çoğunluğu ile cümle

çoğunluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İsimlerin çoğunluğu sanatçıların takma isimleridir.La plupart des noms sont des anagrammes du nom de l'artiste.
Karar toplantıya katılanların çoğunluğuyla verilir.La délibération doit être adoptée à la majorité des membres présents .
Yaşlı kuşağın çoğunluğu Şiran'a Şeyran derler.La majorité de la population parle le cri.
Mahallenin büyük çoğunluğu Polatlı'ya göçmüştür.La grande majorité des membres de la division sont déployés en parachute.
Kedilerin çoğunluğu gibi, anne-yavru gruplarının dışında jaguar tek başına dolaşır.Comme la plupart des félins, le jaguar est solitaire dès qu'il quitte sa mère.
Çoğunluğunun dekoratif niteliği vardır.Beaucoup d'espèces ont un intérêt décoratif.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.L'augmentation est largement due à l'immigration de catholiques venus de l'étranger.
Çoğunluğu eski evlerden oluşan bir mahalledir.Le village est très majoritairement composé d'anciennes maisons.
Doğu Kıyı'da yer alan eyaletlerin büyük çoğunluğu On Üç Koloni'yi oluşturmaktaydı.La majorité des délégués sont nés dans l'une des treize colonies.
Ürünlerin çoğunluğu ihraç edilmektedir.La majorité des déchets alimentaires sont évitables.
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.Chevauche largement les domaines voisins.
Almanya ve İspanya yatırımların büyük çoğunluğunu kendilerine çekmeye devam etmektedirler.L'Allemagne et l'Espagne ont diminué fortement les subventions de ce secteur.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.Le Parti conservateur est arrivé en tête lors des élections de 2010, sans toutefois remporter de majorité.
Dünya geneli füze üretiminin büyük çoğunluğunu elinde bulundurur.Ici a lieu les majeures parties de la production de fusées.
Alman nüfusunun çoğunluğu ya kaçtı ya da savaş sonrası Beneš kararnameleri tarafından ülkeden atıldı.La population allemande fut expulsée après la guerre en vertu des décrets Beneš.
Şehirde ikâmet edenlerin çoğunluğu Siyahiler ile Latin kökenli Amerikalılardır.La majorité des fumeurs de marijuana sont noirs et latino-américains.
Suzuki'nin askeri ağırlıklı kabinesinin büyük çoğunluğu savaşı sürdürmeyi tercih ediyorfu.Pour l'essentiel, le cabinet de Suzuki, dominé par les militaires, est en faveur de la poursuite de la guerre.
Sadece çoğunluğun istekleri dikkate alınır.Lors de la votation, seule la majorité de la population est prise en compte.
Nüfusun çoğunluğu Alman'dır ama pek çok İtalyan bulunur.La plupart des habitants sont grecs mais il y a aussi quelques Albanais.
Aralık 1989'da yinelenen seçimlerde de hiçbir parti çoğunluğu sağlayamadı.Aux élections de 1994, aucun parti ne remporte la majorité.
Antimitotik ilaçların büyük çoğunluğu kanser tedavisinde kullanılmaktadır.La grande majorité des thérapies abordées à ce jour ont été utilisées pour traiter des cancers.
Otomobillerin büyük çoğunluğu Kuzey Amerika’da satılmıştır.La plupart des Bisleys furent vendus aux États-Unis.
Halkın büyük çoğunluğu seracılıkla uğraşmaktadır.Mais l'Homme est, sur la plupart des choses, disputeur.
Afrikalı liderler 17 komisyon üyesi arasında çoğunluğu oluşturmaktadır.Les parlementaires sont notamment très contactés lorsqu’ils président une des dix-sept commissions.
Bunların çoğunluğunu tır şoförleri oluşturur.C’est ainsi qu’il en vient à dicter la plupart de ses œuvres.
Ancak zamanlarının büyük çoğunluğunu pasaport ve vize dolandırıcılık soruşturmalarında geçirmektedirler.Il fait plusieurs séjours en prison pour vol et falsification de chèques.
Şarkı sözlerinin çoğunluğunu Lou Reed yazmıştır.Toutes les chansons sont de Lou Reed.
Bu çoğunluk protonların anti protonlara karşı çoğunluğuyla eşleşti.On parle de majorité absolue par opposition à la majorité relative.
Dünya üzerinde yaygın, doğal olayların büyük çoğunluğu bu dalın içine girer.De nombreuses planches de cette Storia naturale sont sur Commons.
Bugün, fotoğraf kabinlerinin büyük çoğunluğu dijitaldır.Elles présentent pour la plupart des œuvres de photographes contemporains.
Günümüzde modern ateşli silahların çoğunluğu kuyruktan dolmalıdır.De nos jours, la plupart des accessoires pour arme à feu sont prévus pour être installés à l'aide de rails.
Nüfusun büyük çoğunluğu bugün yaşlılardan oluşmaktadır.La population qui reste est désormais composée en majorité de personnes âgées.
Bilim adamlarının büyük çoğunluğu yıkımların insan elinden çıktığı konusunda hemfikirdir.Il apparaît que la majorité des scientifiques du climat se sont unis pour faire face aux critiques.
Nüfusunun büyük çoğunluğu müslümandır.La grande majorité de la population est musulmane.
Cumhuriyetçiler Kongre'deki çoğunluğu korudu.Les démocrates gardent la majorité à la Chambre.
Cumhuriyetçilerin çoğunluğu sağlaması ile yeniden görevlerine geri dönmüştür.La gauche républicaine parvient toutefois à sauver sa majorité.
İlk tahminlere göre, Avusturya Halk Partisi multak çoğunluğu savunabildi.Cela en dépit de sondages indiquant que la majorité des Australiens étaient en faveur d'une république.
Dili konuşanların büyük çoğunluğu iki dillidir.La langue est parlée par deux populations.
Çoğunluğu Benelüks ülkelerinde olmak üzere yılda yaklaşık 200 konser vermektedirler.Anberlin donne aux États-Unis plus de 200 concerts par an.
Demokrasi çoğunluğun diktatörlüğüdür.La democracia es la dictadura de la mayoría.
Ancak bugün nüfusun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır.Hoy, la mayoría de sus habitantes son criadores.
Schützen/Panzergrenadier askerlerinin büyük çoğunluğu kamyonlara bindirilmiştir.La gran mayoría de soldados Schützen / Panzergrenadier fueron transportados en camiones.
Köydeki evlerin çoğunluğu doğal afetlerden (Yağmur vb.) dolayı oturulmayacak durumdadır.En la mayoría de las pequeñas ciudades las calles no estaban pavimentadas, sino que eran de tierra compactada.
Meysan çoğunluğunu Şiilerin oluşturduğu bir ildir.Está inexplorado (por la gente de Faerûn) en su mayoría.
Binutils' in büyük çoğunluğu basit programlardan oluşur.La mayoría de las binutils son programas relativamente simples.
1840'larda İrlanda nüfusunun büyük çoğunluğu beslenmek için patatese ihtiyaç duyuyordu.En la década de 1840, la mayoría de la población de Irlanda dependía de patatas para su alimentación.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.La mayoría de las actividades del festival se realizan en el centro de la ciudad.
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.Junto con la mayoría de hablantes de Latín existían minorías de comerciantes griegos y esclavos.
Direnişçiler tüm yaşlardaki kadın ve erkeklerden oluşmaktaydı, ancak çoğunluğu gençti, hatta çok gençti.Los resistentes fueron hombres y mujeres de todas las edades, aunque a menudo jóvenes, incluso muy jóvenes.
Bakterilerin çoğunluğu zararsız veya yararlıyken, oldukça az sayıda bakteri patoejeniktir.Aunque la gran mayoría de las bacterias son inofensivas o benéficas, pocas bacterias son patógenas.
Öyle ki fanlarının büyük çoğunluğunu orada edinmişti.Muchos de sus descendientes (aprox.
Aralarında liseyi konu alan birkaç manga bulunmasına rağmen çoğunluğu yetişkin kadınların hayatlarını anlatır.Aunque algunas cubren temas de mujeres de instituto, la mayoría cubren las vidas de mujeres adultas.
Büyük çoğunluğu İslâmiyet hakkında seksene yakın kitabı vardır.La mayor parte de ellos son los extraídos de su libro.
Millet Meclisi'nde, NDSP DGİ çoğunluğunun bir parçası oldu ve Issoufou başbakanlığa atandı.En la Asamblea Nacional, el PNDS formó parte de la mayoría de la AFC, y Issoufou fue nombrado primer ministro.
Amaların büyük çoğunluğu kadındır.La gran mayoría de los vendedores son mujeres.
Çoğunluğu Üniteryendi.La mayoría se mostró a favor.
Erkeklerin hepsi siyah giymiş ve çoğunluğu şapka takmıştır.Los hombres se encuentran vestidos de negro y muchos de ellos con sombrero de copa.
Virüslerin büyük çoğunluğu RNA genomlarına sahiptir.La gran mayoría de virus utilizan el ARN.
Mahallenin büyük çoğunluğu sonradan göç edenlerden oluşmaktadır.Las obras que creó fueron en su mayoría de paisajes y pueblos.
Çalışmalarının büyük çoğunluğu, romantik ve korku türleri alanındadır.La mayoría de su obra se enmarca en los géneros de romance y terror.
İlgili Sayfalar