çoğunluğu ile cümle

çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eserlerinin büyük bir çoğunluğunu bu dönemde vermiştir.Během této doby vznikla podstatná část jeho díla.
Parti üyelerinin çoğunluğu buna karşı çıktı ve Eflak'ı kararını geri çekmeye zorladılar.Většina obce se k němu přidala a odpůrci byli nuceni se podřídit.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.İnsanlarının çoğunluğunun geliri İstanbul'dan sağlanmaktadır.Ekonomika je zaměřena na živočišnou výrobu, většina zvířat je dovážena ze Somálska.
Geçmişten günümüze gelebilen eski taşların çoğunluğu 19. yüzyıla aittir.Většina do současnosti dochovaných fresek pochází z 19. století.
II. Huzziya dönemine ait çok az belge bulunmuştur, bunların da çoğunluğu arazi bağış belgeleridir.Tyto sumy jsou dle de Sotových výzkumů obrovské, ale většinu z nich tvoří mrtvý kapitál.
Şiîlerin çoğunluğunun mensup olduğu fıkhî mezheptir.Pak je čten prokimen (předzpěv) – většinou verše ze žalmu.
Çoğunluğu ağaçlarda yaşar.Žije převážně na stromech.
Günümüzde ilin nüfusunun büyük çoğunluğu kıyış şehir ve kasabalarında yaşamaktadır.Dnes velká většina místních dojíždí za prací do okolních měst a obcí.
Nüfusunun çoğunluğunu Makedonlar oluşturmaktadır.Většina obyvatelstva je makedonské národnosti.
Po-2 uçaklarının çoğunluğu yolcu taşıyıcılarına yeniden donatılmıştı.Některé Ki-49-II byly zase přestavěny na transportní letouny.
Kentteki nüfusun çoğunluğu Çinlilerden meydana gelmektedir.Většina obyvatel jsou Číňané.
Halkın çoğunluğu lakto vejetaryendir, süt ürünleri yaygın olarak tüketilir.V prvním případě je sudem běžný potravinářský keg, ve kterém je víno distribuováno většinou výrobců.
Bulgaristan'dan göç ederek 1930'larda buraya yerleşmiş köy halkının çoğunluğu Pomak'tır.Během čtyřiceti let internace byla zde pochována většina sester, které zde žily.
Ekonominin çoğunluğu çay sektörüne bağlıdır.Množstvím čajového koncentrátu řídíme sílu čaje.
Nüfusun çoğunluğunca her gün tüketilen bir yiyecektir.Velká část druhů jedlí vyniká mohutným vzrůstem.
İşgalden sonra nüfusunun büyük çoğunluğu Suriye'nin öteki bölgelerine göç ettiğinden, tamamen terk edildi.Zbytek chorvatských obyvatel odešlo poté, co většinu jejich sídel zničilo dělostřelectvo.
Halkın büyük çoğunluğunu Kosova'dan göç eden Arnavutlar oluşturur.Dalo by se předpokládat, že většinu uprchlíků tvořili Gruzínci.
Nüfusun büyük çoğunluğunu Haredi Yahudileri oluşturur.Naprostou většinu obyvatelstva koridoru tvoří Židé.
Üretimin büyük bir kısmı, çoğunluğu Avrupa'da olmak üzere 30'dan fazla ülkeye ihraç edilmektedir.Zhruba polovina objemu výroby je exportována do více než 50 zemí světa.
Otomobillerin büyük çoğunluğu Kuzey Amerika’da satılmıştır.Nejvíce vozů bylo prodáno ve Velké Británii a Německu.
13 Ağustos’ta seçimler yapıldı ve Meclis çoğunluğunu Türkler kazandı.V květnu se konaly volby, ve kterých Národní shromáždění obsadila konzervativní většina.
Şehirde birçok kilise ve anıt bulunmaktadır.Bu anıtların çoğunluğu İkinci Dünya Savaşı anıtıdır.V obci se nachází množství památníků z 2. světové války.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Převážná část populace pracuje v rodinných plantážích.
Fakat Protestanların çoğunluğu böyle bir katliama karşı çıktı.Proti takovému tvrzení však protestovali mnozí členové komise.
Türlerinin büyük çoğunluğu Afrika'da bulunur.Nejvíce druhů je v Africe.
Seçimlerde çoğunluğu Beşşar Esad liderliğinde olan Ulusal İlerici Cephe kazanmıştır.Volby spolehlivě vyhrávaly strany Národní fronty v čele s KSČ.
Ocak 2006'da yapılan parlamento seçimlerinde El Fetih bozguna uğradı ve parlamentodaki çoğunluğunu kaybetti.V následných parlamentních volbách Justicialistická strana propadla a ztratila tak většinu v parlamentu.
266 üyeli İspanya Senatosu'nun önemli çoğunluğunu oluşturan 208 üyesi doğrudan halk tarafından seçilir.Všech 208 mužských poslanců bylo voleno výhradně mužskými voliči.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.Majoritatea victimelor au fost găsite la intrarea în holul școlii.
Kırmızı terörün en az üçte biri ve muhtemelen Beyaz terörün büyük çoğunluğu merkezi olarak yönetiliyordu.Cel puțin o treime din teroarea Roșie și mare parte din cea Albă au fost conduse de la nivel central.
Aralarında liseyi konu alan birkaç manga bulunmasına rağmen çoğunluğu yetişkin kadınların hayatlarını anlatır.Deși sunt unele care se referă la viața în liceu, majoritatea urmăresc viața unor femei adulte.
Direnişçiler tüm yaşlardaki kadın ve erkeklerden oluşmaktaydı, ancak çoğunluğu gençti, hatta çok gençti.Luptătorii din Rezistență au fost bărbați și femei de toate vârstele, dar în special tineri și foarte tineri.
Tribüslerin çoğunluğundan bir destek alındı mı, oylama sona ererdi.Îndată ce se obținea majoritatea, se oprea votul.
Schützen/Panzergrenadier askerlerinin büyük çoğunluğu kamyonlara bindirilmiştir.Majoritatea soldaților din cadrul unităților Schützen/Panzergrenadier aveau ca mijloc de transport camioanele.
Çoğunluğun iyiliği...Dobrița ereița, ...
Estonya çoğunluğu çok küçük olan 1.400 göle sahiptir.Estonia are peste 1.400 de lacuri.
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.Majoritatea istoricilor moderni răspund negativ la această întrebare.
Ülkenin 4,29 milyonluk nüfusunun büyük çoğunluğu Hırvat'tır ve en büyük din Katolikliktir.Populația țării este de 4,29 milioane de locuitori, majoritatea croați și majoritatea romano-catolici.
Bununla beraber büyük çoğunluğu yok edildi.Marea majoritate a acestora au fost dizolvate.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Pacientul s-a vindecat definitiv.
Amaların büyük çoğunluğu kadındır.Dar mulți dintre profesorii noștri sunt femei.
Ve senaryosunun büyük çoğunluğu Florence Ryerson ve Edgar Allan Woolf tarafından yazılmıştır.Scenariul i-a avut autori pe Noel Langley, Florence Ryerson și Edgar Allan Woolf.
İlk tahminlere göre, Avusturya Halk Partisi multak çoğunluğu savunabildi.Sprijinul popular a fost atât de puternic încât în noul guvern de coaliție, Solidaritatea deținea majoritatea.
Şehrin günümüzdeki nüfusunun çoğunluğu Müslüman ve Hristiyan çeyreklerinde yaşamaktadır.Populația actuală a Vechiului Ierusalim locuiește mai mult în cartierul musulman și în cel creștin.
Nüfusun büyük çoğunluğunu Haredi Yahudileri oluşturur.O mare parte din ei formează Deșertul Iudeei.
Ürünlerin çoğunluğu ihraç edilmektedir.Majoritatea alimentelor pentru populația umana trebuie importată.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.În urma scrutinului, niciun partid nu a reușit sa obțină o majoritate.
Yaklaşık 20.000 kadar da Yahudi (çoğunluğu Sefarad) nüfus bulunmaktadır.Cele cu mai mult de 20.000 de locuitori sunt:: ^ sa !
2003-04 sezonunun çoğunluğunu genç takımla çıktığı maçlarla geçirdi.El a încheiat sezonul 2003-04 cu trei meciuri jucate în campionat.
Ülke ismi Botsvana'da çoğunluğu oluşturan Tsvana etnik grubundan gelmektedir.Numele țării vine de la cel mai mare grup etnic Tswana.
Tarihsel açıdan, birimlerin büyük çoğunluğu aynı miktarlar için kullanıldı.Dintr-o măsură, se înlătură o cantitate măsurată în aceleași unități.
Dünya devletlerinin büyük çoğunluğu üniter devlettir.Marea majoritate a țărilor din lume sunt state unitare.
Ancak, halkın çoğunluğu ise iyi eğitilmiştir.Mare parte a populației a fost mutată în Cumpăna.
Ülke nüfusun büyük çoğunluğu ülkenin doğu bölümünde yaşamaktadır.Majoritatea populației trăiește în estul provinciei.
Büyük çoğunluğu adadaki beş ulusal parkta olmak üzere sayıları 400 ile 500 arasındadır.Sunt de aproximativ patru sau cinci dintre aceste structuri în fiecare provincie a Egiptului.
Ülke topraklarının çoğunluğu deniz seviyesinin altındadır.Cea mai mare parte a acestui munte era sub nivelul mării.
16. yüzyılda kuzey ovalık bölgelerdeki nüfusun çoğunluğu İslam dinini benimsemiştir.La mijlocul secolului al XVI-lea majoritatea populației satului a trecut la religia unitariană.
Hayatının büyük çoğunluğunu Paris'te geçirmiştir.A petrecut cea mai mare parte a vieții sale în Paris.
Bunun nedeni ise Ekreklilerin büyük çoğunluğunun ticaretle uğraşması ve kavgacı bir yapıya sahip olmasıdır.În primul rând, vom trata mai pe larg tema creării unor mărci puternice și a unui capital de piață al mărcii.
Polonya için tarihi önemi olan bu bölgenin çoğunluğu Polonya nüfusuna sahipti.Istoric, cel mai mare grup etnic care locuia această zonă a fost cel al polonezilor.
İlgili Sayfalar