çoğu ile cümle
çoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un arkadaşlarının çoğunluğu kızdır.Most of Tom's friends are girls.
Annesi akşam yemeğini pişirirken Tom çoğunlukla mutfakta ev ödevini yapar.Tom often does his homework in the kitchen while his mother cooks dinner.
Gelecek üç ay zamanımın çoğunu Boston'da geçireceğim.I'll be spending most of my time in Boston the next three months.
Tom randevulara çoğunlukla geç kalır.Tom is often late for appointments.
Çoğu kadın muhteşem bir düğün hayal eder.Most women dream of a splendid wedding.
Tom çoğu kez yatakta okur.Tom often reads in bed.
Havlayan köpek, gecenin çoğunda Tom'u uyutmadı.The barking dog kept Tom awake most of the night.
Çoğu insan bunu yapar.A lot of people do that.
Bu ülkede, nüfusun çoğunluğu Sünni İslam'ı uygular.In this country, the majority of the population practices Sunni Islam.
Bu ülkede nüfusun çoğunluğu Sünni İslamdır.In this country, the majority of the population professes Sunni Islam.
Bu ülkede nüfusun çoğunluğu Sünni Müslüman'dır.In this country, the majority of the population professes Sunni Islam.
Bu ülkede, nüfusun çoğunluğu Sünni İslam'ı savunmaktadır.In this country, the majority of the population espouses Sunni Islam.
Bu ülkede yaşayanların çoğu Sünni Müslümandır.In this country, most of the inhabitants are Sunni Muslims.
İnsanların çoğu, hata yapmaktan çok, yaptıkları hatayla yüzleşmekten korkar.Most people are rather afraid of facing their mistakes, than of making mistakes.
Tom'un arkadaşlarının çoğu onun iyileşmekte olan bir alkolik olduğunu biliyor.Most of Tom's friends know that he's a recovering alcoholic.
Aşk kör değildir ama çoğu zaman aptaldır.Love isn't blind, but it's often stupid.
Çoğu insandan daha çok sınırlaman var.You have more restraint than most people.
Tom'un arkadaşlarının çoğu onun hastanede olduğunu biliyor.Most of Tom's friends know that he's in the hospital.
Tom şirketteki çoğunluk hissedarıdır.Tom is the majority shareholder in the company.
Hepsi değilse de, çoğu ebeveynler çocuklarının iyi olmasını isterler.Most, if not all, parents want their children to be good.
Tom buraya geldiğinde çoğunlukla Mary'yi yanında getirir.Tom often brings Mary with him when he comes here.
İyi nasihat çoğunlukla pahalı değildir.Good advice is often not expensive.
Kahvaltı yapmak için çoğunlukla zamanım olmaz.I often don't have time to eat breakfast.
Sanırım hepsi değilse de öğrencilerimin çoğunun testi geçeceğini düşünüyorum.I think that most, if not all, of my students will pass the test.
Hiç kimse akıllı doğmaz ama çoğu aptal ölür.No one is born wise, but many die stupid.
Günün çoğunu hastanede geçirdi.She spent most of the day at the hospital.
Tasarı ezici bir çoğunluk tarafından kabul edildi.The bill was approved by an overwhelming majority.
Erdemler çoğunluğun ahlaksızlıklarıdır.Virtues are the vices of the majority.
Çoğunlukla içtiğim şey kahvedir.What I drink the most is coffee.
Tom öğretmenlerinin çoğunu sever.Tom likes most of his teachers.
Dünyanın en büyük keşiflerinin çoğu, tesadüfen oldu.Many of the world's greatest discoveries happened by pure chance.
Müşterilerimizin çoğu Kanadalıdır.Many of our customers are from Canada.
Özel bisiklet bölgesi çoğunlukla trenin arkasındadır.The dedicated bike zone is most often at the rear of the train.
Ne yazık ki, onlar çoğunluk.Unfortunately, they're the majority.
Arkadaşlarımızın çoğu zaten gitti.Many of our friends have already left.
Tom'un Fransızca söylediklerinin çoğunu anlayabiliyorum.I can understand most of what Tom says in French.
Bunun çoğu Fransızca.Most of it's in French.
Müşterilerimizin çoğu Avustralya'da.Many of our customers are in Australia.
Müşterilerimizin çoğu Avustralyalı.Many of our customers are from Australia.
Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.Many of the traditional wooden houses are ablaze.
Çoğu ayı omnivor'dur.Most bears are omnivores.
Çoğu ayı hepçil'dir.Most bears are omnivores.
Hayatımın çoğunu burada yaşadım.I've lived here most of my life.
Tom hayatının çoğunu Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston most of his life.
Türkiye'deki çoğu restoranda kebap ana yemektir.In many restaurants in Turkey, kebab is the main entree.
Çoğu insan, bir kelimeyi en az bir kere duymadan öğrenemez.Most of the people can't learn a word if they don't listen at least once.
Dan'ın söylediklerinin çoğunluğu doğru.The majority of what Dan is saying is correct.
Şimdiye kadar Dan'ın söylediğinin çoğu doğru.Most of what Dan is saying is true so far.
Çoğu meteoroit bir çakıldan daha büyük değildir.Most meteoroids are no bigger than a pebble.
Oyların çoğunu saydık.We have counted most of the votes.
Arkadaşlarımdan çoğunun bana dediği budur.That's what most of my friends call me.
Günün çoğunu yatakta geçirdim.I spent most of the day in bed.
Çoğu Avrupalının problemi meditasyon yapmadıklarıdır. Onların akılları karışıktır.The problem with many Europeans is that they do not meditate. Their minds are messy.
Tom çoğu kez kravat takmaz.Tom doesn't often wear a tie.
Buradaki çoğu insanın aldığından daha çok ödeme alıyorum.I get paid more than most people here do.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla sundurmada yalnız otururdu, kitap okurdu.Tom would often sit alone on the porch, reading a book.
İsimlerin çoğulunu nasıl oluşturursun?How do you form the plural of nouns?
İsimleri nasıl çoğul yaparsın?How do you make nouns plural?
Hayatımın çoğunu Boston'da burada geçirdim.I've spent most of my life here in Boston.
İlgili Sayfalar