of Turks believe their concerns are not being adequately addressed.
Meclis çoğunluğu oluşturma çabaları, Sırp temsilcileri lideri belirleyen konuma soktu.Efforts to secure a parliamentary majority have put Serb representatives in the role of kingmaker.
Patlamalarda çoğunluğu Türk olmak üzere 700'den fazla kişi yaralandı.More than 700 people, mostly Turks, were wounded in the blasts.
Ceku, "Kosova halkının çoğunluğu bağımsızlık bekliyor."The majority of Kosovo's people are waiting for independence.
Ancak Cumhurbaşkanı Stipe Mesiç ve muhalefet partilerinin çoğunluğu bu fikre karşı çıktılar.However, President Stipe Mesic and the majority of the opposition parties reject the idea.
Ancak salt çoğunluğu elde edemeyen parti şimdi koalisyon ortakları bulmak zorunda.Short of winning an outright majority, however, the party must now seek coalition partners.
Kıbrıs Türklerinin büyük çoğunluğu plana lehte oy vermişti.A majority of Turkish Cypriots voted in favour of the plan.
Eyaletin etnik Arnavut çoğunluğu on yıllardır bağımsızlık istiyor.For decades, the province's ethnic Albanian majority has aspired to independence.
Bunun yerine meclis çoğunluğunun küçüldüğünü gördü.Instead, he got a significantly smaller parliamentary majority.
Sendika üyelerinin çoğunluğunun onaylaması halinde müzakereciler anlaşmayı imzalayacaklar.Negotiators will sign the pact if the majority of union members approve it.
İlk kontrollere göre, bu kişilerin çoğunluğu Makedon vatandaşı.Based on the initial verifications, the majority of those people are citizens of Macedonia.
Önceki anketlerde de çoğunluğun ulaşılması zor olduğu öne sürülmüştü.Previous surveys have also suggested a majority is out of reach.
Ancak Kostunica'nın partisi potansiyel olarak Radikallerle bir meclis çoğunluğu oluşturabilir.However, Kostunica's party could potentially form a parliamentary majority with the Radicals.
Şarkıların büyük çoğunluğu İngilizce iken az bir kısmı ise Türkçedir.While the majority of the songs are in English, a few are in Turkish.
Bu tür cihazların çoğunluğu, yazılım içerisinde cihazı okuyan testler içermektedir.Many, but not all, such devices include some such tests into the software that reads the device.
Şuşa'nın Ermeni nüfusunun çoğunluğu Mart 1920'de katledildi ya da sürgün edildi.The majority of the Armenian population of Shusha was massacred or expelled in March 1920.
Aldıkları puanların çoğunluğu ise Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Ukrayna'dan gelmiştir.They have received the most points from Georgia, Kazakhstan, Kyrgyzstan, and Ukraine.
Yeni kurulan parlamentonun mutlak çoğunluğu SDS'dendi.The absolute majority of the newly founded NSRS was from the SDS.
İlgili Sayfalar