çoğunluğu ile cümle
çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu başkan, parlamento tarafından çoğunluğun desteğini alarak seçilir.Regjeringen utgår fra flertallet i parlamentet.
Şarkı sözlerinin çoğunluğu depresyon ve kişinin iç çatışmaları ile ilgilidir.Mesteparten av musikktekstene handler om depresjon og å kjempe med seg selv.
Şarkı sözlerinin çoğunluğunu Lou Reed yazmıştır.Alle sangene er skrevet av Lou Reed.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.Av utlendingene kommer de fleste fra et av de tidligere jugoslaviske landene.
Ekim Devrimi ile birlikte, daçaların büyük çoğunluğu millîleştirildi.Etter oktoberrevolusjonen emigrerte de fleste morzlalar.
Bunların çoğunluğunu tır şoförleri oluşturur.Disse er bygd opp for det meste av kitin.
Nüfusun büyük çoğunluğu 60 yaş üzeridir.De fleste kvinner som rammes, er over 60 år.
Çoğunluğu şehirlerde yaşayanlar yaz tatilini köyünde geçirmektedir.Mesteparten av befolkningen tar ferie på disse dagene.
İsraillilerin büyük çoğunluğu bölgeye son iki yüzyılda göç eden insanlara dayanmaktadır.Nesten alle israelere eller deres forfedre innvandret til regionen i løpet av de siste to århundrene.
Taraftarların çoğunluğu Güney Asya'da yaşamaktadır.De fleste holder til i Sør-Irak.
Gerçekleştirilen ameliyatların, büyük çoğunluğunda başarı elde dilir.Etter operasjon blir de aller fleste svært bra.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Ingen av forslagene hadde dermed flertall.
Erkeklerin hepsi siyah giymiş ve çoğunluğu şapka takmıştır.Mange av mennene bærer svart dress, kvinnene svarte drakter med hatt og slør.
Halkın çoğunluğu Almanca konuşur.Mesteparten av befolkningen er tysktalende.
Amaların büyük çoğunluğu kadındır.Flertallet av profesjonelle utøvere er kvinner.
Timbuktu'da halkın çoğunluğu bu dili konuşmaktadır.Mange i Mumbai snakker flere språk.
Ancak günümüzde Cumhuriyet nüfusunun büyük çoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır.Av den grunn er det selv i dag flertall av russiske innbyggere i byen.
13 Ağustos’ta seçimler yapıldı ve Meclis çoğunluğunu Türkler kazandı.I november ble det parlamentsvalg og de konservative oppnådde egen majoritet.
Venezuela Yahudilerinin çoğunluğu orta sınıfın bir parçasıdır.Majoriteten av den jødiske befolkningen i Israel ligger i den sentrale delen av Israel.
İdrar yolu hastalıklarının büyük çoğunluğu da E. coli tarafından meydan gelir.Koli-infeksjon omfatter flere sykdommer forårsaket av bakterien E. coli.
Ancak bu Batılı bakış açısı, Uzakdoğu'daki Zen Budistlerin çoğunluğu tarafından paylaşılmamaktadır.Generelt sett er heller ikke dette synet støttet av flertallet i den newzealandske befolkningen.
Çoğunluğu Türkiye'nin kuzeydoğusunda yaşıyor.Arten er utbredt i det nordøstlige Tyrkia.
Gunumuzde uretici firmaların büyük çoğunlugu bu duzenegi kullanmaktadır.Nesten alle store kraftverk bruke dette konseptet.
Çoğunluğu kıyı bölgelerde ve başşehir Port Moresby’da oturur.Det er mest brukt i området rundt hovedstaden Port Moresby.
Türlerinin büyük çoğunluğu Afrika'da bulunur.Flest arter er det i Afrika.
Nüfusun büyük çoğunluğu çocuklar ve kadınlardı.En stor andel av befolkningen er barn og unge.
Ermenilerin çoğunluğu Ermeni Apostolik Kilisesi'ne mensuptur.Mange armenere tilhører den armenske apostoliske kirken.
İsrail, aynı zamanda, vatandaşların çoğunluğunun Yahudi olduğu dünyanın tek ülkesidir.Israel er det eneste landet i verden hvor jødedommen er religionen til størsteparten av innbyggerne.
Sanıkların çoğunluğu işçi, emekçi ve köylü kökenlidir.Partiet er størst blant pensjonister, industriarbeidere og kollektivbønder.
Bunların çoğunluğunun atölye olduğu anlaşılmaktadır.Dette utgjør mesteparten av klubben.
Bunun nedeni muhtemelen besin kaynaklarının çoğunluğu ve yuvaların azlığıdır.Dette skyldes antagelig bruk av vått tømmer eller for få støttestag.
Nüfusun çoğunluğunu 1949 yılında adaya yerleşen araştırma ekibi oluşturmaktadır.Folkeforbundet sendte en undersøkelsesgruppe til området i 1924.
Tsvana etnik grubu ülkede çoğunluğu oluşturmaktadır.I Chin er den etniske gruppen Chin i majoritet.
Bu nedenle, halkın çoğunluğu kendini "Manav" milleti olarak tanımlamaktadır.Et flertall av befolkningen i delstaten identifiserer seg som protestanter.
Sanıkların çoğunluğu yükseköğrenimli gençlerden oluşmaktadır.Mesteparten av disse tilhører yngre jernalder.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Özbekler oluşturmaktadır.Likevel utelukket disse kravene majoriteten av den sorte befolkningen.
Ortaya çıkarılan yapıların büyük çoğunluğu ev olarak kullanılan yapılardır.Halvparten av de avdekkede byggene antas å ha vært bolighus.
Otomobillerin büyük çoğunluğu Kuzey Amerika’da satılmıştır.Flere slike ble solgt i Norge.
Ocak 2006'da yapılan parlamento seçimlerinde El Fetih bozguna uğradı ve parlamentodaki çoğunluğunu kaybetti.Etter kraftige demonstrasjoner høsten 2006 mista han igjen flertallet i parlamentet.
Estonya çoğunluğu çok küçük olan 1.400 göle sahiptir.Estonia memiliki lebih dari 1.400 danau.
Avrupa’daki ülkelerin çoğunluğu ya Avrupa Birliği’ne katılmıştır ya da katılma arzusundadır.Sebagian besar negara Eropa ada yang sudah bergabung, maupun ingin bergabung, dengan UE.
Çok küçük bir bölümü ise Yahudidir (çoğunluğu Aşkenaz ve Dağ Yahudisi).Pergolakan-pergolakan kecil terjadi di sejumlah daerah dan pusat (Jakarta).
Özel okulların çoğunluğu bir veya daha fazla göçmen ülke nüfusuna hizmet vermektedir.Banyak sekolah pribadi melayani satu komunitas ekspatriat atau lebih.
Köydeki evlerin çoğunluğu doğal afetlerden (Yağmur vb.) dolayı oturulmayacak durumdadır.Kebanyakan ukiran hiasan rumah Aceh tidak mengandung lambang tertentu, melainkan sebagai unsur keindahan saja.
Alıntıların büyük çoğunluğu (yeni ichnotakson dinozorlar hariç) Glut listesine dayanmaktadır.Kecuali maksud pernyataan itu bahwa mayoritas (sebagian besar) isi kitab Sunan al-Nasa`i berkualitas shahih.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.Sebagian besar korban tewas akibat tenggelam atau terkena reruntuhan.
Boğaz ağrısı vakalarının çoğunluğuna virüsler neden olur.Sebagian besar kasus nyeri tenggorokan disebabkan oleh virus.
Bunların çoğunluğunu hamur yemekleri oluşturur.Maka, kebanyakan persediaan makanan pun masih banyak yang harus diimpor.
ABD'de hastalık çoğunluğu atak dönemlerinde olmak üzere 50 milyar dolarlık zarara yol açmaktadır.Di Amerika Serikat, biaya penyakit diperkirakan $50 milyar, sebagian besar disebabkan oleh eksaserbasi.
Bunun esas nedeni buluntuların büyük çoğunluğunun firavun mezarları, cenaze gemileri ve vazolar olmasıdır.Fir'aun mendapati banyak orang yang tidak mau lagi menyembah dirinya.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Pada akhirnya, pasien telah sembuh total.
Sübyancıların büyük çoğunluğu erkektir ve bu durum kadınlarda çok nadir görülür.Ahli sushi pada umumnya adalah pria, dan wanita hampir tidak pernah diberi kesempatan.
Gelen turistlerin çoğunluğu Avrupalı, yarıdan fazlası ise Fransız’dır.Sekitar 15% dari para pengguna berasal dari Eropa, terutama Prancis.
Çoğunluğu Avrupa olmak üzere 67'den fazla uçuş noktasına kargo taşımacılığı yapmaktadır.TNT memiliki penerbangan kargo menuju lebih dari 67 bandara tiap hari (Terutama Eropa).
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.Fahri seringkali dihadapkan pada persoalan tetangga-tetangganya yang beragam.
Dramaların çoğunluğu haftaiçleri, akşam 9:00, 10:00 veya 11:00 saatleri civarında gösterilir.Sebagian besar drama ditayangkan malam hari pada pukul 21.00, pukul 22.00 atau pukul 23.00.
Salt çoğunluğu Iskra grubundan ibaretti.Sebagian pulau dilapisi oleh gletser.
Çoğunluğunun unvanı Seyiddir.Penarinya kebanyakan wanita.
Sosyal demokrat partilerin büyük çoğunluğu Sosyalist Enternasyonal ile yakın bir ilişki içindedir.Sebagian besar partai demokrasi sosial berafilisasi dengan Sosialis Internasional.
Nüfusun büyük çoğunluğu 60 yaş üzeridir.Mayoritas dari seluruh penutur berusia di atas 60 tahun.
İlgili Sayfalar