çoğu ile cümle

çoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nikaragua'daki Yahudi cemaati kısmen küçüktü ve çoğunluğu Managua'da yaşadı.The Jews in Nicaragua were a relatively small community, the majority lived in Managua.
Eskimiş altyapıya bağlı olarak çoğunlukla kendi kapasitesi sadece yüzde 60 oranında işlemektedir.Due to aged infrastructure, they mostly operate only at 60 per cent of their capacity.
Adayların çoğu daha sonra birden fazla kolejden akademisyenler tarafından mülakata alınır.Most applicants will be individually interviewed by academics at more than one college.
Çoğu türü küçüktür, fakat 30 mm üzerinde büyüklükte de olabilirler.Most species are small, but they can be up to 30 mm long.
Daha küçük tabletler ve telefonlar çoğu düzenleme özelliğine sahip oldu.Smaller tablets and phones will have most editing features for free.
Albümdeki şarkıların çoğu aynı tempodadır.Most of the album's songs have the same tempo.
Nazi bombardıman hücumları, yiyecek rezervlerinin çoğunu yok ediyordu.The German bombing raids destroyed most of the food reserves.
Çoğu İsrailli orduya 18 yaşında katılır.Most Israelis are drafted into the military at the age of 18.
Bu, çoğu sivil ihtiyaçlar için fazlasıyla yeterli yaklaşık 5 metre doğrulukta, bir iyileşme sundu.This offered an improvement to about 5 meters accuracy, more than enough for most civilian needs.
İsrail Anayasa Mahkemesi, 8’e 1 çoğunlukla Komitenin kararını geri çevirdi .The Supreme Court of Israel overturned the Committee's decision by a majority of eight to one.
1legcall, çoğu Nokia telefonunda çalışan mobil VoIP çeviricisidir.1legcall, is a mobile VoIP dialer that works on most Nokia phones.
Çoğu modern sunucu ve istemci SSH-2'yi desteklemektedir.Most modern servers and clients support SSH-2.
Çoğu biçimci yaklaşım düzenli ifadeleri oluşturmak için takip eden işlemleri sağlar.Most formalisms provide the following operations to construct regular expressions.
Çoğu ülkede, bilgisayar bilimleri eğitiminde önemli bir cinsiyet farkı vardır.In many countries, there is a significant gender gap in computer science education.
Yaşamı boyunca yayınlanan eserlerinin çoğu yayılan tıbbi bilgilerle ilgili olmuştur.In her lifetime, much of her published work was concerned with spreading medical knowledge.
Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler."But most of them are one-offs.
Bununla birlikte, Aleksios tarafından verilen çoğu pronoiai kendi (Komnenos) ailesinin üyeleriydi.Most pronoiai granted by Alexius, however, were to members of his own (Comnenus) family.
Çoğu Liberal Üniversiteye karşı çıkmıştır, Üniversiteyi savurganlık olarak görmüşlerdir.Many Liberals were opposed to the University, which they saw as an extravagance.
Çoğunluktan daha iyi olan Angel, bir ruhun önemenin ne manaya geldiğini anlamaktadır.Angel, better than most, understands the importance and meaning of the soul.
Yaklaşık 50 ülkede Müslüman çoğunluk bulunmaktadır.50 nations have a Muslim majority.
Bu da görüş alanımızdaki bilginin büyük çoğunluğunun fark edilmediği anlamına gelir.That means that the vast majority of information in our field of vision goes unnoticed.
Çoğu asker, yaklaşık 10.000 Polonyalı ve 15.000 Ukraynalı bu savaş sırasında öldü.Approximately 10,000 Poles and 15,000 Ukrainians, mostly soldiers, died during this war.
87 11. yüzyılın çoğunluğunda Bizans donanması yeni meydan okumalar ile yüzleşti.87 Throughout most of the 11th century, the Byzantine navy faced few challenges.
Mektupların bir kısmı 1906'da ve 1913'te, kalanların çoğu ise 1914'te yayımlanmıştır.A few appeared in 1906 and 1913; the majority were published in 1914.
Bu konudaki tek zorluk, Hulse-Taylor ikilisi gibi sistemlerin çoğunun o kadar uzakta olmasıdır.The only difficulty is that most systems like the Hulse–Taylor binary are so far away.
Çoğu alkalin pillerde kullanılan reaksiyonlar, ikinci kategoriye girer.The reactions used in most alkaline batteries fall into the latter category.
Suzuki'nin askeri ağırlıklı kabinesinin büyük çoğunluğu savaşı sürdürmeyi tercih ediyorfu.For the most part, Suzuki's military-dominated cabinet favored continuing the war.
Tipik bir inorganik bir polimer gibi Zn(CN)2, çoğu çözücüde çözünmez.Typical for an inorganic polymer, Zn(CN)2 is insoluble in most solvents.
Milano'da Mayıs 1911'de sergilene tablo çoğu takdir edici olan birçok yorum aldı.Upon its exhibition in Milan in May 1911, the painting attracted numerous reviews, mostly admiring.
Bugün ise, çoğu Kahire'de olmak üzere 100 kişi kalmıştır.About 100 remain today, mostly in Cairo.
Çoğu mağaza, oynatıcıyı 6 haftalık gecikmeler nedeniyle stoklamadı.Most stores did not stock the player during its launch as they were delayed for 6 weeks.
Rastgele 3B gövdeler çoğunlukla direk analiz için fazla karmaşıktır.Arbitrary 3D bodies are often too complicated to analyze directly.
Birliğindeki pek çoğu, kardeşi Henrich de dahil taraf değiştirerek Philip yanına geçiyordu.Many of his allies changed sides to Philip, including his brother Henry.
Virüslerin büyük çoğunluğu RNA genomlarına sahiptir.The vast majority of viruses have RNA genomes.
Tutukluların çoğu Çek Yahudisiydi.Most inmates were Czech Jews.
Fotios'un hayatı hakkındaki ana kaynakların çoğu ona düşman kişilerce yazılmıştır.Most of the primary sources treating Photios's life are written by persons hostile to him.
Avrupa’nın çoğunda göçmen değildir ama İskandinavya ve Asya’da göçmendir.It is mainly non-migratory in Europe, but migratory in Scandinavia and Asia.
Sonunda bu enerjinin çoğu Güneş’ten uzağa yayılır.Most of this energy eventually radiates away from the Sun.
Raporda çoğunluk ve bir azınlık raporu vardı.The Report contained a majority and a minority plan.
Orijinal ekipmanlarının çoğu hala Kolkata’daki Bose Enstitüsünde duruyor.Much of his original equipment is still in existence, especially at the Bose Institute in Kolkata.
Albümdeki şarkıların çoğu Price'ın evinde kaydedildi.The songs were mainly recorded at Price's home.
Setlerin çoğunu kazanan oyuncu, galip gelir.Whoever can score a point from the furthest distance is the winner.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Many of his men enlisted promptly upon their return.
Bu volkanların çoğunda arazi (İng. relief) 1 km'den az gösterir.Most of these volcanoes exhibit relief of less than 1 km.
Hidrojen atomları çoğunlukla su buharından gelir.The hydrogen atoms come mostly from water vapor.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.These rules are often used in deciding whether or not to hospitalize the person.
Venezuela Yahudilerinin çoğu birinci ve ikinci nesil Yahudilerden oluşmaktadır.Most of Venezuela's Jews are either first or second generation.
Bu tesisin emlak vergileri Deep River Belediyesi bütçesinin çoğunluğunu oluşturmaktadır.Property taxes make up the majority of Deep River's budget.
Ayrıca, çoğu Android cihazı ve bilgisayarı ile de uyumludurlar.They are also compatible with most Android devices and computers.
Bunların çoğu savaş sonrası Tianjin de yeniden elde edildi.Most of these were recovered after the war, in Tianjin.
Öykülerinin çoğu All-Story ile birlikte Argosy dergisinde yayınlandı.Besides those published in All-Story, many of his stories were published in The Argosy magazine.
Bu işte Bormann, Hitler'in rutin yazışmalarının çoğunu ele aldı.In that job, Bormann handled much of Hitler's routine correspondence.
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Margaret spent much of her childhood with her parents and sister.
Çoğu pilot savaşta kullanacakları uçaklarda eğitilmek zorunda kalmıştı.Most pilots had to teach themselves to fly.
Mevcut çevrimiçi ofis takımlarının çoğunda yüksek hızda (geniş bant) İnternet bağlantısı gerekir.Most of the available online office suites require a high speed (broadband) Internet connection.
Muhacır zamanından sonra boşaltılan köy çoğunluğu orda kalıp oranın halkı olarak kaldı.Aside from the size of the barrio, most of its inhabitants were scattered from one place to another.
Sidi Slimane çoğunlukla kaliteli Narenciye ürünleriyle ünlüdür.Sidi Slimane is mostly renowned for its quality citrus products.
Çoğu kişi, intihar ettiğini düşündü.Most people believed he had committed suicide.
Çoğu Bağdat'ta yaşıyordu ve şehir nüfusunun altıda birini oluşturuyordu.Most lived in Baghdad, of which Jews made up a sixth of the city's population.
Okulun pedagojik personeli çoğunlukla Rusya konservatuarlarının mezunlarıydı.Pedagogical staff of the school was mainly consisted of alumnus of Russian conservatoires.
İlgili Sayfalar