çoğu ile cümle
çoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sokakta ya da parklarda alkol içme Birleşik Devletleri'nin çoğunda yasa dışıdır.Drinking alcohol on the street or in parks is illegal in most of the United States.
Bitkilerin çoğu öldü.Most of the plants died.
Çoğu insan seyahat etmeyi sever.Many people like to travel.
Amerikalıların giydikleri giysilerin çoğu Amerika'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Americans wear are made outside of America.
Avrupalıların giydikleri giysilerin çoğu Avrupa'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Europeans wear are made outside of Europe.
Kanadalıların giydikleri giysilerin çoğu Kanada'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Canadians wear are made outside of Canada.
Bu tür şeyler çoğunlukla kötülükten daha ziyade bir kaza sonucudur.Such things are often a result of accident rather than malice.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.Genitals are more sensitive than most other organs.
Çoğu bakirenin sağlam bir kızlık zarı vardır.Most virgins have an intact hymen.
Bu genellikle alışverişlerimizin çoğunu yaptığımız süpermarket.This is the supermarket where we usually do most of our shopping.
Hayatımın çoğunu burada geçirdim.I've spent most of my life here.
Çoğu insan düşüncelerini açıkça sözle ifade etmekten acizdir.Most people are incapable of verbalising their thoughts clearly.
Yunan asıllı Amerikalıların çoğunun kendi restoranı var.Lots of Greek-Americans own restaurants.
İlaç ve alkol çoğu zaman karışmaz.Medication and alcohol often don't mix.
"Granite" yerliler tarafından çoğunlukla yanlış telaffuz ediliyor."Granite" is often mispronounced by natives.
Yürüyüşçülere çoğunlukla cadının tankları denilmektedir.Walkers are commonly called witch's tanks.
Bir kalp krizi çoğunlukla mavi gökyüzünden gelen bir şimşek gibi gelir.A heart attack often comes like lightning from a blue sky.
Çoğu kişi geçimleri için çalışmak zorunda.Most people have to work for their livelihood.
Mary mutfakta çalışırken çoğunlukla alçak sesle şarkılar mırıldanır.Mary often hums songs under her breath while she works in the kitchen.
Çoğunlukla, insanlar kendilerine söylediğine inanırlar.More often than not, people believe what you tell them.
Turp çoğunlukla salata sebzesi olarak kullanılır ve çiğ yenir.Radishes are commonly used as a salad vegetable and eaten raw.
Tom'un konuşması çift anlamlı sözlerle doluydu. Bunların çoğunu seyirci anlamadı.Tom's speech was full of double entendres, most of which went over his audience's head.
'Person'un çoğulu "people' dır, 'persons' değil.The plural of 'person' is 'people', not 'persons'.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Çoğu insan yeterli su içmiyor.Most people don't drink enough water.
Tom komşularının çoğuna iftira niteliğinde mektup yazdı.Tom wrote poison pen letters to most of his neighbors.
Çalışanlarımızın çoğu genç.Most of our employees are young.
Çoğu nehirler denize akar.Most rivers flow to the sea.
Listemdeki insanların çoğuna zaten telafi yaptım.I've already made amends to most of the people on my list.
Yavaş öğrenenler çoğu kez okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
Çoğu ayların 30 ya da 31 günü vardır.Most months have 30 or 31 days.
Diş macunlarının çoğu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Çoğu diş macunu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Facebook'ta sohbet ettiğim kişilerin çoğu öğrencidir.Most of the people I chat with on Facebook are students.
Facebook'ta konuştuğum insanların çoğu öğrenci.Most of the people I chat with on Facebook are students.
Poker oynadığım çevrimiçi kullanıcıların çoğu yeniler.Most of the online users I play poker with have been newbies.
Çoğu insanın yaptığını yaptım.I did what most people do.
Göçmenlerin çoğu savaş mültecileri.Many of the migrants are war refugees.
Tom çoğu kez ailesiyle Skype'de konuşur.Tom often talks to his parents on Skype.
Benim Facebook'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.Most of the people I chat with on Facebook are not from Brazil.
Benim WhatsApp'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.Most of the people I chat with on WhatsApp are not from Brazil.
Bu çevredeki çoğu insanın elektriği yok.Most people around here have no electricity.
Kalabalık, çoğunlukla kadınlar ve çocuklardı.The crowd was mostly women and children.
Çoğumuz burada olmayı tercih etmez.Most of us would rather not be here.
Çoğumuz, burada olmamayı tercih eder.Most of us would rather not be here.
Tom çoğunlukla haklıydı.Tom was mostly right.
Tom çoğunu başarılı olarak tamamladı.Tom has accomplished a lot.
Şüphelilerin çoğu tutuklandı.Most of the suspects have been arrested.
Çocukların çoğu zar zor giyinmişti.Many of the children were barely clothed.
Çoğu insan aslında siyasetçilerin söylediği her şeye inanmaz.Most people don't really believe everything politicians say.
Göçmenlerin çoğu isimlerini değiştirdiler.Many of the immigrants changed their names.
Çoğu insan yaratıcı olmayı sever.Most people love being creative.
Onlar çoğu zaman bizi eleştirirler.They often criticize us.
Çoğumuz kamuya yönelik konuşmayı sevmeyiz.Most of us don't like public speaking.
Ağrının çoğu geçti.Most of my pain is gone.
Çoğu zaman, kapı ve pencerelerimi kilitlemeden bırakırım.I leave my windows and doors unlocked most of the time.
Çoğu yolcu pek yaralanmadı.Most passengers were hardly injured.
Katılımcılardan çoğu Avustralyalı.Most of the participants are from Australia.
Batan gemiden yolcuların çoğu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached the shore.
Batan geminin çoğu yolcusu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached shore.
İlgili Sayfalar