çoğunluğu ile cümle
çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük çoğunluğu adadaki beş ulusal parkta olmak üzere sayıları 400 ile 500 arasındadır.Ο άγριος πληθυσμός υπολογίζεται μεταξύ 400 και 500 ατόμων, που απαντώνται κυρίως στα εθνικά πάρκα του νησιού.
İnanç olarak köy dağıtılmadan önceki çoğunluğu Alevi dir ve Kureşan aşiretindendir.Den omfatter de fleste af de tidligere bævresvampe, og som er rådsvampe (modsat bævresvampene).
Kırmızı terörün en az üçte biri ve muhtemelen Beyaz terörün büyük çoğunluğu merkezi olarak yönetiliyordu.Mindst en tredjedel af den røde terror og måske hovedparten af den hvide terror var styret fra centralt hold.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Størstedelen af festivalens aktiviteter foregår i centrum af byen.
Çoğunlugu İsveççe olmak üzere şimdiye kadar 10 albüm yapmıştır.Hun har udgivet mere end 10 album, de fleste af dem på svensk.
Şarkı sözlerinin çoğunluğu depresyon ve kişinin iç çatışmaları ile ilgilidir.De fleste af sangteksterne handler om depression og personlige problemer.
Güney Tirol'daki nüfusunun çoğunluğu Almanca konuşur.I Sydtyrol taler flertallet tysk.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.De fleste af ofrene blev dræbt i skolens bibliotek.
1949 yılında Japonlar adadan ayrılırken Aynuların çoğunluğu da Hokkaidō'ya yerleştirilmiştir.De fleste ain flyttede til Hokkaido, da japanerne blev bortvist fra øen i 1949 .
Günümüzde, modern evrimsel sentez, bilim insanlarının büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmektedir.I dag er den moderne evolutionære syntese accepteret af et stort flertal af videnskabsfolk.
(Küçük) Cisimlerin çoğunluğu için çap, bir aklık farzedilerek tahmin edilir.I de fleste hjorde er der én tyr (han) for alle køerne (hunner).
Ancak, uluslararası antlaşmaların onaylanması için Senato'nun üçte ikilik çoğunluğunun desteği gerekir.For at ratificere internationale aftaler skal totredjedele af senatorerne i Senatet giver deres accept.
Ödüllerin çoğunluğu bir jüri tarafından verilir.Ærespriserne blev bestemt af en jury.
Günümüzde de var olan eserlerin büyük çoğunluğu bu dönemden kaldı.Størstedelen af de ovennævnte fund er fra denne periode.
Çeçenlerin çoğunluğu Müslüman’dır.Tjetjenerne er overvejende muslimske.
İsrail, aynı zamanda, vatandaşların çoğunluğunun Yahudi olduğu dünyanın tek ülkesidir.Israel er det eneste land i verden hvor jødedommen er størsteparten af indbyggernes religion.
Sivillerin büyük çoğunluğu Polonyalı esirlerdi.De fleste af disse var polske fanger.
Birmingham'da, Britanya adasının çoğunluğunda olduğu gibi ılıman okyanusal iklim bulunmaktadır.West Yorkshire har kystklima i lighed med det meste af Storbritannien.
Arapların tamamına yakını Arapça konuşur ve çoğunluğu da İslam'a inanır.De talte alle arabisk ligesom også de fleste kristne.
Nüfus çoğunluğunun Lezgiler oluşturmaktadır (%97).De fleste af flygtningene er voksne mænd (72%).
Nüfusun büyük çoğunluğu kent merkezinde apartmanlara yerleşmiş biçimde yaşardı.Størsteparten af befolkningen levede i under trange kår i byens centrum i lejlighedskomplekserne.
Kalıcı nüfusu 400'den biraz fazladır, bu nüfusun büyük çoğunluğu Oban'da bulunur.Der er ca. 450 indbyggere på øen, hvoraf de fleste, under 400, bor fast i Oban.
Halkın büyük çoğunluğu Hıristiyandır.Størstedelen af befolkningen er kristent.
Halkın çoğunluğu ise Kreolce denen İngilizce kökenli bir dil kullanmaktadırlar.Størstedelen af befolkningen taler dog et kreolsk-guyanesisk sprog, der baserer sig på engelsk.
İzlanda'nın çoğunluğu babanın adını taşır ancak bazı hallerde anne adı kullanılır.De fleste islændinge har et patronym i stedet for et slægtsnavn.
Yönetici çoğunluğun oylarıyla seçilecek.Rådet beslutter procedurespørgsmål med et flertal af dets medlemmer.
Çoğunluğu İsrail ve ABD'de yaşar.De fleste ligger i Europa og USA.
Güney Hindistan nüfusunun çoğunluğunu oluştururlar.Det udgør størstedelen af Det indiske subkontinent.
Çoğunluğu bu seçeneği kullanmadı.Heraf var hovedparten dog optioner.
Erkeklerin hepsi siyah giymiş ve çoğunluğu şapka takmıştır.Alle personer i lokalet er klædt i sort og bærer sort kappe.
Virüslerin büyük çoğunluğu RNA genomlarına sahiptir.Nogle virus har RNA som arvemasse.
Kent halkı Almanca konuşur ve çoğunluğu Katoliktir.Hovedsprog er fransk, de fleste indbyggerne er katolikker.
Nüfusun büyük çoğunluğu hayvancılıkla uğraşmaktadır.Størstedelen af befolkningen lever af husdyrhold.
Büyük çoğunluğu adadaki beş ulusal parkta olmak üzere sayıları 400 ile 500 arasındadır.De lever næsten alle sammen i én af øens 5 nationalparker.
Çoğunluğu keçeden imal edilir.Reden bygges af hunnen.
Bu ülkelerde, genellikle tek parti tek başına bir meclis çoğunluğunu elde edemez.Ingen partier har nogen gange haft et alene flertal i Israels historie.
Çoğunluğu Saha Cumhuriyeti'nde olmak üzere, bu dili yaklaşık 456.000 kişi konuşur.Af verdens 6500 sprog vil halvdelen forsvinde.
Çoğunluğun iyiliği...Mest fremtrædende var ...
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.De fleste blev imidlertid henrettet.
Nüfusun çoğunluğunu 1949 yılında adaya yerleşen araştırma ekibi oluşturmaktadır.Folkeforbundet sendte en undersøgelsesgruppe til området i 1924.
Tsvana etnik grubu ülkede çoğunluğu oluşturmaktadır.Igbo udgør majoriteten af befolkningen i sydøst.
Ülkenin çoğunluğu alışveriş merkezi olarak burayı kullanır.Størstedelen af arealet benyttes som agerland.
Nüfusun çoğunluğu Şor Türkleri ve Ruslardır.Hovedparten af befolkningen er etniske russere og ukrainere.
Girit büyük çoğunluğu dağlarla kaplı olan bir adadır ve pek çok doğal limana sahiptir.Bjergkæden gennemskæres af flere floder, og øen har mange søer.
Avrupa’daki ülkelerin çoğunluğu ya Avrupa Birliği’ne katılmıştır ya da katılma arzusundadır.Mange af foreningens medlemmer er EU-kritiske eller EU-modstandere.
(IHH) şirketi şirket hisselerinin büyük çoğunluğunu elinde bulundurmaktadır.Panda Energy International ejer størstedelen aktierne i selskabet.
Ancak, halkın çoğunluğu ise iyi eğitilmiştir.Mange av kvinnene er godt utdannet.
Estonya çoğunluğu çok küçük olan 1.400 göle sahiptir.Estland har over 1 400 innsjøer.
Tribüslerin çoğunluğundan bir destek alındı mı, oylama sona ererdi.Straks et virkemiddel hadde mottatt støtte fra et flertall av stammene, ble stemmingen avsluttet.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.De fleste pasienter blir frisk etter det.
Algoritmaların çoğunluğu, rastgele seçilmiş uzunluktaki girdiler ile çalışmak için tasarlanmıştır.De fleste algoritmer er konstruert for å arbeide med en innmatning av tilfeldig lengde.
Han çoğunluğunun dışında ÇHC, resmi olarak 55 tane farklı etnik azınlık grubu tanımaktadır.Utenom Hàn-etnisiteten anerkjenner myndighetene i Folkerepublikken Kina til sammen 55 etniske minoriteter.
Ordunun bir kısmı Derwent Irmağı batısında ama çoğunluğu batısında bulunmaktaydı.Noen av troppene lå på vestsiden av elven Derwent, mens hovedstyrken lå på østsiden.
1828 seçimlerinde ezici bir ikinci seçmen çoğunluğu elde ederek Adams’ı yenilgiye uğrattı.I valget i 1828 beseiret Jackson Adams med et overveldende flertall blant valgstemmene.
Fas'taki 265.000 kişilik Yahudi cemaatinin coğunluğu 1948'den sonra İsrail'e göç etti.De aller fleste av Marokkos 265 000 jøder utvandra til Israel etter 1948.
Göçenlerin büyük çoğunluğu Balıkesir'e gitmektedir.Mesteparten av fisken går direkte til konsum.
Ülke nüfusunun büyük çoğunluğu başkent São Tomé'de yaşamaktadır.Langt de fleste av innbyggerne bor på São Tomé.
Galiçya'nın doğu kısmı ise Ukrayna çoğunluğuna sahipti..Den sørlige delen av Slovakia hadde delvis ungarsk majoritet.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.De fleste av ofrene ble drept i skolens bibliotek.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Stjerner i hovedserien består hovedsakelig av hydrogen i plasmaform.
İlgili Sayfalar