çoğunluğu ile cümle
çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğunluğunun dekoratif niteliği vardır.Większość wykazuje właściwości dezynfekujące.
Albüm çalışmalarındaki org performanslarının çoğunluğu bestecinin kendisine aittir.Większość sukcesów placówek bibliotecznych w powiecie to jego osobista zasługa.
Türlerin çoğunluğu ise dönenceler arasında bulunan bölgede yaşar.Większość gatunków zasiedla strefę międzyzwrotnikową.
Günümüz tarihçilerinin çoğunluğu bu öneriyi kabul etmektedirler.Obecnie większość historyków odrzuca tę wersję wydarzeń.
Macera oyunlarının büyük çoğunluğu bilgisayar platformuna çıkmaktadır.Sprowadził grę fabularną na platformę komputerową.
16. yüzyılın sonuna kadar, oy birliği gerekli değildi ve çoğunluğun gücü oylama için yaygın sistemdi.Do XVI wieku stosowano zasadę jednomyślności, później wystarczała zwykła większość głosów.
İşçi Partisi konseyde en büyük parti olmakla beraber bir mutlak çoğunluğu bulunmamaktadır.Nieoficjalnie sanacja liczyła na uzyskanie bezwzględnej większości w nowym sejmie.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Największą grupę chrześcijan stanowią emigranci z Filipin.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Żadnej partii nie udało się uzyskać większości.
Otomobillerin büyük çoğunluğu Kuzey Amerika’da satılmıştır.Najwięcej kopii sprzedano w Wielkiej Brytanii.
Sanıkların çoğunluğu işçi, emekçi ve köylü kökenlidir.Mieszkańcy to głównie pracownicy zakładów, rolnicy i emeryci.
Halkın çoğunluğu ise Kreolce denen İngilizce kökenli bir dil kullanmaktadırlar.Poza tym większość ludności mówi w języku kreolskim.
Çoğunluğu emekli maaşı ile geçimini sağlamaktadır.Realizuje ją ono głównie poprzez świadczenia emerytalne.
500.000 yakın nüfusu vardır ve çoğunluğunu Kürtler ve Süryaniler oluşturur.Ich społeczność liczy blisko 400 tys. ludzi i zajmuje się głównie myślistwem i garncarstwem.
Ukrayna'da din, nüfusun çoğunluğu Hristiyanlığa bağlı olduğu halde çeşitlidir.Wiele osób z tej społeczności pochodzi z Iraku, choć wyznaje chrześcijaństwo.
Bu yüzden bu hipotez eşcinsel erkeklerin çoğunluğu için geçerli değildir.Najprawdopodobniej nie istnieje odpowiednik tego słowa dla płci męskiej.
Virüslerin büyük çoğunluğu RNA genomlarına sahiptir.Wiele wirusów posiada własne polimerazy RNA.
Polonya için tarihi önemi olan bu bölgenin çoğunluğu Polonya nüfusuna sahipti.Wszędzie tam, gdzie przeważała ludność polska, miały one w rzeczywistości polski charakter.
Kent halkı Almanca konuşur ve çoğunluğu Katoliktir.De flesta invånarna talar tyska och är katoliker.
Ödüllerin çoğunluğu bir jüri tarafından verilir.De flesta av de övriga priserna blev bestämda av en jury.
Estonya çoğunluğu çok küçük olan 1.400 göle sahiptir.Estland har över 1 400 sjöar, men de flesta är mycket små.
Erkeklerin hepsi siyah giymiş ve çoğunluğu şapka takmıştır.Männen bär svart kostym och många av dem har hög hatt.
On dördüncü yüzyılın ortalarına kadar, Ermeniler Doğu Ermenistan'da çoğunluğu teşkil ediyorlardı.Till mitten av 1300-talet hade armenier utgjort en befolkningsmajoritet i östra Armenien.
Avrupa’daki ülkelerin çoğunluğu ya Avrupa Birliği’ne katılmıştır ya da katılma arzusundadır.De flesta av FN:s medlemsstater har ratificerat eller är på väg att ratificera konventionen.
13 Ağustos’ta seçimler yapıldı ve Meclis çoğunluğunu Türkler kazandı.I november hölls parlamentsval och de konservativa uppnådde egen majoritet.
Mahallenin büyük çoğunluğu sonradan göç edenlerden oluşmaktadır.Trakten runt Əhmədbəyli består till största delen av jordbruksmark.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Majoriteten av befolkningen jobbar i fabriker.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Peştunlar oluşturur.Av dem är en överväldigande majoritet inuiter.
Çoğunluğunun unvanı Seyiddir.Det är en del av flertalet.
Ancak, halkın çoğunluğu ise iyi eğitilmiştir.De flesta var mycket skickligt utarbetade.
Nüfusunun büyük çoğunluğu göçler yüzünden azalmıştır.Deras andel av befolkningen har minskat på grund av invandring och andra faktorer.
Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir.Primärvården ger den vård som de flesta patienter har behov av.
Mahallede yaşayan gençlerin ve yetişkinlerin büyük çoğunluğu çeşitli şehirlerde çalışırlar.Föreningen samlar flertalet av byns ungdomar och vuxna inom olika aktiviteter.
Bu servetin büyük çoğunluğunun Musul Merkez Bankası'ndan çalınan 429 milyon dolar olduğu belirtilir.Detta efter att de påstås ha kommit över 429 miljoner dollar (308 miljoner euro) från Mosuls centralbank.
Çoğunluğu Rusya içindeki Karaçay-Çerkesya’da yaşar.De lever i huvudsak i den ryska republiken Karatjajen-Tjerkessien.
Amaların büyük çoğunluğu kadındır.De flesta tjänare var kvinnor.
Ticaret o vakitlerde kadınların büyük çoğunluğunun mesleğiydi.Fabriken var under sin tid en stor kvinnoarbetsplats.
Gelen turistlerin çoğunluğu Avrupalı, yarıdan fazlası ise Fransız’dır.Många av turisterna kommer från Kanada, men över hälften av besökarna är numera européer.
Ayrıca çoğunluğunu Protestanların oluşturduğu Hristiyanlar da vardır.Det finns även protestantiskt kristna.
Kalıcı nüfusu 400'den biraz fazladır, bu nüfusun büyük çoğunluğu Oban'da bulunur.Ön har ungefär 400 permanenta invånare, varav de flesta bor i byn Oban.
Ürünlerin çoğunluğu ihraç edilmektedir.En stor del av produkterna exporteras.
Değişiklik, Taraf Devletlerin basit çoğunluğuyla onaylanacaktır.Ändringsförslagen kan endast antas med absolut majoritet i kammaren.
Anayasanın kabul edilmesi için basit oy çoğunluğuna ihtiyaç vardı.Där röstade en majoritet för fördraget.
Bugün, fotoğraf kabinlerinin büyük çoğunluğu dijitaldır.Dessa rymmer numera större delen av bibliotekets samlingar.
Ama, bu seçimlerde de partilerden hiçbiri çoğunluğu sağlayamadı.Inget av blocken fick majoritet.
O dönemde Robert Mugabe ZANU-PF partisinin başındaydı ve oy çoğunluğunu sağlamıştı.I Zimbabwe meddelas det att Robert Mugabes parti Zanu-PF har vunnit en majoritet av platserna i parlamentet.
Parti Kongresi bu talebi oy çoğunluğuyla reddetti.En majoritet i parlamentet röstade mot förslaget.
Bunların çoğunluğu komşu Pakistan ve İran'a yerleşti.De fångna var från Pakistan och Iran.
Büyük çoğunluğu ile 2009 yılında yeniden başbakan seçildi ve FDP ile bir hükümet koalisyonu kurmayı başardı.I valet 2009 gick partiet starkt framåt och kunde bilda regering med CDU/CSU.
Bilimsel camianın büyük çoğunluğu akıllı tasarımın bilimsel olmadığını düşünür.Majoriteten av alla forskare anser att intelligent design är pseudovetenskap.
Yerlilerin çoğunluğu siyah derilidir.Majoriteten av befolkningen är miskitoindianer.
Portekiz nüfusunun büyük çoğunluğu Katoliktir.En stor majoritet av portugiserna är katoliker.
Bu çoğunluk protonların anti protonlara karşı çoğunluğuyla eşleşti.Dessutom var Vellinge den kommun med högst andel röster för Moderaterna.
Yapıların çoğunluğu yıkılmıştır, bazı duvarlar ve temeller günümüzde halen ayaktadır.Överbyggnaden är till stora delar förstörd, men en del väggar och dörrar står fortfarande upp.
Köyün ekonomisinin çoğunluğu hayvancılığa dayalıdır.Hälften av europeiska skators föda är animalisk.
Nijerya'yı oluşturan etnik grupların en büyüğü, kuzeyde yer alan çoğunluğu müslüman Hausa halkıdır.Attackerna har främst utförts i norra Nigeria där majoritetsbefolkningen är muslimsk.
Nüfusun çoğunluğunu yaşlılar oluşturmaktadır.Finansiering sker av de äldre medlemmarna.
Böylece, yasanın geçmesi için gereken çoğunluğu sağladı.Han skall ha byggt största delen av borgen.
Stavros Dimas, ilk üç tur oylamada Yunan Parlamentosu milletvekillerinin gerekli çoğunluğunu sağlayamamıştı.Det krävdes en andra omgång i och med att Graham inte hade fått enkel majoritet.
Halkın çoğunluğu tarımla geçinmektedir.En majoritet av befolkningen anser sig vara lyckliga.
İlgili Sayfalar